Ülkede organ nakli bekleyen yaklaşık 35 bin hasta, yaşam umudunu bağışlara bağlarken, son dönemde beyin ölümü ve organ bağışına ilişkin yayılan bilim dışı iddialar organ nakillerini olumsuz etkiledi. 2026'nın ilk 6 ayında ülkede bin beyin ölümünün olduğunu ancak bunların yalnızca 186'sının organlarının bağışlandığını anımsatan uzmanlar, beyin ölümünün geri dönüşünün olmadığını ve kamuoyunda oluşan bilgi kirliliği nedeniyle organ bekleyen hastaların zor durumda kaldığını söyledi.
KOMA İLE KARIŞTIRILIYOR
Türk Yoğun Bakım Derneği, beyin ölümü ve organ bağışına ilişkin yanlış bilgilerin toplum sağlığını tehdit ettiğine dikkat çekerek açıklama yaptı. Dernek Başkanı Prof. Dr. Fethi Gül, beyin ölümünün geri dönüşü olmayan bir süreç olduğunu vurgulayarak, "Beyin ölümü gerçekleşen bir kişinin yeniden yaşama dönme ihtimali yoktur. Beyin ölümü hem tıbben hem de hukuken ölümdür" dedi. Beyin ölümünün koma ya da bitkisel yaşamla aynı şey olmadığını belirten Gül, bu durumda tüm beyin fonksiyonlarının ve solunumun geri dönüşsüz biçimde kaybedildiğini söyledi. Gül, toplumda beyin ölümünün geçici bir durum olarak algılanmasının ciddi sorunlara yol açtığını kaydetti. Beyin ölümü tanısının son derece sıkı kriterlerle konulduğunu anlatan Gül, tanının biri nöroloji veya beyin cerrahisi, diğeri anestezi ya da yoğun bakım uzmanı olmak üzere en az iki hekim tarafından verildiğini anlattı.
İSTANBUL'DA YALNIZ 23 BAĞIŞ
Türkiye'de organ nakillerinin büyük bölümünün canlı vericilerden gerçekleştirildiğine dikkat çeken Gül, kadavradan bağış oranlarının yetersiz kaldığını söyledi. Organ nakillerinin yaklaşık yüzde 80'inin canlı vericilerden yapıldığını belirten Gül, "İspanya'da ise bunun tam tersi bir tablo var. Nakillerin büyük bölümü kadavradan gerçekleştiriliyor" dedi. Dernek Yönetim Kurulu Üyesi, Organ ve Doku Nakli Daire Başkanlığı İstanbul Bölge Koordinasyon Merkezi Sorumlu Hekimi Doç. Dr. Gülçin Hilal Alay da ailelerin çoğu zaman bilgi eksikliği nedeniyle organ bağışına onay vermediğini söyledi. Alay, "İstanbul Bölge Koordinasyon Merkezi verilerine göre 2026 yılında 220 beyin ölümü vakası bildirildi, bunların yalnızca 23'ü organ bağışına dönüştü. Türkiye genelinde ise yaklaşık bin beyin ölümü vakasına karşılık sadece 186 aile izni verildi. Rakamlar, toplumsal farkındalığın ne kadar yetersiz olduğunu gösteriyor" değerlendirmesini yaptı.
∗∗∗
BİR DONÖR SEKİZ KİŞİYE UMUT OLABİLİR
Derneğin İkinci Başkanı Prof. Dr. Asu Özgültekin ise beyin ölümü gerçekleşen her kişinin organ bağışçısı olamayacağını belirterek, organların nakle uygun koşullarda korunmasının da gerekli olduğunu söyledi. Özgültekin, "Bir donör sekiz kişiye kadar yaşam umudu olabilir" diyerek organ bağışı konusunda toplumsal farkındalığın artırılması çağrısında bulundu.