Çin Ulusal İstatistik Bürosu, ülke ekonomisinin 2026 yılının ikinci çeyreğine ilişkin büyüme verilerini açıkladı.
Buna göre, Çin’in Gayri Safi Yurt İçi Hasılası (GSYH), ikinci çeyrekte geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 4,3 arttı.
Söz konusu oran, Kovid-19 salgını dönemindeki kısıtlamaların uygulandığı üç yıllık süreç hariç tutulduğunda, ülkede GSYH verilerinin düzenli olarak açıklanmaya başlandığı 1990’ların başından bu yana kaydedilen en düşük büyüme oranlarından biri oldu.
Ekonomistler, ikinci çeyrekte Çin ekonomisinin yüzde 4,5 büyümesini bekliyordu.
Yılın ilk çeyreğinde yüzde 5 büyüyen Çin ekonomisinde, ilk yarıdaki büyüme oranı yüzde 4,7 olarak gerçekleşti.
YILLIK BÜYÜME HEDEFİNİN ALTINDA KALDI
İkinci çeyrek büyüme verisi, Çin yönetiminin 2026 yılının tamamı için belirlediği yüzde 4,5 ila yüzde 5 arasındaki resmi büyüme hedefinin altında kaldı.
Veriler, uzun süredir devam eden gayrimenkul sektöründeki yavaşlama, zayıflayan tüketici güveni ve ticaret ortaklarıyla artan gerilimlerin Çin ekonomisi üzerindeki baskısını ortaya koydu.
Çin’in artan ihracatına karşın iç talepteki zayıflık ve yatırımlardaki gerileme, ekonomi yönetiminin karşı karşıya olduğu temel sorunlar arasında yer aldı.
PERAKENDE SATIŞLARDA SINIRLI ARTIŞ
Büyüme verileriyle birlikte açıklanan haziran ayına ilişkin ekonomik göstergeler de iç talepteki zayıflığın sürdüğüne işaret etti.
Perakende satışlar haziranda geçen yılın aynı ayına göre yalnızca yüzde 1 arttı.
Sabit sermaye yatırımları ise yılın ilk yarısında yıllık bazda yüzde 5,7 azaldı. Yatırımlardaki düşüş, yılın ilk beş ayında yüzde 4,1 seviyesinde bulunuyordu.
Sanayi üretimi ise haziranda geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,3 artarak ekonomideki sınırlı olumlu göstergelerden biri oldu.
“AYLIK VERİLER OLUMSUZ BİR TABLOYA İŞARET EDİYOR”
ING Büyük Çin Başekonomisti Lynn Song, büyüme verilerinin yılın ilk çeyreğine kıyasla “belirgin bir yavaşlamaya” işaret ettiğini belirtti.
Aylık göstergelerde sert bir zayıflama görüldüğünü ifade eden Song, sabit sermaye yatırımlarının yıllık bazda negatife döndüğünü, perakende satışların ise sınırlı ölçüde artıda kaldığını kaydetti.
Song, aylık ekonomik verilerin genel olarak olumsuz bir görünüm ortaya koyduğunu ifade etti.
Çin, diğer büyük ekonomilerin aksine GSYH verilerini tüketim, yatırım ve net ihracat şeklinde harcama kalemlerine göre ayrıntılı olarak açıklamıyor. Bu nedenle ekonominin genel görünümünün değerlendirilmesinde aylık göstergeler ön plana çıkıyor.
BÜYÜMEDE DIŞ TALEP DESTEĞİ
Eurasia Group Çin Başkanı Dan Wang, yılın ilk beş ayında kamu harcamalarının azaldığını belirterek, sanayi ve maliye verilerinin birbiriyle uyumlu olduğunu ancak açıklanan GSYH büyümesiyle aynı tabloyu yansıtmadığını söyledi.
Wang, aylık göstergelerle büyüme verileri arasındaki farkı açıklayabilecek temel unsurun dış talep olduğunu dile getirdi.
Salı günü açıklanan verilere göre, Çin’in ihracatı haziranda geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 27 arttı. Bu yükseliş, ekonomik faaliyetin desteklenmesinde dış ticaretin öneminin arttığına işaret etti.
Bununla birlikte Song, ithalattaki güçlü artış nedeniyle net ihracatın yıllık bazda hala negatif seyrettiğini belirtti.
ALTERNATİF HESAPLAMALAR YÜZDE 3’E İŞARET EDİYOR
Capital Economics Çin Ekonomisi Başkanı Julian Evans-Pritchard, açıklanan ikinci çeyrek verisinin, kurumun yaklaşık yüzde 3 seviyesinde bulunan alternatif büyüme hesaplamasına yaklaştığını ifade etti.
Daha düşük belirlenen yıllık büyüme hedefinin, Çinli yetkililere ekonomideki mevcut koşulları verilere daha fazla yansıtma imkanı sağladığını belirten Evans-Pritchard, bunun ekonominin bir anda sert biçimde yavaşladığı şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini kaydetti.
Çin ekonomi yönetimi, uzun süredir zayıf iç talep ve deflasyon riskiyle mücadele ederken, İran’da başlayan savaşın ardından fabrika çıkış fiyatlarında hızlı yükseliş yaşandı.