Ana içeriğe geç

Koç Holding ile Victoria&Albert Museum işbirliğinde İstanbul’un 1600 yıllık hikayesi Londra’ya taşınıyor

Londra’daki Victoria & Albert Museum, Bizans ve Osmanlı dönemlerini kapsayan İstanbul sergisiyle kentin 1.600 yıllık tarihini ilk kez Birleşik Krallık'ta kapsamlı biçimde anlatmaya hazırlanıyor. Koç Holding'in ana sponsorluğundaki sergi, 200'den fazla eseri bir araya getiriyor

Koç Holding ile Victoria&Albert Museum işbirliğinde İstanbul’un 1600 yıllık hikayesi Londra’ya taşınıyor
Gazete Oksijen
16

Victoria & Albert Museum'un (V&A) açıklamasına göre, İstanbul'un tarihine odaklanan ve Bizans ile Osmanlı imparatorlukları üzerinden kentin geçmişini ele alan yeni bir büyük ölçekli sergi, Birleşik Krallık'ta bir ilke imza atacak.

"Constantinople to Istanbul: One City, Two Empires" (Konstantinopolis'ten İstanbul'a: Bir Şehir, İki İmparatorluk) başlıklı sergi, 7 Kasım 2026 ile 9 Mayıs 2027 tarihleri arasında ziyaretçileri ağırlayacak. Sergide, İstanbul'daki Topkapı Sarayı Müzesi gibi Türk kurumlarından ödünç alınan seramik çiniler, mozaikler ve sofra eşyalarının yanı sıra metal işçiliği örnekleri ve mücevherler de dahil olmak üzere 200'den fazla eser yer alacak.

V&A sözcüsü yaptığı açıklamada, "Bu sergi, kentin hem Bizans (MS 330-1453) hem de Osmanlı (1453-1922) imparatorluklarına başkentlik yaptığı 1.600 yıllık hikâyeyi bir araya getiren ve bu döneme şekil veren olağanüstü sanat ve kültüre odaklanan Birleşik Krallık'taki ilk sergi olma özelliğini taşıyor" ifadelerini kullandı.

Serginin ana sponsoru ise Koç Topluluğu. Koç ailesi, Türkiye'nin en etkili ve önde gelen sanat destekçileri arasında yer alıyor. Şirketin kurucusu Vehbi Koç'un üç torunundan biri olan Ömer Koç, antik eserler ve çağdaş sanat koleksiyonuyla tanınıyor.

Türkiye'nin önde gelen çağdaş sanat kurumlarından biri olan Arter, Vehbi Koç Vakfı tarafından destekleniyor. Arter Çağdaş Sanat Müzesi, 2019 yılında İstanbul'un Dolapdere semtinde kapılarını açtı. Koç Topluluğu aynı zamanda İstanbul Bienali'nin de ana sponsorluğunu üstleniyor.

V&A'nın Güney Kensington'daki ana müze binasında düzenlenecek sergi dört bölümden oluşacak.

"Grand Beginnings" (Büyük Başlangıçlar) başlıklı ilk bölüm, kentin MS 330 yılı civarında Roma İmparatorluğu dönemindeki ortaya çıkışına odaklanacak. Açıklamaya göre bu bölümde, "kentin erken dönem sarayları ve kiliselerinden mozaikler ile mimari parçalar; Hipodrom'u ve burada gerçekleştirilen ritüelleri tasvir eden değerli taşlardan yapılmış ince işçilikli kameolar ve oyma fildişi eserler; ayrıca kentin 1453'teki fetihten hemen önceki ve sonraki hâlini gösteren Batı el yazmaları" sergilenecek.

İkinci bölüm olan "Heaven on Earth" (Yeryüzündeki Cennet), Bizans kiliseleri gibi ibadet mekânlarını ele alacak ve Bizans İmparatoru I. Justinianus döneminde 6. yüzyılda inşa edilen Ayasofya'nın gelişim sürecini anlatacak.

"Power and Reach" (Güç ve Etki Alanı) başlıklı üçüncü bölüm, Osmanlı sarayının barış ve savaş dönemlerinde görsel ihtişam aracılığıyla otoritesini nasıl yansıttığını inceleyecek.

Son bölüm olan "Life in the City" (Şehirde Yaşam) ise odağını 19. yüzyıla çevirecek ve farklı dilleri, inançları ve sanatsal gelenekleri bünyesinde barındıran İstanbul'un kozmopolit bir merkez olarak yükselişini gözler önüne serecek.

Serginin öne çıkan ödünç eserleri arasında, Oxford'daki Lincoln College koleksiyonunda yer alan ve Meryem Ana'ya adanmış Sure Hope Manastırı'na ait 14. yüzyıldan kalma resimli el yazması Lincoln Typikon da bulunuyor. Eser, yaklaşık 60 yıl sonra ilk kez kamuoyu önünde sergilenecek.

Serginin küratörlüğünü kıdemli küratör Tim Stanley ile proje küratörü Bella Radenovic üstleniyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler