NATO Liderler Zirvesi'nin ardından Ankara'da düzenlenen “Büyük Savaşı Önleyecek İttifak Konferansı”, dördüncü ve son oturumun ardından tamamlandı. Azerbaycan 6. Dönem Milletvekili Elşad Mirbeşiroğlu'nun yönettiği oturumda katılımcılar, dünyanın tek kutuplu düzenden çok kutuplu sisteme geçişini, NATO'nun izlediği politikaları ve Avrasya merkezli işbirliği arayışlarını ele aldı.

Elşad Mirbeşiroğlu, dünyanın yeni bir jeopolitik dönüşüm sürecinden geçtiğini belirterek Batı merkezli uluslararası düzenin derin kriz yaşadığını söyledi. Mirbeşiroğlu, “Silahlı çatışmalar yoğunlaşıyor, yaptırımlar yaygınlaşıyor, ekonomik savaşlar tırmanıyor. Buna karşılık Avrasya'da devlet egemenliğine saygıyı esas alan yeni işbirliği modelleri ortaya çıkıyor. Çin, Rusya, Türkiye ve İran arasındaki işbirliği oldukça önemli. Bu devletler tek bir gücün dünyanın kaderini belirleyemeyeceği çok kutuplu bir sistemi savunuyor. Avrasya artık yalnızca jeopolitik rekabet alanı değil, yeni uluslararası iş birliği modelinin platformudur. 21. yüzyılın küresel siyasetinin geleceği büyük ölçüde burada belirlenecektir.” dedi.
BÜYÜK SAVAŞI ÖNLEMENİN YOLU
Sahra Demokratik Arap Cumhuriyeti adına konuşan Eski Devlet Bakanı Brahim Mokhtar Buyema da kendi halkının onlarca yıldır işgal ve sömürüye maruz kaldığını anlattı. Buyema, “Bugün gücün kullanımı artık istisna değil. Orta Doğu'da, Afrika'da, Avrupa'da aynı tabloyu görüyoruz. Yerel çatışmalar çözülemezse çok daha büyük bir savaşın habercisi olabilir. Büyük savaşı önlemenin en acil yolu çok taraflı sisteme dönmektir. Güvenlik Konseyi reforme edilmeli, bütün ihtilaflar uluslararası hukuk temelinde çözülmeli, diyalog ve müzakere öncelik haline getirilmelidir. Bu girişim bütün insanlığı ilgilendiriyor. Gezegenimizin yeni bir felaket yaşamaması için bu tür buluşmalar büyük önem taşıyor.” diye konuştu.
‘AVRUPA SAVAŞ ALTYAPISI KURUYOR’

İtalya Avrasya ve Akdeniz Araştırma Merkezi Başkan Yardımcısı Stefano Vernole de konuşmasında NATO ve Avrupa Birliği'nin Rusya'ya karşı askeri altyapısını güçlendirdiğine dikkat çekti. Vernole, şunları kaydetti:
“Avrupa askeri koridorlarını güçlendiriyor. Demiryolları, köprüler, limanlar ve havaalanları askeri sevkiyata uygun hale getiriliyor. Avrupa Birliği bütçesinde askeri hareketlilik için ayrılan kaynak yaklaşık 18 milyar avroya çıkarılıyor. NATO ile askeri hareketlilik konusunda iş birliğinin derinleştirilmesi, ortak tatbikatların artırılması ve Ukrayna'ya yardımların hızlandırılması tavsiye ediliyor. Çin ise farklı bir yaklaşım geliştiriyor. Çin, Birleşmiş Milletler çatısı altında barış gücüne katkı sunmaya hazır olduğunu açıklıyor. Çok kutuplu dünya düzenini, medeniyetler arası diyaloğu ve karşılıklı saygıyı esas alan yeni bir diplomatik mimari öneriyor.”
‘DÜNYA GÜVENLİĞİ ORTAK OLMALI’

Belarus Liberal Demokrat Partisi Genel Başkanı Oleg Gaidukevich, toplantıya çevrimiçi bağlantıyla katılarak, “ortak güvenlik anlayışı” önerisi üzerine konuştu. Gaidukevich, “Biz güce dayalı değil, kurallara dayalı çok kutupluluğu savunuyoruz. Amacımız devletlerin gelişimini engellemek değil, ortak çıkarları buluşturmaktır. Avrasya Şartı girişimi NATO'ya karşı kurulmuş askeri bir blok değildir. Bu girişim bütün Avrasya ülkelerine ortak ve bölünmez güvenlik, egemen eşitlik ve medeniyetlerin çeşitliliğine saygı temelinde yapılmış açık bir davettir. Ankara'nın farklı güç merkezleriyle diyalogu sürdürebilme iradesini takdir ediyoruz. Belarus, Türkiye'nin egemen dış politika tercihine saygı duymaktadır. Biz her zaman diplomasiden yana olduk. Savaşa ve yaptırımlara hayır dedik. Dünya güvenliği ortak olmalıdır, aksi halde bir gün hiç kimse güvenliğe sahip olamayacaktır.” ifadelerini kullandı.
‘NATO FİİLEN RUSYA İLE SAVAŞIYOR’
Fransız yazar ve siyasi analist Claude Janvier de NATO'nun Ukrayna politikalarını eleştirerek İttifak’ın doğrudan savaşın tarafı olduğunu vurguladı. Janvier, “NATO üyeleri Ukrayna'da barış anlaşmasına karşı çıkıyor. Uydu sistemlerinden uzun menzilli füzelere kadar bütün kritik altyapı NATO tarafından sağlanıyor. Dolayısıyla NATO fiilen Rusya Federasyonu ile savaş halindedir. Bilişsel savaş artık bir savaş aracı değil, savaşın kendisidir. Beyin hem hedef hem silahtır.” ifadelerini kullandı.
İNSANLIĞIN ORTAK AKLINI BULUŞTURAN KONFERANS

Dördüncü oturumun kapanış konuşmasını yapan DÜNYA-MER Yönetim Kurulu Üyesi Ethem Sancak, Ankara'da düzenlenen buluşmanın sıradan bir konferans olmadığını, insanlığın ortak aklını bir araya getirdiğini söyledi. Sancak, “Burada zamanı gelmiş fikirler konuşuldu. Tarihin akışını değiştirecek düşünceler önce fikir olarak doğar. Bugün burada dile getirilen görüşler de geleceğin dünyasını kuracak fikirlerdir.” dedi.
Atlantik merkezli düzenin çözülme sürecine girdiğini belirten Sancak, “Eski dünya çözülüyor, yeni dünya doğuyor. Bu sancılı süreçte insanlığın önünde iki seçenek var; ya büyük bir savaşa sürüklenecek ya da çok kutuplu, adil bir düzen kurulacak.” ifadelerini kullandı.
Konferans boyunca farklı ülkelerden gelen konuşmacıların ortak bir zeminde buluştuğunu vurgulayan Sancak, “İnsanlığın ortak aklı burada buluştu. Farklı ülkelerden, farklı kültürlerden insanlar aynı hedef için bir araya geldi. Bu bile başlı başına geleceğe dair umut veriyor.” diye konuştu.
DÜNYA-MER'in bu toplantıları sürdüreceğini belirten Sancak, “Bu yalnızca bir başlangıçtır. Zamanı gelmiş fikirler artık dünyanın dört bir yanında daha güçlü ses bulacaktır.” dedi.