Türkiye otomotiv sanayisinde son dönemin en dikkat çekici gelişmeleri, yeni yatırımcıların girişinden çok mevcut yatırımcıların büyüme kararları oldu. Küresel otomotiv sektöründe belirsizliklerin arttığı, elektrikli araç dönüşümünün üretim dengelerini yeniden şekillendirdiği bir dönemde, uzun yıllardır Türkiye'de üretim yapan markalar yatırımlarını derinleştirmeyi tercih etti. Son aylarda peş peşe açıklanan kararlar da bunun en somut göstergesi oldu. Bursa'da Renault Group'un yeni C-SUV modeli Boreal'in üretime alınması, Hyundai'nin İzmit fabrikasını elektrikli otomobil üretimine hazırlaması ve Honda'nın yıllar sonra motosiklet üretimini yeniden Türkiye'ye taşıması, Türkiye'deki mevcut üretim altyapısına duyulan güvenin devam ettiğini gösterdi. Dikkat çeken nokta ise bu yatırımların tamamının Türkiye'de uzun yıllardır faaliyet gösteren üreticilerden gelmesi. Mevcut yeni markaların da verilen sözlere rağmen hala somut bir adım atmaması da gözlerden kaçmadı.
Renault'dan üst üste üretim hamlesi
Oyak-Renault 400 milyon euronun üzerinde yatırımla Oyak-Renault, Bursa’yı son iki yılda adeta yeni model üssüne dönüştürdü. Önce Duster üretimini Bursa'ya alan Renault Group, ardından Clio üretimi için yatırımlarını güçlendirdi. Şimdi ise markanın küresel büyüme stratejisinin en önemli modellerinden biri olarak gösterilen Boreal'i Türkiye'de üretme kararı aldı. Ve yıl sonuna doğru da Dacia üretimi için kolları sıvayacak. Bu kararla Renault, Bursa fabrikasını Avrupa dışındaki büyüme stratejisinin merkezlerinden biri haline getirdi. Boreal, Türkiye'nin yanı sıra Kuzey Afrika, Körfez ülkeleri, Doğu Avrupa ve Ukrayna başta olmak üzere 30 pazara Bursa’dan ihraç edilecek.
Hedefte Clio’nun tahtı var
Oyak-Renault’un üretimi olan Boreal’de yerlilik oranı yüzde 58 seviyesine ulaştı. Bu yüzden model Türk tüketicilere yönelik detaylarıyla birlikte ÖTV muaf sisteme de dahil edildi. MAİS A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Bahaettin Tatoğlu, “Türkiye için tasarlanan ve Türk kullanıcıların ihtiyaçlarına göre geliştirilen bir model. Bu otomobilde hedefimiz sadece SUV segmentinde liderlik değil, Türkiye’nin en çok satan modeli konumuna ulaşacağımıza inanıyorum” dedi. 2025 yılında en çok satan otomobil Renault Clio olmuştu. Model, grubun "International Game Plan" stratejisinin en önemli ürünlerinden biri olarak görülüyor. Renault, 2030 yılına kadar Avrupa'da 1 milyon, Avrupa dışında ise 1 milyon araç satmayı hedefliyor. Bu hedef doğrultusunda Boreal, Avrupa dışındaki büyümenin ana oyuncularından biri olacak. Türkiye'de üretilecek araç onlarca ülkeye ihraç edilerek Bursa'yı Renault'un küresel üretim ağında daha da kritik bir noktaya taşıyacak.
“Yatırım sözümüzü tutuyoruz”
Renault Group Türkiye CEO'su Lionel Jaillet, yatırım kararının arkasında iki temel neden bulunduğunu söyledi. Jaillet, “Türkiye büyük bir pazar ve daha da büyüme potansiyeli var. Yerel üretim maliyet avantajı sağlıyor, güçlü yan sanayiye erişim var. Biz yatırım yapacağımızı söylediğimizde bunu yapıyoruz. Burada kalmaya, yatırım yapmaya ve inanmaya devam ediyoruz. Boreal de bu stratejinin ortaya çıkmış hali” dedi.
Hyundai İzmit’te bataryaya da başlıyor
Öte yandan Türkiye’de yatırımını büyüten tek marka Renault değil. Yaklaşık 30 yıldır İzmit'te üretim yapan Hyundai de elektrikli otomobil üretimi için düğmeye bastı. Daha önce i10, i20 ve Bayon ile üretim yapan marka, şimdi Ioniq3 için son virajı dönüyor. Şirket, mevcut fabrikasını elektrifikasyon dönüşümüne adapte ederken Türkiye'yi Avrupa operasyonlarının önemli üretim merkezlerinden biri olarak konumlandırmayı sürdürüyor. Aynı zamanda sadece otomobil üretimi değil tesiste, yeni batarya üretimine de başlanacak. Toplam 715 milyon euroluk yatırımın 55 milyon eurosunu batarya fabrikasına ayıran Hyundai Motor Türkiye, Hyundai Mobis ile birlikte hücreleri otomasyon sistemiyle birleştirecek.
Sadece 4 teker değil 2 teker için de bant dönüyor
Bir diğer dikkat çekici yatırım ise Honda'dan geldi. Japon üretici otomobil üretimini sonlandırmasının ardından bu kez motosiklet tarafında yeni bir üretim kararı aldı. Honda, motosiklet üretimini yeniden Türkiye'ye taşıyarak iki tekerlekli araç pazarındaki üretim faaliyetlerini büyütme kararı verdi. Bu adım da Türkiye'nin üretim kabiliyetine duyulan güvenin farklı bir yansıması olarak değerlendirildi. Honda Türkiye Motosiklet’in İzmir Aliağa’daki fabrikasında üretilen ilk model PCX125 oldu.