Temmuz 2024'te aziz milletin can güvenliğini korumak adına meclisten geçen sokak hayvanları kanununu protesto bahanesiyle halkı kışkırtan Yalaz hakkında, "halkı kanunlara uymamaya alenen tahrik" suçundan dava açıldı. Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülecek davada, provokatör başkan hakkında 3 yıla kadar hapis cezası ve siyasi yasak talep ediliyor.
Halkı galeyana getirmek için kürsülerden yasalara meydan okuyan Talat Yalaz'a, o dönem CHP Genel Başkanlığı koltuğunda oturan Özgür Özel bizzat Eskişehir'e giderek siper olmaya çalışmıştı. CHP lideri Özel'in kameralar karşısında şov yaparak "yanındayım" mesajı verdiği Yalaz, her ne kadar siyasi koruma kalkanına güvense de Türk yargısının pençesinden kaçamadı ve hakkında kovuşturma kararı verildi.
"KONUŞMASI GEREKÇE GÖSTERİLDİ"
Açıklamada, ayrıca şu ifadelere yer verildi:
"'Halkı kanunlara uymamaya alenen tahrik' suçlamasıyla il başkanımız Avukat Talat Yalaz hakkında 3 yıla kadar hapis cezası ve siyasi yasak talepli Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açılmıştır. İl başkanımız Talat Yalaz'ın, yaklaşık iki yıl önce, Temmuz 2024 tarihinde sokak hayvanlarına yönelik kanun teklifini protesto ederken gerçekleştirdiği bir konuşma gerekçe gösterilerek soruşturma başlatılmıştı.
İl başkanımız Yalaz, bu kapsamda örgütümüz ile birlikte savcılığa giderek ifadesini vermişti. Süreç boyunca il başkanımız, hukuki yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmiş; genel başkanımız Özgür Özel de Eskişehir'e gelerek il başkanımızın yanında olduğunu ve süreci yakından takip ettiğini kamuoyuna açık şekilde ifade etmişti.
CHP Korosu Her Zamanki Gibi Mağduriyet Edebiyatına Sarıldı
Aradan geçen iki yılın ardından, ülkemizin hukuk devleti ilkesinden her geçen gün biraz daha uzaklaştırıldığı, muhalefetin baskı altına alınmaya çalışıldığı bu karanlık dönemde soruşturmanın kovuşturmaya dönüştürülmesi oldukça manidardır. Siyasi faaliyetlerin, demokratik eleştirilerin ve ifade özgürlüğü kapsamındaki açıklamaların cezalandırılmak istenmesi; yalnızca il başkanımıza değil, demokratik siyaset hakkına ve halkın iradesine yönelik bir müdahale niteliği taşımaktadır.
Boyun eğmeyeceğiz, geri adım atmayacağız. Tarih göstermiştir ki; baskılar karşısında susanlar, geri adım atanlar değil, demokrasiye, özgürlüğe ve halkın iradesine sahip çıkanlar günün sonunda haklı çıkar. Ne soruşturmalar ne davalar ne de tehditler bizi doğru bildiğimiz yoldan döndürebilir. Dün olduğu gibi bugün de halkın yanında, demokrasinin safında ve tarihin doğru tarafında durmaya devam edeceğiz."