Sağlık-İş Kayseri Şubesi 2. Olağan Genel Kurulu geçtiğimiz günlerde yapıldı. Genel kurula Sendikamızın Genel Başkanı Hakan Toy başta olmak üzeri birçok merkez yöneticisi katıldı. Salona Hakan Toy’un girişi esnasında konfetiler patlatıldı. Salonda delegeler dışında sendika üyelerinin sınırlı katılımı dikkat çekiciydi. Sendikamızın yetkili olduğu Erciyes Üniversitesi (ERÜ) fakülte hastanelerinde kadın çalışanların sayısı erkek çalışanlara göre daha fazla olmasına rağmen, genel kurulda kadın işçi katılımı oldukça azdı. Kadın sağlık işçilerinin daha fazla yönetimlerde olması gerekir diye düşünüyoruz.
Tekrar şube başkanı seçilen Soner Salcanlıer’in, konuşmaya başlamadan önce yapay zeka ile kendine yaptırdığı şarkı, işçiler arasında komik bir durum olarak karşılandı. Soner Sancanlıer konuşurken sanki sendikamızın değil de “MHP kongresinde” gibi hissettiğimiz birçok an oldu. Başkan sağlık işçilerinin sorunlarını dile getirmekten daha çok siyasi partideki görevinden ne kadar mutlu ve gururlu olduğunu anlatıyordu. Genel Kurula katılan siyasi partilerden sadece MHP’ye söz verilmesi de bundan kaynaklı diye düşünüyoruz. Genel Kurula hiçbir Kayseri vekili katılmadı. Salonda sadece MHP vekillerinin Genel Kurula gönderdikleri mesajların okunması da başkanın tutumundan bağımsız değerlendirilemez.
Salonun arka tarafında bulunan simayen sendikada da tanınan bir grup işçi ara ara başkanı da destekleyen sloganlar attı. Sloganlara diğer işçilerin eşlik etmemesi de gözlerden kaçmadı. Zaman zaman alay konusu olduğu anlar da yaşandı. Sağlık işçilerinin yaşadığı sorunları, vergide adalet taleplerini, çalışma süresi ve görev tanımları gibi birçok sorunu başkanın konuşmasında sınırlı duyarken, merkez yöneticilerinin konuşmalarında talepler vardı.
Yaklaşık 3-4 bin işçinin çalıştığı şehir hastanesinde sendikamızın da altında imzası olduğu kreş anketi yapıldı. Ankette dört sendika imzası vardı. Anketin sonuç kısmı şehir hastanesinde açıklanırken sendikamızın orada olmadığını gördük. Şehir hastanesindeki üyelere bununla alakalı bilgi verilmedi. Son dönemde şehir hastanesi çalışanlarının en çok talep ettiği konulardan birisi olan bu sorun ile ilgili Genel Kurulda tekrardan başkan seçilen Soner Salcanlıer’in bu konuyla alakalı tek bir kelime dahi etmediğini de belirtmek isteriz. Genel Kurulda sendikamızın da imzacısı olduğu kreş talebiyle başlattığı anket çalışmasını bir kez olsun konuşulmuyorsa burada işçi taleplerinin eksik olduğunu biliyoruz.
Genel kurulda bu söylediklerimizi göremedik ama işçinin iradesinin önde olduğu, delege seçimiyle, yönetim listesinin oluşturulmasıyla her alanda tam bir demokrasi işlemeliydi diye düşünüyoruz. Örneğin seçime tek liste halinde girildi. Yönetimi kendi belirlediği kişilerden yaptı. Sendika üyesi işçilerin genel kurulda seçim anına kadar yönetimde kimlerin olduğundan haberi yoktu. Sendika üyesi işçiler olarak başkanın yönetimi kendisine yakın isimlerden oluşturduğunu biliyoruz. Yönetimde sadece bir kadın üyenin olması da yönetimin üyelere danışarak veya delegelerden öneriler alınarak olmadığını da buradan anlıyoruz.
Sendika çalışmalarında görmediğimiz kişilerin yönetimde yer alması bizler açısından sendikaya karşı tepki oluşturuyor. Rektörlük tarafından zamanında ödenmeyen ücretlerden, çalışma sürelerine, iş yerlerinde üç kişinin yapacağı işleri tek kişiyle yapmaya çalışan hastane yönetimine ve mobbinglere karşı işçilerle birlikte mücadeleyi nasıl büyütülmesi gerektiğini işçinin de ortak iradesiyle karar alınmalıdır.
Biz Sağlık İş üyesi işçiler olarak; sendika iradesinin siyasi değil, sınıf olarak iradesinin olması gerektiğini ifade ediyoruz. Örneğin; her bölümde iş yeri komiteleri olmalı, bölümlerde yaşanan sorunlar karşısında önce o bölümdeki işçilerle kararlar alınmalı, işçilerin denetimlerinin olduğu bir sendikal anlayış benimsenmelidir. Tekçi bir anlayış olmamalı, işçi varsa sendika var. İşçi yoksa sendika da yok.