Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Lefkoşa'da Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen törende açıklamalarda bulundu.
"TÜRKİYE VE KIBRIS TÜRKÜ'NÜN YOK SAYILDIĞI HİÇBİR GİRİŞİM BAŞARIYA ULAŞAMAZ"
Yılmaz'ın açıklamalarından satır başları şöyle:
"Türkiye'nin yer almadığı, Kıbrıs Türkü'nün haklarının ve Doğu Akdeniz'deki meşru çıkarlarımızın yok sayıldığı hiçbir girişimin başarıya ulaşamayacağı bilinmelidir. Ana vatan ve garantör Türkiye, Kıbrıs Türk 'ünün kendi devletinin çatısı altında özgür, onurlu ve güvenli biçimde yaşaması için Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin yanında olmuştur ve yanında olmaya devam edecektir.
"AB SORUNUN ADİL BİR TARAFI OLMA VASFINI YİTİRMİŞTİR"
Kıymetli misafirler uzun yıllardır devam eden müzakereler Rum tarafının yönetimi ve zenginlikleri paylaşmaya Kıbrıs Türkü'nün eşit ortak olarak kabul etmeye yanaşmaması nedeniyle sonuçsuz kalmıştır. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin Kıbrıs Türk'ünü yok sayan kararları ve Rum tarafının Avrupa Birliği üyeliğine kabul edilmesi çözümsüzlüğü besleyen bu yaklaşımı daha da güçlendirmiştir.
Kendi prensiplerini çiğneme pahasına Rum kesimini tam üye kabul eden Avrupa Birliği sorunun adil bir tarafı olma vasfını yitirmiştir. Barış için üzerine düşeni yerine getiren Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti halkı ise haksız izolasyonlara ve ambargolara maruz bırakılmıştır. Aynı sonuçsuz tartışmalarla daha fazla zaman kaybetmek istemiyor, enerjimizi Kıbrıs Türkü'nün geleceğine yöneltmek istiyoruz. Sahadaki gerçeklere gözlerini kapayan hiçbir çabanın başarılı olma şansı yoktur. Uluslararası toplum Kıbrıs Türkü'nün Rumlar kadar bu toprakların sahibi olduğunu artık kabul etmelidir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti güçlü kurumları ve köklü demokrasi kültürüyle 43 yıldır varlığını kararlılıkla sürdürmektedir. Kıbrıs'ta iki ayrı halkın iki ayrı demokrasinin ve iki ayrı devletin varlığına dayanan bir işbirliği zemini oluşturulması bölgesel barışa ve istikrara önemli katkı sağlayacaktır. Kıbrıs Türkü'nü azınlık statüsüne indirgeyen ve geleceğini Rum tarafının iradesine bırakan yaklaşımlar ise çözüm üretmeyecektir.
"ÇÖZÜMÜN YOLU İKİ DEVLETİN EGEMEN EŞİTLİĞİNDEN GEÇER"
Adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözümün yolu iki devletin egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün kabul edilmesinden geçmektedir. Uluslararası toplumu Kıbrıs Türk'ünün sesini duymaya, iradesine saygı göstermeye ve uzun yıllardır devam eden insanlık dışı izolasyonlara son vermeye bir kez daha davet ediyorum.
Sayın Cumhurbaşkanı, kıymetli misafirler, ana vatan ve garantör Türkiye'nin güçlü desteğiyle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin uluslararası görünürlüğü her geçen gün artarken ülkelerimiz karşılaştıkları zorlukları yakın istişare ve dayanışma içinde aşmayı sürdürmektedir. Bugün Türk Devletleri Teşkilatı'nda, İslam İşbirliği Teşkilatı'nda ve Ekonomik İşbirliği Teşkilatı'nda temsil edilen varlığını dünyaya gururla duyuran bir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vardır. Cumhurbaşkanı Sayın Tufan Erhurman'ın Türk Devletleri Teşkilatı Türkistan zirvesine Başbakan Sayın Ünal Üstel'in de Bakü'de düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Hükümet Başkanları ve Cumhurbaşkanı Yardımcıları ikinci toplantısına katılmaları bu alanda kaydedilen ilerlemelerin somut göstergesidir. Başta Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev olmak üzere Türk dünyasının ayrılmaz parçası olan Kıbrıs Türk'ünün haklı davasına destek veren kardeşlerimize de buradan şükranlarımı sunuyorum.
Uluslararası alanda elde edilen kazanımları korumak ve daha ileriye taşımak için aynı istikamette gerek Sayın Cumhurbaşkanı gerekse hükümet ile tam bir istişare ve eş güdüm içinde çalışmaya devam edeceğiz. Yeni nesillerin haksız izolasyonlar nedeniyle dünyadan koparılmasına ve imkanlarının sınırlandırılmasına izin vermeyeceğiz. Birileri kapatmaya çalışsa da yeni kapılar açacak ve yolumuza devam edeceğiz."