Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde (KDC) yayılan Bundibugyo Ebola salgını günden güne büyürken, yardım kuruluşu Oxfam, temiz su ve sanitasyon altyapısındaki çöküş nedeniyle gerçek vaka sayısının resmi rakamların çok üzerinde olabileceğini belirterek, salgında "ilk savunma hattının" çöktüğü uyarısında bulundu.
Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde devam eden Bundibugyo Ebola salgını, ülkenin karşı karşıya olduğu en ciddi sağlık krizlerinden biri haline geldi. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), salgının bu virüs türüyle ilgili şimdiye kadar kaydedilen en büyük salgın olduğunu doğruladı.
AÇIKLANAN RAKAMLARIN ÇOK ÜZERİNDE OLABİLİR
Ancak Oxfam, temiz suya erişimin azalması, hijyen şartlarının kötüleşmesi ve temas takibindeki düşüş nedeniyle gerçek vaka sayısının açıklanan rakamların çok üzerinde olabileceği uyarısında bulundu.
TEMİZ SUYA ERİŞİM YOK
Oxfam’ın saha çalışmalarına göre, salgının etkili olduğu Ituri eyaletindeki sağlık merkezlerinin yalnızca beşte biri yeterli temiz suya ulaşabiliyor. Yaklaşık 140 bin kişinin yaşadığı Mongbwalo kasabasında ise halkın sadece yüzde 20’si temiz su kullanabilirken, yüzde 25’i temel sanitasyon ve hijyen hizmetlerine erişebiliyor.
Oxfam Ituri saha müdahale koordinatörü Manel Rebordosa, salgınla mücadelede en önemli araçlardan biri olan su ve hijyen sistemlerinin çöktüğünü belirterek, “Halk sağlığı krizlerinde ilk savunma hattı olan su maalesef mevcut değil” dedi. Bölgede çalışan madencilerin tuvalet ve el yıkama imkanlarının olmaması da virüsün topluluklar arasında daha hızlı yayılma riskini artırıyor.
Demokratik Kongo Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı’nın 13 Haziran verilerine göre ülkede 781 doğrulanmış Ebola vakası ve 181 ölüm kaydedildi. Ancak Bundibugyo türüne karşı onaylı bir aşının bulunmaması, salgınla mücadelede hijyen önlemlerini daha da önemli hale getiriyor.
Temas takibi oranının yüzde 43’e düşmesi de endişeleri artırıyor. Bu oran, 2018-2020 yılları arasındaki Ebola salgınının ilk dönemindeki yüzde 79 seviyesinin oldukça altında kaldı.