Ana içeriğe geç

Dilovası faciasının ardından skandallar bir bir ortaya çıkıyor! İlçenin yüzde 95'i kaçak

7 işçinin öldüğü Dilovası faciasının altından zincirleme ihmaller çıktı. İçişleri raporuna göre; emniyet binası dahil ilçenin yüzde 95'i kaçak. 7 cana mezar olan fabrikanın 2021 tarihli yıkım kararı ise idare tarafından yıllardır sümen altı edilmiş.

Dilovası faciasının ardından skandallar bir bir ortaya çıkıyor! İlçenin yüzde 95'i kaçak
Halk TV
16

Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde 8 Kasım 2025'te parfüm imalathanesinde çıkan ve 7 yurttaşın hayatını kaybettiği yangınla ilgili hazırlanan İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişleri raporunun ayrıntıları gün yüzüne çıktı. Gazeteci Tolga Şardan'ın bugün yayımlanan yazısında aktardığı bilgilere göre, faciaya ilişkin başlatılan ön inceleme kapsamında Dilovası Belediyesi'nin ilk Yapı Kontrol Müdürü olan Cihan Sorgucu'nun ifadesi alındı.

CAMİLER VE EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ KAÇAK

Sorgucu, ilçenin merkezindeki yapı stokunun yaklaşık yüzde 95'inin kaçak ve imar mevzuatına aykırı olduğunu belirtti. Sorgucu, müfettişlere verdiği ifadede durumu şu sözlerle anlattı:

“(…) Dilovası ilçesi yoğun göç ile oluşmuş, Türkiye'nin birçok bölgesi gibi yoğun kaçak yapılaşmanın olduğu bir ilçedir. Merkezinde bulunan mevcut yapı stoğunun yaklaşık yüzde 95'i kaçak yapı statüsünde olup imar mevzuatına aykırı yapılardır.

Ayrıca altı tane mahalle doğrudan devlet ormanı üzerine kurulmuştur. Bu mahallelerdeki binlerce yapı 'kaçak yapı' statüsündedir. Devlet, orman üzerine kurulmuş altı mahalleye tüzel kişilik unvanı vermiş. Bu mahallelerin muhtarlıklar bulunmakta, camileri bulunmakta, okulları bulunmakta. Her türlü kamu hizmetinden, ulaşım, elektrik, su, doğalgaz altyapısından yararlanmaktadır.

Örneğin, Dilovası ilçesi genelinde 34 cami bulunmaktadır. Bu camilerin 29'u 'ruhsatsız' ve 'kaçak yapı' statüsündedir. Aynı şekilde, ilçe emniyet müdürlüğü gibi pek çok kamu yapısı da 'kaçak yapı' statüsündedir. Bunların, gerek altyapı gerekse üstyapı hizmetleri kaçak yapı statüsünde olmasına rağmen halen devam etmektedir.

Dolayısıyla kaçak yapı sorunu, Dilovası'nda gerek Çevre, Şehircilik ve İklim Bakanlığı (ÇŞİB) gerek valilik ve gerekse kaymakamlık düzeyinde bilinen ve ilçenin yaklaşık yüzde 95'ni kapsayan ciddi bir sorun teşkil etmekte. Bu açıdan ele alındığında, bu durum ilçe belediyesinin kısıtlı imkanları ve kendi yerel dinamikleriyle kısa vadede çözülebilecek bir sorunu olmaktan çıkmış. Ancak merkezi hükümetin desteği ve planlaması ile bir bütün çalışmayla çözülebilecek bir büyük soruna dönüşmüştür. (…)”

30 YILLIK YIKIM KARARLARI UYGULANMIYOR

Belediyedeki yıkım dosyalarının durumuna da değinen Sorgucu, bütçe ve teknik imkansızlıklar nedeniyle uygulanamayan kararları raporda şu şekilde aktardı:

“(…) Belediyenin kuruluşundan itibaren günümüze kadar kaçak yapı işlemi yapılmış ve yıkım kararı alınmış yüzlerce kaçak yapı dosyası bulunmaktadır. Halihazırda belde belediyesi süreci de dahil olmak üzere 30 yıl önce yıkım kararı alınmış ancak günümüze kadar bütçe imkansızlıklar ve teknik imkanları yetersizliğinden dolayı yıkımı gerçekleştirilememiş dosyalar bulunmaktadır. Bu veriler ışığında bahsi geçen Mimar Sinan Mahallesi'nde yangının gerçekleştiği bina gibi binlerce bina şu an Dilovası'nda ayakta durmakta ve her an yeni bir yangınla can ve mal kaybına sebebiyet verecek şekilde beklemektedir."

Sorgucu, 8 Temmuz 2025 tarihinde düzenlenen genel yıkım ihalesine katılım olmadığını belirtti. Çözüm arayışları kapsamında hayata geçirilen projeyi ise şu sözlerle kayıtlara geçirdi:

"Bu nedenle Dilovası şehir merkezinde bulunan ve tamamına yakın kaçak yapı statüsünde olan yapıların tamamı için kalıcı bir çözüm üretmek amacıyla belediyemiz, Kocaeli Büyükşehir Belediyemiz, ÇŞİB, bölge milletvekillerimiz ve TOKİ ile birlikte yapılan çalışma ve değerlendirmeler neticesinde, ÇŞİ Bakanı Murat Kurum'un bizzat Dilovası'nda yaptığı konuşma ile kamuoyuna duyurduğu proje kapsamında Dilovası Tavşancıl Mahallesi'nde 187 hektar büyüklüğünde bir alan rezerve alanı ilan edildi. Kentsel Dönüşüm Başkanlığı adına Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından kamulaştırmalar tamamlandı, imar planları yapıldı ve kentsel dönüşümde kullanılmak üzere bu alana 15 bin konut yapılması planlandı. (…)”

BELEDİYE BAŞKANINDAN YAPI KONTROL MÜDÜRÜNE SÜRGÜN VE BASKI

Müfettiş raporunda, 2019 yerel seçimlerinde göreve gelen önceki Belediye Başkanı Hamza Şayir'in, yasal işlemleri engellemek amacıyla uyguladığı belirtilen baskılar da yer aldı. Sorgucu, görev yeri değişikliklerini ve yaşadıklarını şöyle detaylandırdı:

“(…) 2019 yılında yapılan yerel seçimler sonucunda Hamza Şayir belediye başkanı olarak göreve geldi. Göreve başladığı ilk aylardan itibaren tarafıma sürekli baskı yaptı. Mobbinge maruz kalarak görevimi kanunlara uygun olarak yapmamı engelledi. Hamza Şayir, yasalara aykırı talimatlarını yerine getirmediğim için hiçbir ikaz ve uyarı yapmadan beni Fen İşleri Müdürlüğü görevinden alıp Temizlik İşleri Müdürlüğü görevine atadı.

Sonrasında mahkemeyi kazanmama rağmen, beni görevime iade etmeyerek mahkeme kararlarını uygulamadı. Bulunduğum birimde, görev ve yetki alanında kalan işleri yapmaya çalışırken kanunlara aykırı olan farklı bir talimatını yerine getirmediğim için beni henüz yeni atandığım bu görevden de aldı, Kentsel Tasarım Müdürü olarak görevlendirdi. Kahramanmaraş depremi sonrasında 'kanunlara uygun iş yapan kişi' arayışına cevap olarak beni uygun görmüş ve 17 Mart 2023 tarihinden itibaren Yapı Kontrol Müdürü olarak göreve atadı.

Ancak burada da görevimi yasalara ve kanunlara uygun olarak yapmaya çalışırken, kendi yakın arkadaşına ait olan kaçak yapıya tutanak tutmama engel olmak için Yapı Kontrol Müdürlüğü'nden alarak görevimi yapmama mani oldu. Sonrasında, beni asaleten görevde yükselme sınavı ile kazandığım müdürlük kadrosundan alıp, 17 Ekim 2023 tarihinde uzman kadrosuna atadı. Bu karara yapmış olduğum 26 Ekim 2023 tarihli itiraz sonucunda görevime iade edilmeme rağmen yine mahkeme kararlarına uymayarak görevime iade etmedi."

Sorgucu, Şayir'in yasal işlemleri engelleme tarzını ve müdürlüğün personel yetersizliğini ise şu ifadelerle açıkladı:

"2019 - 2024 tarihleri arasında belediye başkanı olan Hamza Şayir, birçok toplantısında belediye başkanının yetkilerinin geniş olduğundan ve kendi tabiriyle 'bir para basmaya bir de adam asmaya gücüm yetmez' diyerek kanunlara uygun olarak yapmak istediğimiz işlemlere imkân ve fırsat vermedi. Bırakın herhangi bir yapıyı yıkmayı, bir tutanak tutarken bile 15 dakika içinde ikaz edilmeden, sorgulanmadan, suçumun ne olduğu belirtilmeden görevden alındığım bir ortamda, bir kaçak yapıyı yıkmak imkansız hale gelmişti. Toplam görevde kalma sürem olan yedi aylık kısa süre içerisinde yeni kurulan ve imkân olanakları kısıtlı olan bir bütçeyle Dilovası tarihinin tamamını kapsayacak kaçak yapıların yıkımını gerçekleştirme imkanım olmadı. Bunu istememe rağmen buna ne müsaade edilmiş ne de bu yönde bir zaman sunuldu.

Yapı Kontrol Müdürlüğü, tarihte ilk defa kurulan yeni bir müdürlük olmasından dolayı bir müdür, iki yazıcı, bir saha görevlisi ve bir zabıta gibi çok az personel ile oluşturuldu. Neredeyse 30 yıllık geçmişte yer alan yıkım dosyalarının devredilmesinin ve incelenmesinin zaman alması, yıkım ihalesi düzenleyecek bir bütçenin ayrılmaması, ekipman ve iş gücü eksikliği nedeniyle programı yapılması imkânsız oldu. Hatta bu konuyla ilgili gerekli yazışmaları yapmış ve bu imkânsızlığı belirten durumu başkanlık makamına sunmak üzere Özel Kalem Müdürlüğü'ne yazıyla belirttim. (…)”

7 KİŞİNİN ÖLDÜĞÜ BİNA İÇİN 2021'DE YIKIM KARARI ALINMIŞ

Tolga Şardan'ın aktardığı bilgilere göre, soruşturma kapsamında ifade veren eski Yapı Kontrol Müdürü Sorgucu savcılık tarafından önce gözaltına alındı, ardından tutuklandı.

Müfettişler, 7 kişinin hayatını kaybettiği iş yerinin mevzuata göre hem kaçak hem de ruhsatsız olduğunu tespit etti. Bina hakkında 25 Ağustos 2021'de alınmış bir yıkım kararı bulunduğu, ancak söz konusu kararın idare tarafından uygulanmadığı belirlendi.

Şardan yazısında, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin sokak köpekleriyle mücadele yükümlülüklerini yerine getirmedikleri gerekçesiyle üç belediye başkanı hakkında soruşturma izni verdiğini hatırlattı. Şardan, bu emsal kararı işaret ederek, eski belediye yöneticisinin iddiaları ve 7 kişinin ölümü ışığında dönemin AKP'li Eski Belediye Başkanı Hasan Şayir ve mevcut Belediye Başkanı Ramazan Ömeroğlu hakkında müfettiş görevlendirmesi yapılıp yapılmayacağı sorusunu gündeme getirdi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler