Ana içeriğe geç

Fransa 2027 cumhurbaşkanlığı seçimleri: Lagarde aday olacak mı?

Lagarde, herhangi bir göreve aday olmadığını belirterek Avrupa ideallerini savunmayı sürdüreceğini söyledi. Buna karşın, ECB'den görev süresi dolmadan ayrılarak seçim kampanyasında aktif rol üstlenebileceğine yönelik spekülasyonlar Brüksel ve Paris kulislerinde gündemdeki yerini koruyor. #EuropeNews

Fransa 2027 cumhurbaşkanlığı seçimleri: Lagarde aday olacak mı?
Euronews Türkçe
16

Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde, Fransa'da 2027 cumhurbaşkanlığı seçimlerine yönelik tartışmalar sürerken, Avrupa'nın korunmasının ve üye devletlerin ortak çerçevesi olmayı sürdürmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı.

Lagarde, Euronews'e verdiği özel röportajda, Nisan 2027'de yapılması planlanan Fransa cumhurbaşkanlığı seçimi öncesindeki kampanya sürecini yakından takip ettiğini belirterek, "Her zaman aklın galip gelmesini ve Fransa'nın, ülkenin başına kim geçerse geçsin, Avrupa'nın kilit üyelerinden biri olduğunu takdir etmesini umuyorum," dedi.

The Europe Conversation programına konuşan Lagarde, "Üye devletlerin, ulusların ve hatta Fransa'nın uluslararası alanda gerçekten önemli bir rol oynayabileceği tek oyun alanı Avrupa'dır," ifadelerini kullandı.

Lagarde'ın açıklamaları, Fransa cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin yeni gelişmelerin ardından geldi. Fransa'da aşırı sağcı Ulusal Birlik (Rassemblement National - RN) lideri Marine Le Pen, Paris Temyiz Mahkemesi'nin Avrupa Parlamentosu'ndaki danışman istihdamına ilişkin Avrupa Birliği fonlarının usulsüz kullanılması davasında verilen mahkûmiyet kararını onamasına rağmen 2027 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olmayı sürdürmek istediğini açıkladı. Mahkûmiyet kararına rağmen Le Pen'in aday olmasının önünde engel bulunmazken, elektronik kelepçe takması gerekecek.

Le Pen, uzun süredir Avrupa kurumlarını ulusüstü yetkileri nedeniyle eleştiriyor ve bunun yerine egemen uluslardan oluşan bir Avrupa anlayışını savunuyor.

Le Pen'in partisi, Avrupa Parlamentosu'nda eski Macaristan Başbakanı Viktor Orban tarafından kurulan aşırı sağcı Avrupa için Vatanseverler (Patriots for Europe - PfE) grubunda yer alıyor. Siyasi yelpazenin diğer ucunda ise aşırı solcu Boyun Eğmeyen Fransa (La France Insoumise) hareketinin lideri Jean-Luc Mélenchon da cumhurbaşkanlığı seçimlerine aday olma niyetini açıkladı.

2027 cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunda Melenchon ile Le Pen'in karşı karşıya gelmesi olası senaryolar arasında gösteriliyor. Böyle bir tablo, Avrupa Birliği yanlısı siyasi uzlaşının dışında görülen iki siyasi hareket arasında tercih yapılmasını gerektirebilir. Her iki siyasetçi de mevcut düzenin başarısız olduğu görüşünü savunuyor.

ECB Başkanı olarak görev yapan Lagarde, siyasi tarafsızlık ilkesine bağlı kalmakla yükümlü. Fransa ve daha geniş anlamda Avrupa'nın siyasi ve ekonomik istikrarı açısından böyle bir senaryonun "varoluşsal" bir tehdit oluşturup oluşturmayacağı sorusuna ise, "Demokratik sürecin devam edeceğini umuyorum," yanıtını verdi. Lagarde, "Siyasette önümüzdeki sekiz ay sonsuzluk gibidir," ifadelerini de kullandı.

Şu ana kadar adaylığını açıklayan isimler arasında Avrupa yanlısı merkez siyasetçiler Edouard Philippe ile Gabriel Attal, Le Pen'e karşı öne çıkan rakipler olarak görülüyor. Ancak kamuoyu yoklamalarında Le Pen'in gerisinde kalıyorlar.

Lagarde, ECB Başkanlığı görevinden önce Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanlığı'nı, daha önce ise eski Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy döneminde Fransa Maliye Bakanlığı görevini yürüttü. Böylece G7 ülkeleri arasında bir ekonominin başına geçen ilk kadın olan Lagarde, Fransa'yı 2008 küresel mali krizinde yönlendiren isimlerden biri oldu.

Lagarde, geçen hafta Fransız medyasına yaptığı açıklamada, kritik öneme sahip seçim sürecinde Avrupa'nın güçlü bir sesle temsil edilmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca, görev süresinin sona ereceği Ekim 2027'den önce ECB Başkanlığı'ndan ayrılma ihtimalini de dışlamadı. Fransa'da seçim kampanyasının en yoğun döneminin gelecek yılın başında başlaması bekleniyor.

Lagarde'ın siyasi geleceği Brüksel'de de yakından izleniyor. Zira ECB Başkanlığı'na atanması, aynı zamanda Ursula von der Leyen'in Avrupa Komisyonu Başkanlığı görevine gelmesini sağlayan kapsamlı siyasi uzlaşının bir parçasıydı. Söz konusu anlaşma, Fransa ile Almanya arasında güç dengesinin kurulmasını amaçlıyordu.

Kaynağa Git

İlgili Haberler