Ana içeriğe geç

İsrail, 1915 Meselesini Türkiye'ye Karşı Siyasi Silaha Dönüştürüyor! Kendi Suçlarını Örtbas Etme Çabası

Kurulduğu günden bu yana bölgemizi ateşe sürükleyen Siyonist israil, Türkiye aleyhine kararlar almaya devam ederken Araştırmacı yazar Mustafa Metin Kaşlılar, gazetemize yaptığı özel değerlendirmede, İsrail Parlamentosu'nun 1915 olaylarına ilişkin kararının tarihsel gerçeklerden ziyade siyasi amaçlar taşıdığını belirtti. Kaşlılar, kararın Türkiye üzerinde uluslararası baskı oluşturmayı hedeflediğini ve İsrail'in Gazze'ye yönelik eleştirileri gölgede bırakma çabasının bir parçası olduğunu kaydetti.

İsrail, 1915 Meselesini Türkiye'ye Karşı Siyasi Silaha Dönüştürüyor! Kendi Suçlarını Örtbas Etme Çabası
Yeni Akit Gazetesi
16

SEBAHATTİN AYAN İSTANBUL

Kurulduğu günden bu yana bölgemizi ateşe sürükleyen Siyonist israil, Türkiye aleyhine kararlar almaya devam ediyor. Emellerine ulaşmak için Yunanistan ve GKRY’ni kirli siyasetine alet eden katiller sürüsü şimdi de ülkemize karşı Ermeni kartını açtı. israil Dışişleri Bakanı Gideon Sa’ar, İsrail'in 1915 olaylarını "Ermeni soykırımı" olarak resmen tanımasına ilişkin hazırlanan tasarının İsrail Parlamentosu tarafından oybirliğiyle kabul edildiğini açıkladı. Kararın ardından sosyal medya hesabından paylaşım yapan Sa’ar, sürece destek veren Başbakan Binyamin Netanyahu'ya ve hükümet üyelerine teşekkür etti. Bu kapsamda araştırmacı yazar Mustafa Metin Kaşlılar, İsrail Parlamentosu’nun (Knesset) Dışişleri Bakanı Gideon Sa'ar’ın önerisiyle 1915 olaylarını sözde Ermeni soykırımı olarak tanıma kararını değerlendirdi. Kaşlılar, bu hamleyi İsrail’in Türkiye’ye karşı açtığı yeni bir siyasi cephe ve işlediği suçları gizlemek için kullandığı bir "kart" olarak nitelendirdi.

"AHLAK DERSİ VERMESİ KOMİK BİR DURUM"

İsrail’in bu kararı "ahlaki" bir görev olarak tanımlamasını eleştiren Kaşlılar, İsrail hükümetindeki isimlerin Gazze’de işlenen savaş suçları nedeniyle Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlattı. Birleşmiş Milletler raporlarında İsrail’in çatışma bölgelerinde cinsel şiddete başvurduğuna dair kesin kanıtlar bulunduğunu belirten yazar, İsrail'in bu şartlar altında ahlak vurgusu yapmasının "gülünç" olduğunu ifade etti. Kaşlılar'a göre bu kararın temel amacı, uluslararası baskıdan kurtulmak ve işlenen suçların üzerini örtmektir. İsrail'in "ahlaki sorumluluk" söylemiyle hareket ettiğini ileri sürmesinin inandırıcı olmadığını savunan Kaşlılar, “Daha önce üzerinde durduğum bir konu var İsrail her zaman düşmanlaştırma retoriğini kullanarak ilerler. Türkiye’nin 7 Ekim’den bu yana Filistin politikası ve bölgede artan etkisi İsrail’i doğrudan rahatsız eden bir gelişme bu yüzden Türkiye’yi baskı altına almayı ve tarihsel çarpıtmaları kullanarak Türkiye’ye açık baskı uygulamaya çalışıyor. İsrail’in yıpratma çalışmalarını, lobilerini kullanarak Türkiye’nin önüne ket vurma çalışmalarını bu süreçten sonra daha sık göreceğiz. Dediğim gibi Sözde Ermeni Soykırımı tarihi bir çarpıtma iken İsrail’in Gazze’de uyguladığı savaş suçları ve cinsel şiddet raporları gerçekleri oluşturmaktadır. Bu durumda İsrail’in sözde Ermeni Soykırımını kabul etmesi hiçbir şey değiştirmez ki Ermenistan’da Başbakan Paşinyan 1915 olaylarının bir silah olarak kullanılmasını tamamen reddettiklerini belirtti. Bu kararın siyasi bir silah olarak kullanıldığı Ermenistan tarafından da netleştirilmiş oldu” ifadelerini kullandı.

TÜRKİYE’YE KARŞI "DÜŞMANLAŞTIRMA RETORİĞİ"

Kaşlılar, İsrail’in her zaman "düşmanlaştırma retoriği" ile hareket ettiğini vurgulayarak, Türkiye’nin 7 Ekim’den bu yana izlediği Filistin politikasının ve bölgedeki artan etkisinin İsrail’i rahatsız ettiğini belirtti. İsrail’in tarihsel çarpıtmaları kullanarak Türkiye’ye açık baskı uygulamaya çalıştığını ve lobiler aracılığıyla Türkiye’nin önüne ket vurma çabalarının artacağını ifade etti. Öte yandan, Ermenistan Başbakanı Paşinyan’ın bile 1915 olaylarının bir silah olarak kullanılmasını reddettiğini hatırlatan Kaşlılar, “Sözde Ermeni Soykırımı Türkiye’yi uluslararası alanda zor durumda bırakmayı, imaj yönetimini sarsmayı ve baskılamayı amaçlayan siyasi bir kararlar bütünüdür zira bu sözde kararı kabul eden ülkeler olaylara tek penceren bakmayı severler ve Osmanlı arşivlerini dikkate almazlar ayrıca 1948 Birleşmiş Milletler sözleşmesine göre soykırım kararı ancak ve ancak “yok etme kastı” arar. Birinci Dünya Savaşı’nın kaotik atmosferinde karşılıklı çatışmaların yaşandığı bir dönemde herhangi bir soykırım kastının varlığını kanıtlamak imkânsızdır. Fakat İsrail’in Gazze’de uyguladığı savaş suçu doğrudan kasıtlıdır bu sebeple İsrail’in ahlak dersi verecek son ülke olduğunu da belirtmemiz gereklidir. İsrail’in aldığı bu kararın tamamen siyasi alındığı ve Türkiye’ye karşı bir silah olarak kullanmaya çalıştığını belirtmemiz gereklidir” diyerek söz konusu skandal kararın Ermenistan tarafından dahi siyasi bir silah olarak görüldüğünün altını çizdi.

NETANYAHU HÜKÜMETİNİN "HOLOKOST" HATASI

Kaşlılar, İsrail kamuoyunda Holokost’un "benzersiz ve eşsiz" bir yere sahip olduğunu, 1915 olaylarının soykırım olarak tanınmasının ise Holokost’un tarihsel özgünlüğünü aşındıracağını belirtti. Kaşlılar, Netanyahu hükümetinin iç ve dış kamuoyunu doğru okuyamadığını, bu siyasi kararla aslında kendi tarihsel mirasını gölgelediğini savundu.

HUKUKİ DAYANAK VE BÖLGESEL RİSKLER

1948 Birleşmiş Milletler sözleşmesine göre soykırım kararı için "yok etme kastı" gerektiğini hatırlatan Kaşlılar, 1. Dünya Savaşı atmosferinde böyle bir kastın kanıtlanmasının imkânsız olduğunu, ancak İsrail’in Gazze’deki eylemlerinin doğrudan kasıtlı olduğunu vurguladı. Ayrıca bu kararın İsrail’in Azerbaycan ile olan ilişkilerini de riske attığını ifade eden yazar, Netanyahu hükümetinin bölgesel ittifaklar yerine ABD’deki Ermeni lobilerini tercih ederek stratejik bir hata yaptığını belirtti.

SİYASİ BİR CEPHE AÇILDI

Son olarak Mustafa Metin Kaşlılar, İsrail’in yayılmacılık politikalarının bölgeyi ateşe attığını ve barışın ancak İsrail’in durdurulmasıyla mümkün olabileceğini ifade ederek, İsrail’in hayatta kalma stratejisinin tamamen "düşmanlaştırma" üzerine kurulu olduğunu sözlerine ekledi. Söz konusu kararın ülkemize karşı bir siyasi cephe açtığını kaydeden Kaşlılar, “israil bölgede işlediği savaş suçlarından dolayı baskı altında ve bu baskı İsrail için daha fazla katliam oluşumu yanında getiriyor. Bu sebeple bölgesel açıdan bakıldığında barışın sağlanması ancak ve ancak İsrail’in durdurulması ile mümkündür. İsrail’in yayılmacılık politikaları bölgeyi daha fazla ateşe atma riski taşırken diğer yandan düşmanlaştırma retoriğini kullanarak Türkiye’ye karşı yeni siyasi cepheler açmaya çalışacaktır zira İsrail’in hayatta kalma stratejisi tamamen düşmanlaştırma üzerine kuruludur” şeklinde konuştu.

Kaynağa Git

İlgili Haberler