Ana içeriğe geç

Sağlıklı yaşayalım derken uykunuzdan olmayın: Bilim dünyası sinsi gece düşmanlarını deşifre etti!

İngiltere'de yürütülen yeni bir klinik uyku araştırması, toplumun yüzde 64’ünün sağlıklı yaşam amacıyla uyguladığı alışkanlıklar yüzünden kronik uykusuzluk çektiğini ortaya koydu. Uzmanlar, yanlış zamanda yapılan spor ve zamansız vitamin kullanımının organları uyanık tuttuğunu kanıtladı.

Sağlıklı yaşayalım derken uykunuzdan olmayın: Bilim dünyası sinsi gece düşmanlarını deşifre etti!
Cumhuriyet
16

Modern kent insanı, sağlıklı bir yaşam sürdürmek ve biyolojik yaşlanmayı geciktirmek adına beslenme programlarından egzersiz rutinlerine kadar pek çok alışkanlığını titizlikle gözden geçiriyor. Ancak tıp literatüründe kronik uykusuzluğun (insomnia) yüksek tansiyon, obezite, kalp damar hastalıkları ve hatta kanser türleriyle doğrudan bağdaştırılması, uyku hijyenini hayati bir düzeye taşıyor. İngiltere merkezli uyku teknolojileri enstitüsü Simba tarafından yürütülen ve bin yetişkinin katıldığı geniş ölçekli yeni bir epidemiyolojik araştırma, sinsi bir gerçeği deşifre etti. Araştırma verilerine göre, her beş kişiden biri haftada en az üç gece uyku bozukluğu yaşarken, toplumun yüzde 64'ü tamamen "sağlıklı" olduğunu düşünerek uyguladığı sinsi alışkanlıklar nedeniyle kendi uyku mimarisini sabote ediyor.

GEÇ SAATTE YAPILAN AĞIR SPOR VÜCUDU 'TETİKTE' BIRAKIYOR

Klinik uyku haritalandırma çalışmalarına göre, sağlıklı yaşamın vazgeçilmez bir parçası olan spor aktiviteleri, yanlış zaman diliminde uygulandığında tam tersi bir metabolik etki yaratıyor. Uluslararası Uyku Vakfı (The Sleep Charity) Başkan Yardımcısı Lisa Artis, günün geç saatlerinde ve özellikle akşam saatlerinde yapılan yüksek yoğunluklu (HIIT) egzersizlerin sinsi tehlikesine dikkat çekti.

Klinik verilere göre, geç saatte yapılan ağır idmanlar kalp atış hızını ekstrem antrenman bölgelerine ulaştırarak sinir sistemini alarma geçiriyor. Vücut fiziksel olarak tamamen tükenmiş ve yorgun olsa bile, hormonal seviyelerdeki ani yükseliş nedeniyle beyin kendisini uzun süre "tetikte" (wired) tutmaya programlıyor. Dr. Artis, biyolojik saati ve sirkadiyen ritmi korumak adına, ağır ve direnç gerektiren egzersizlerin günün erken saatlerinde tamamlanmasını, akşam saatlerinde ise sadece merkezi sinir sistemini sakinleştirecek hafif yürüyüşler veya esneme (stretching) hareketleriyle sınırlı kalınmasını şart koşuyor.

Image

B12 VİTAMİNİ VE MATCHA TUZAĞI: HÜCRESEL DÜZEYDE UYARICI ETKİSİ

Sağlıklı yaşam trendlerinin bir diğer popüler ögesi olan gıda takviyeleri ve "temiz enerji" içecekleri de uyku kalitesini baltalayan sinsi ajanlar arasında yer alıyor. Sinir sistemi ve beyin fonksiyonları için elzem bir mikro besin maddesi olan B12 vitamininin, özellikle metilkobalamin formunda ve yüksek dozlarda akşam saatlerinde alınması, hücre bazında güçlü bir uyarıcı (stimülan) etkisi yaratıyor. Benzer şekilde, kemik sağlığı için tüketilen kalsiyum takviyeleri de kas gevşemesini ve zihinsel sakinleşmeyi sağlayan hayati magnezyum mineralinin emilimini sinsi bir biçimde bloke ediyor. Uzmanlar, bu takviyelerin sabah veya öğleden sonra erken saatlerde tüketilmesini öneriyor.

Son yıllarda kahveye sağlıklı bir alternatif olarak sunulan ve antioksidan deposu olarak pazarlanan matcha çayı da uykusuzluk koridorlarında sinsi bir rol oynuyor. Kahveden daha hafif bir salınım yapmasına rağmen yüksek oranda kafein barındıran matcha, öğleden sonra veya akşam saatlerinde tüketildiğinde melatonin hormonunun salgılanmasını doğrudan baltalıyor. Araştırma kayıtları, bireylerin yüzde 7'sinin öğleden sonra, her 20 kişiden birinin ise doğrudan yatmadan hemen önce matcha tüketerek farkında olmadan zihinsel bir hiperaktiviteyi tetiklediğini gösteriyor.

GEÇ SAATLERDE SU TÜKETİMİ REM EVRESİNİ FELÇ EDİYOR

Araştırmanın en dikkat çekici klinik sonuçlarından biri de hidrasyon, yani su tüketim zamanlaması üzerinde şekillendi. Toplumda yaygın olarak görülen "günlük su ihtiyacını akşam saatlerinde topluca tüketme" alışkanlığı, böbrek fonksiyonları ve uyku fazları üzerinde ağır bir tahribat yaratıyor. Ankete katılanların yüzde 20'den fazlası su tüketimini akşam saatlerine bıraktığını belirtirken, yüzde 12'lik bir kesim ise akşam saat 18.00'den sonra vücuda bir litreden fazla sıvı yüklemesi yaptığını itiraf etti.

Nefroloji ve üroloji uzmanları, geç saatlerde alınan bu aşırı sıvının, gece boyunca tekrarlanan tuvalet ziyaretlerini (noktürü) tetiklediğini vurguluyor. Gece yarısı aniden bölünen uyku, beynin hafıza konsolidasyonu, duygu durumu kontrolü ve hücresel yenilenme için ihtiyaç duyduğu en kritik evreler olan derin uyku ve REM safhalarını tamamen felç ediyor. Tıp otoriteleri, sinsi uyku bölünmelerinin önüne geçebilmek adına sıvı tüketiminin günün ilk yarısında yoğunlaştırılmasını (front-loading) ve yatış saatinden önceki 60 ila 90 dakikalık kritik süreçte sıvı alımının tamamen kesilmesi gerektiğini önemle hatırlatıyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler