Naki Bakır, Türkiye'nin dış kırılganlığının savaşın etkisiyle arttığını ifade etti. Bakır, "Petrol fiyatlarını fırlatan jeopolitik şok sürecinde yapısal enerji bağımlılığı ön planda olan Türkiye’nin dış varlık-yükümlülük dengesi ciddi oranda bozularak daha da kırılgan hale geldi" dedi.
NAKİ BAKIR'IN YAZISI ŞÖYLE:
Savaş, Türkiye’nin dış finansal pozisyonunu sarstı
Gerilim, savaş ve belirsizlikle geçen yılın ilk dört ayında yaşanan “jeopolitik şok”, Türkiye’nin dış finansal dengelerini daha da kırılgan hale getirdi. Dört ayda dış varlıklar 7,1 milyar dolar eridi, yükümlülükler 22 milyar dolar arttı; net uluslararası yatırım açığı 29,1 milyar dolar artışla 402,3 milyar dolara çıktı.
ABD/İsrail ile İran arasında yaşanan ve küresel ekonomide dengeleri alt üst eden savaş ve gerilim, Türkiye’nin dış finansal pozisyonunu sarstı. Petrol fiyatlarını fırlatan jeopolitik şok sürecinde yapısal enerji bağımlılığı ön planda olan Türkiye’nin dış varlık-yükümlülük dengesi ciddi oranda bozularak daha da kırılgan hale geldi. Öncesinde zirveye çıkan gerilim, şubat sonunda başlayan bir aylık sıcak savaş ve sonrasında devam eden belirsizliğin damgasını vurduğu bu yılın ilk dört ayı, “jeopolitik gerilimin Türkiye’nin makro dengelerini test ettiği” bir dönem olarak olurken, yol açtığı belirsizlik ve enerji fiyatlarındaki yükselişle Türkiye’nin dış kırılganlığını artırdı. Bu dönemde, yükümlülüklerdeki artışın büyük bölümünün, hızla çıkabilme özelliği nedeniyle kırılganlığı artıran “sıcak para” niteliğindeki kısa vadeli yabancı sermaye girişlerinden kaynaklandığı belirlendi. ABD-İran arasında varılan mutabakat sonrası petrol fiyatlarındaki gevşeme ve anlaşmanın imzalanması sonrasında düzelmenin artması, bunun da rahatlama sağlaması bekleniyor. Ancak uluslararası yatırım pozisyonundaki bozulma, yapısal riskleri azaltmak için doğrudan yabancı yatırım yoluyla kalıcı sermaye girişi ve rezerv birikiminin önemini bir kez daha ortaya koymuş bulunuyor.
Varlıklar eridi, yükümlülük arttı
Merkez Bankası’nın açıkladığı verilere göre, Türkiye’nin 2025 sonunda 413 milyar 117 milyon dolar olan dış varlıkları ocak-nisan döneminde 7 milyar 88 milyon dolar azalarak 406 milyar 29 milyon dolara geriledi. Bu azalmanın kaynağını Merkez Bankası rezervleri oluşturdu. Dört ayda yurt dışına doğrudan yatırımlar 3 milyar 480 milyon, portföy yatırımları 3 milyar 495 milyon ve Türkiye’nin dışardaki efektif ve mevduatları ile açtığı kredilerden oluşan diğer yatırımlar da 4 milyar 475 milyon dolar artarken, rezerv varlıklarda 18 milyar 538 milyon dolarlık rekor bir erime yaşandı. Jeopolitik gerilim, petrol fiyatlarındaki yükseliş, döviz piyasasına müdahaleler ve olası altın satışları bu azalmanın temel nedenleri olarak öne çıkıyor.
YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ