Ana içeriğe geç

Naki Bakır yazdı: Savaş, Türkiye'nin finansal pozisyonunu sarstı

Dünya Gazetesi yazarı Naki Bakır, ABD/İsrail ile İran arasındaki savaşın Türkiye'ye ekonomik anlamda etkisini kaleme aldı.

Naki Bakır yazdı: Savaş, Türkiye'nin finansal pozisyonunu sarstı
Turktime
16

Naki Bakır, Türkiye'nin dış kırılganlığının savaşın etkisiyle arttığını ifade etti. Bakır, "Petrol fiyatlarını fırlatan jeopolitik şok sürecin­de yapısal enerji bağımlılığı ön planda olan Türkiye’nin dış var­lık-yükümlülük dengesi ciddi oranda bozularak daha da kırıl­gan hale geldi" dedi.

NAKİ BAKIR'IN YAZISI ŞÖYLE:

Savaş, Türkiye’nin dış finansal pozisyonunu sarstı

Gerilim, savaş ve belirsizlikle geçen yılın ilk dört ayında yaşanan “jeopolitik şok”, Türkiye’nin dış finansal dengelerini daha da kırılgan hale getirdi. Dört ayda dış varlıklar 7,1 milyar dolar eridi, yükümlülükler 22 milyar dolar arttı; net uluslararası yatırım açığı 29,1 milyar dolar artışla 402,3 milyar dolara çıktı.

ABD/İsrail ile İran ara­sında yaşanan ve küre­sel ekonomide dengele­ri alt üst eden savaş ve gerilim, Türkiye’nin dış finansal pozis­yonunu sarstı. Petrol fiyatlarını fırlatan jeopolitik şok sürecin­de yapısal enerji bağımlılığı ön planda olan Türkiye’nin dış var­lık-yükümlülük dengesi ciddi oranda bozularak daha da kırıl­gan hale geldi. Öncesinde zirve­ye çıkan gerilim, şubat sonunda başlayan bir aylık sıcak savaş ve sonrasında devam eden belirsiz­liğin damgasını vurduğu bu yı­lın ilk dört ayı, “jeopolitik gerili­min Türkiye’nin makro dengele­rini test ettiği” bir dönem olarak olurken, yol açtığı belirsizlik ve enerji fiyatlarındaki yükseliş­le Türkiye’nin dış kırılganlığını artırdı. Bu dönemde, yükümlü­lüklerdeki artışın büyük bölü­münün, hızla çıkabilme özelli­ği nedeniyle kırılganlığı artıran “sıcak para” niteliğindeki kısa vadeli yabancı sermaye girişle­rinden kaynaklandığı belirlen­di. ABD-İran arasında varılan mutabakat sonrası petrol fiyat­larındaki gevşeme ve anlaşma­nın imzalanması sonrasında dü­zelmenin artması, bunun da ra­hatlama sağlaması bekleniyor. Ancak uluslararası yatırım po­zisyonundaki bozulma, yapısal riskleri azaltmak için doğrudan yabancı yatırım yoluyla kalıcı sermaye girişi ve rezerv biriki­minin önemini bir kez daha or­taya koymuş bulunuyor.

Varlıklar eridi, yükümlülük arttı

Merkez Bankası’nın açıkla­dığı verilere göre, Türkiye’nin 2025 sonunda 413 milyar 117 milyon dolar olan dış varlık­ları ocak-nisan döneminde 7 milyar 88 milyon dolar azala­rak 406 milyar 29 milyon dola­ra geriledi. Bu azalmanın kay­nağını Merkez Bankası rezerv­leri oluşturdu. Dört ayda yurt dışına doğrudan yatırımlar 3 milyar 480 milyon, portföy ya­tırımları 3 milyar 495 milyon ve Türkiye’nin dışardaki efek­tif ve mevduatları ile açtığı kre­dilerden oluşan diğer yatırım­lar da 4 milyar 475 milyon dolar artarken, rezerv varlıklarda 18 milyar 538 milyon dolarlık re­kor bir erime yaşandı. Jeopo­litik gerilim, petrol fiyatların­daki yükseliş, döviz piyasasına müdahaleler ve olası altın sa­tışları bu azalmanın temel ne­denleri olarak öne çıkıyor.

YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Kaynağa Git

İlgili Haberler