Ana içeriğe geç

Yargıtay'dan 'şirket telefonu' konusunda emsal karar

Yargıtay'dan çalışanların dijital mahremiyetini yakından ilgilendiren dikkati çeken bir karar çıktı. Çalışanın lehine verilen kararı yorumlayan SGK uzmanı İsa Karakaş, "İşçiye tahsis edilen telefon, tablet ya da bilgisayarlar "şirket mülkü" olsa dahi, işçinin şahsî yazışmaları Anayasal koruma altındaki 'Özel Hayatın Gizliliği' kapsamındadır" dedi.

Yargıtay'dan 'şirket telefonu' konusunda emsal karar
Birgün
16

SGK uzmanı İsa Karakaş, çalışanların dijital mahremiyetini yakından ilgilendiren emsal kararı köşesine taşıdı.

İsa Karakaş'ın Türkiye gazetesindeki köşe yazısında detaylarını paylaştığı hukuk sürec, bir şirkette yaklaşık beş yıl boyunca mühendis olarak çalışan bir işçinin açtığı davayla başladı.

Çalışan, ünvanı dışındaki işlerin kendisine zorla yaptırıldığını ve hak ettiği primlerin ödenmediğini belirterek şikayetçi oldu. İş sözleşmesini haksız yere fesheden işveren yetkilileri, mühendisin kullanımında olan ve içinde şahsi bilgilerinin yer aldığı şirket telefonuna zorla el koydu. Kişisel verilerini silmesine dahi müsaade edilmeyen işçinin tüm mesajları izinsizce okundu.

İşçi, kıdem, ihbar, yıllık izin ve prim alacaklarının yanı sıra kişiliğine saldırı yapıldığı gerekçesiyle manevi tazminat talebinde bulundu.

Karakaş yazısınında hukuki süreci şöyle anlattı:

YEREL MAHKEME KARARI

"Dosyayı önüne alan yerel mahkeme hâkimi, çarpıcı bir gerekçeyle işverenin tüm savunmasını yerle bir etti. Mahkeme; işçinin mesajlarında ne yazarsa yazsın, o mesajların elde ediliş biçiminin hukuku kirlettiğini vurguladı: 'Bir cihazın mülkiyetinin işverende olması, işverene o cihazı kullanan insanın özel hayatını dikizleme, şahsî mesajlarını okuma ve bunları tutanak altına alma hakkı vermez. İşveren, özel hayatın gizliliğini açıkça ihlal etmiştir. Hukuka aykırı şekilde elde edilen WhatsApp mesajları fesih gerekçesi yapılamaz. Bu nedenle fesih haksızdır!' Mahkeme işçinin tüm tazminatlarını kabul ederken, maruz kaldığı bu "dijital röntgencilik" ve ağır baskı nedeniyle işvereni manevi tazminat ödemeye de mahkûm etti.

İSTİNAF BAŞVURUYU REDDETTİ

İşveren, yerel mahkemenin bu kararını hazmedemeyerek istinaf yoluna başvurdu. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi, yerel mahkemenin kararının hem usul hem de esas yönünden kusursuz olduğuna hükmetti. İşverenin istinaf başvurusunu esastan reddederek, işçinin mahremiyet duvarının aşılamayacağını bir kez daha ilan etti.

YARGITAY'DAN İŞVERENİN TEMYİZ İSTEMİNE RET

Şirket vekili şansını son kez Yargıtay’da denedi. Ancak Yargıtay bu sene içinde verdiği kesinleştiği kararıyla tartışmalara tamamen son verdi. Yargıtay, tarafların iddialarını ve ispat kurallarını inceleyerek alt mahkemelerin kararlarını hukuka eksiksiz uygun buldu ve işverenin temyiz istemini reddederek kararı onadı."

KARARIN ANLAMI

"Bu karar, iş hukukunda bazı patronların feodal güç gösterilerine karşı çekilmiş en sert resttir" diyen Karakaş, şunları anlattı:

Siber Mahremiyet Tescillendi: İşçiye tahsis edilen telefon, tablet ya da bilgisayarlar "şirket mülkü" olsa dahi, işçinin şahsî yazışmaları Anayasal koruma altındaki "Özel Hayatın Gizliliği" kapsamındadır.

Hukuksuz Delil Çöp Hükmündedir: İşçinin arkasından iş çevirerek, telefonunu gizlice karıştırarak elde ettiğiniz hiçbir veri (hakaret içerse bile) mahkemede delil olamaz. Hukuk, kirli ellerle getirilen temiz delili kabul etmez.

Röntgenci İşverene Tazminat Cezası: İşçinin dijital verilerini izinsiz incelemek sadece feshi haksız yapmaz, aynı zamanda işçinin kişilik haklarına saldırı sayılır ve işvereni ağır manevi tazminat yükü altına sokar.

Kaynağa Git

İlgili Haberler