Çocukluk ve gençlik döneminde düzenli olarak şekerli içecek ya da meyve suyu tüketmek, ilerleyen yaşlarda yüksek tansiyon görülme olasılığını artırabiliyor.
Toronto Üniversitesi'nin yürüttüğü ve sonuçları Amerikan Kalp Derneği'nin dergisi Circulation'da yayımlanan araştırma, erken yaşta edinilen beslenme alışkanlıklarının yetişkinlikte kalp-damar sağlığını etkileyebileceğini ortaya koydu.
Araştırmanın kıdemli yazarı Vasanti Malik, yüksek tansiyonun artık yalnızca ileri yaşların sorunu olmadığını belirterek, genç yetişkinlerde ve çocuklarda da görülme sıklığının arttığını söyledi. Malik'e göre bu durum, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının çocuklukta kazanılmasını daha da önemli hale getiriyor.
25 yıl boyunca takip edildiler
Science Daily'de yayımlanan habere göre araştırma, ABD'de uzun yıllardır devam eden bir sağlık çalışmasına katılan 25 binden fazla kişiyi kapsadı. Katılımcılar, yıllar boyunca gazoz, meyve aromalı içecek, limonata, şekerli çay, spor içeceği ve meyve suyu tüketimlerini düzenli olarak bildirdi. Bu veriler, katılımcıların en fazla 25 yıl boyunca takip edilen yüksek tansiyon tanılarıyla karşılaştırıldı.
Günde iki bardak şekerli içecek riski yüzde 52 artırıyor
Araştırma, günde iki veya daha fazla şekerli içecek tüketenlerde yüksek tansiyon riskinin, haftada üç kereden az tüketenlere göre yüzde 52 daha yüksek olduğunu gösterdi.
İçecek türüne göre risk oranları da değişiyor. Her gün bir kutu gazoz tüketmek yüksek tansiyon riskini yüzde 23, bir spor içeceği tüketmek ise yüzde 36 artırıyor. Meyve suyu da tamamen masum görünmüyor. Günde bir buçuk bardaktan fazla meyve suyu içenlerde risk yüzde 35 artarken, özellikle portakal suyunun günlük tüketimi yüzde 20'lik risk artışıyla ilişkilendirildi. Elma suyu ve diğer meyve sularında ise benzer bir ilişki saptanmadı.
Meyve suyu yerine meyvenin kendisini tüketin
Araştırmacılara göre küçük bir beslenme değişikliği bile fark yaratabiliyor. Günlük bir şekerli içeceğin yerine taze meyve tüketmek yüksek tansiyon riskini yüzde 22 azaltabiliyor. Meyve suyu yerine taze meyve tercih edilmesi ise riski yüzde 19 düşürüyor.
Şekerli içeceklerin su veya sütle değiştirilmesi de riski yüzde 13'e kadar azaltırken, meyve suyunun su ya da sütle değiştirilmesinin belirgin bir etkisi görülmedi.
Malik, "sağlıklı" algısıyla tüketilen spor içecekleri ve gazozların da sınırlandırılması gerektiğini belirterek, meyve suyunun mümkünse yüzde 100 meyveden üretilmiş olmasını ve ölçülü tüketilmesini önerdi.
"Mesaj çocukluk dönemine yönelik"
Amerikan Kalp Derneği'nden kardiyolog Amit Khera, bulguların şekerli içeceklerle yüksek tansiyon arasındaki ilişkiyi gösteren önceki araştırmalarla uyumlu olduğunu söyledi.
Khera'ya göre çalışmanın iki önemli mesajı var. İlki, çocuklukta edinilen beslenme alışkanlıklarının yetişkinlikteki sağlık risklerini şekillendirmesi. İkincisi ise meyve suyunun sanıldığı kadar masum olmayabileceği.
Khera ayrıca araştırmanın büyük ölçüde beyaz Amerikalıları kapsadığına dikkat çekerek, şekerli içecek tüketiminin daha yaygın olduğu diğer topluluklarda benzer etkinin daha da güçlü olabileceğini ifade etti.