Kendi başına buyruk haraket eden Özgür Özel, TBMM’de yaptığı korsan MYK toplantısı sonrasında, CHP’nin bugünkü grup toplantısını kendisinin yapacağını söyledi. Ana muhalefette krizi tırmandıran ve partide “Salı sendromunu” müzminleştiren açıklamalara imza atan Özel iyice kafayı sıyırdı. CHP’nin meşru Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun salı günü TBMM’de grup toplantısı yapacağını duyurmasının ardından telaşa kapılan Özel, Ferdi Zeyrek’in ölüm yıl dönümünde Manisa’da düzenlenecek programa katılacağını daha önce ilan etmesine rağmen dün aldığı ani kararla salonu kaptırmamak için programını iptal etti. “Yapmayacaktık ama yarın Grup Başkanvekillerimizin açacağı ve benim konuşacağım grup toplantısı yapılacak” diyerek parti kürsüsünü, kardeşi olarak gördüğü Zeyrek’e tercih eden Özel, koltuğu korumak için dram dizilerine taş çıkardan şu kılıfı uydurdu: “Bir yandan da şunu söylemem lazım. Çok düşündüm, ‘Ne yapmalıyım?’ diye. Ferdi’nin sesini duydum. Oraya gitmem gerekirken her gidemediğimde bana şöyle derdi; ‘Abi sen orada lazımsın, biz burayı hallederiz.’ O yüzden yarın ben burada lazımım arkadaşlar.”
ÖZTRAK: ENERJİMİZİ İBB ALIYOR
Kemal Kılıçdaroğlu cephesinden CHP Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak ise, Meclis’te paralel Genel Merkez oluşturulduğunu belirterek, tepkisini şöyle dile getirdi: “CHP hepimizin baba evidir ama hiçbirimizin babasının dükkanı değildir. Dönemin Genel Merkez yönetimi, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ile ilgili iddiaları reddetmeyi partimizin yegane gündemi haline getirdi. Makamlarından, ünvanlarından bir türlü vazgeçemeyenlerin şimdilerde de Meclis’te paralel genel merkez oluşturarak partiyi nasıl tahrip etmeye çalıştıklarını ibretle izliyorum. CHP’nin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu. Ne demek grup toplantısına katılmamak? Böyle bir şey olmaz. Mevzuat bellidir. Diyor ki, ‘Grup Başkanı, Genel Başkana bağlı çalışır.’ Mevzuat buysa Grup Başkanı, Genel Başkan’ın söylediklerine uymak durumundadır.” Kılaçdaroğlu cephesinden Aydın milletvekili Hüseyin Yıldız da, CHP liderinin konuşup konuşmayacağına ilişkin, “Tabii konuşacak” diye cevap verdi. Yıldız, Kılıçdaroğlu’nun “kürsüye çağırılmayacağı” iddiasına yönelik ise “Öyle bir şey olmaz, merak etmeyin” ifadesini kullandı.
ÖZEL ‘BİR BÖLEN’ OLACAK
Konuya ilişkin Akit’e değerlendirmede bulunan eski CHP’li Devlet Bakanı Mehmet Sevigen, şunları söyledi: “Özgür Özel krizi gittikçe tırmandırıyor. Çarpışarak ayrılmak mı istiyor? Partiye günah. Buna büyük emek verdi. Genel başkan yardımcısı, grup başkanı yaptı. Eğer mağduriyet yapayım diyorsa yazık. Bir uzlaşma isteyen adam böyle bir duruma düşer mi? Demek ki uzlaşmak istemiyor. Onun için de yapacak bir şey yok. Bir parti kendini koruyacaktır, mekanizmasını işletecektir. Kendisini attırmak istiyorsa, çarpışarak ayrılmayı düşünüyorsa ki bu oraya gidiyor, başka bir şey denilemez buna. İnsanları üzen, insanları yaralayan bir olay. Tutumu parti tarihine kırgınlık olarak geçer, CHP’yi bölen, bu kargaşayı yapmış biri olarak geçer. Yaptıklarında tarihe o kadar çok geçecek konular var ki. Bekleyelim de görelim.”
YENİ BİR DARBE PEŞİNDELER
Eski CHP’lilerden eski AK Partili Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan da şunları dile getirdi: “Burada iki tane niyet vardır. Birinci parti kuracaklar, Ekrem İmamoğlu çok sıkıştırıyor ‘Parti kurun’ diye. Ayrılıp parti kurarlarsa zor durumda kalacakları düşüncesiyle ‘Bizi ihraç etsin, bizi dışlasın. Parti kurmaya yolumuz açılsın.’ İkincisi asıl daha önemli olan ise birileri bu FETÖ kanadı mı olur başka biri mi olur Özgür Özel’in kulağına bir şeyler üflemiş. Özel bu ülkede darbe peşinde. Yani yeni bir darbe yaptırmak istiyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın ayağına pranga takmak istiyor. Dolayısıyla bu olayları küçümsememek lazım. Özel bu kadar cesur değil, davranamaz. Konuşmalarına bakın, yaptıklarına bakın; FETÖ’nün 15 Temmuz öncesi adamlarının konuşmasına benziyor. Dolayısıyla ülkemize yönelik bir operasyon var. Bu operasyonun birinci ayağı Ekrem’le Özgür’dür. Bunlar FETÖ’nün uyuyan yeni hücreleridir. Bunlar yeniden ortaya çıktılar, son şanslarını deniyorlar. Bunlar İngilizlerle, kendi üst akıllarıyla beraber hareket ediyorlar. Son şanslarını deneyecekler, intihar komandosudur. Çünkü bu kadar hukuk tanımazlık, devlete meydan okuma böyle bir şey mümkün değil.”