Çin merkezli elektrikli vasıta üreticisi BYD'nin Türkiye sınırları içinde hayata geçirmeyi planladığı imalat tesisi projesini durdurması, otomotiv piyasasında derin bir hareketlilik yarattı.
Şirketin Başkan Yardımcısı Stella Li tarafından yapılan ve Türkiye'deki fabrika için üretime geçiş safhasına dair net bir zaman çizelgesi bulunmadığını içeren beyanat, söz konusu yatırımın geleceğini belirsizliğe sürükledi.
Geçtiğimiz takvim yılında Türkiye ile yaklaşık 1 milyar dolar bütçeli bir yatırım protokolüne imza atan BYD'nin, Manisa kentinde senelik 150 bin adet araç imalat kapasitesine sahip bir üretim üssü inşa etmesi öngörülüyordu. Ancak belirlenen sahada bugüne dek herhangi bir altyapı veya inşaat faaliyeti yürütülmedi.
Gelişmeleri Bloomberg HT kanalına aktaran LenaCars Genel Müdürü ve otomotiv analisti Selçuk Nazik, yatırım planının askıya alınmasının Türkiye ekonomisi üzerinde çok ciddi etkiler doğurabileceğini vurguladı.
Nazik, BYD tarafından planlanan fabrika hamlesinin sadece sanayi imalatı yönüyle değil, bütçe gelirleri ve otomotiv yan sanayi ağı açısından da kritik bir ehemmiyete sahip olduğuna işaret ederek, "BYD fabrika yatırımı çok önemliydi. Bu yatırımın kaybedilmesi Türkiye açısından üzücü bir gelişme" dedi.
ARAÇ BAŞINA 7.500-11.000 DOLARLIK VERGİ KAYBI
Söz konusu projenin hayata geçmemesi durumunda kamu maliyesinde çok büyük bir gelir kaleminin ortadan kalkacağını dile getiren Nazik, imal edilecek araç başına oluşabilecek mali kayıp tutarının 7 bin 500 ila 11 bin Amerikan doları arasında seyredebileceğini beyan etti.
Nazik, veriler üzerinden yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı:
"Planlanan üretim kapasitesi dikkate alındığında hesaplamalarıma göre yaklaşık 500 milyon dolarlık bir vergi kaybı söz konusu görünüyor. Bu nedenle BYD'nin sözleşmeden doğabilecek yükümlülükleri ve olası cayma şartları çerçevesinde değerlendirilmesi gereken bir süreçle karşı karşıyayız"
"ARAÇLAR ÇİN'DEN DEĞİL MACARİSTAN'DAN GELEBİLİR"
Çinli markanın öncelik sıralamasında ilk sırayı Macaristan'daki imalat hatlarına vermesinin ardından, firmanın kıta genelindeki operasyon hacmini bu pazar üzerinden genişletmesinin beklendiğini ifade eden Nazik, gelecekte Türkiye pazarında satışa sunulacak BYD modellerinin de büyük oranda Avrupa menşeli olacağını aktardı.
Nazik, "Avrupa menşeili olacağı için Türkiye'ye BYD araçlarının Macaristan'dan gelmesi daha olası görünüyor" şeklinde konuştu.
Son dönemde izlediği agresif fiyatlandırma modeliyle Türkiye'deki elektrikli otomobil piyasasında ciddi bir hacim yakalayan BYD'nin tüketici eğilimlerini dönüştürdüğünü belirten Nazik, firmanın sunduğu fiyat avantajı sayesinde kısa sürede geniş bir alıcı kitlesine ulaştığının altını çizdi.
Şirket, 2024 senesinde 8 bin adetlik bir satış hacmine ulaşmışken, sağlanan gümrük ve vergi teşviklerinin ardından 2025 yılında teslimat adedini 45 bine kadar tırmandırdı. 2026 yılının ilk 5 aylık dönemini kapsayan güncel istatistiklerde ise satış rakamlarının 6 bin adet seviyesinde kaldığı gözleniyor.
"FİYAT ARTIŞI YÜZDE 25-30'U BULABİLİR"
BYD'nin Türkiye'de imalat yapmaktan vazgeçmesi ve araç tedarikinin yeniden doğrudan Çin üzerinden ithalat yoluyla yürütülmesi durumunda maliyet basamaklarının tırmanacağını ifade eden Nazik, bu durumun nihai etiket fiyatlarına doğrudan yansıyacağını söyledi. Nazik, "BYD fiyat avantajıyla Türkiye pazarına ciddi şekilde nüfuz etti ve tüketiciyi markaya alıştırdı. Ancak bundan sonra araçların Çin'den gelmesi durumunda vergi ve lojistik maliyetlerinin etkisiyle fiyatlarda yüzde 25 ila 30 arasında artış görülebilir" yorumunu yaptı.
Diğer taraftan BYD Başkan Yardımcısı Stella Li ise Reuters haber ajansına yaptığı kurumsal açıklamada, şirketin mevcut operasyonel ağırlığının Macaristan'daki fabrika yatırımları olduğunu teyit ederek, ikinci odak noktalarının ise Avrupa kıtası genelinde imalat yürütebilecekleri yeni bir üretim sahası için en uygun lokasyonu tespit etmek olduğunu dile getirdi.