Artuklu ilçesi Yaylabaşı Mahallesi'nde güller, gün doğmadan bahçelere gelen kadınlar tarafından özenle toplanarak üretim sürecine hazırlanıyor. 2016 yılında köyüne dönerek projeyi başlattığını belirten Şahin Karademir, 30 yıllık kozmetik ihracatı tecrübesini bölgeye taşıdığını söyledi.

KIRAÇ ARAZİLER ÜRETİME KAZANDIRILDI
Tarıma elverişsiz arazileri teraslama yöntemiyle üretime kazandırdıklarını ifade eden Karademir, "2016'da şu an içinde bulunduğumuz araziyi üçüncü gül bahçemiz yaptım. Ondan önce iki tane daha yaptık. Buraları büyük iş makineleri ile teraslandırdım. Çünkü gerçekten düz olmayan, kıraç yerlerde bu yöntemle araziyi üretime uygun hale getirdik. Ardından güllerimizi ektim ve bu süreçte onuncu yılımızı dolduruyoruz. Hem köydeki insanlarımızı, kadınlarımızı, gençlerimizi hem de çevre köylerden gelen kadınları ve gençleri bu işe dahil ettim, istihdam oluşsun diye projeyi başlattım. Şu an gördüğünüz gibi insanlar bahçenin içinde çalışıyor" dedi.

YÜZLERCE VATANDAŞ DÖNEMSEL OLARAK İSTİHDAM EDİLİYOR
Karademir, susuz tarım modeliyle bölgede suyun önemine dikkat çekmek ve ekosistemi canlandırmak amacıyla projeyi hayata geçirdiğini belirtti. Suyun tüm dünyada önemli bir sorun olduğunu, ancak bölge açısından daha kritik bir öneme sahip bulunduğunu ifade eden Karademir, 2016 yılında Mardin'in Yaylabaşı Mahallesi'nde doğal ve organik üretim hedefiyle gül bahçelerini kurduğunu söyledi.

Şu anda yüzlerce kişinin dönemsel olarak projede çalıştığını aktaran Karademir, "Güller sabahın erken saatlerinde toplanmaya başlanıyor. Kadınlarımız hem köyümüzden hem çevre köylerden geliyor ve gülleri topluyor. Ardından köyümüzde kurduğumuz distilasyon tesisinde geleneksel yöntemlerle bu ürünlerin damıtmasını yapıyoruz. Japonya'dan da daha önce çalıştığımız müşterilerimiz buraya gelerek hem gül bahçelerimizi hem de distilasyon alanlarımızı ziyaret etti. Bu da bizim ekosistem, susuz tarım ve turizm açısından planladığımız önemli bir adımdı" diye konuştu.

ROSA DAMASCENA GÜLÜ KATMA DEĞER SAĞLIYOR
Karademir, Rosa Damascena gülünün Mezopotamya'da binlerce yıllık bir geçmişe sahip olduğunu belirterek, bu türü yeniden bölgeye kazandırdıklarını söyledi. Kozmetik sektörünün temel hammaddelerinden biri olan gülden gül suyu ve gül yağı elde edildiğini ifade eden Karademir, özellikle büyük kozmetik firmalarının parfümlerinde kullanılan gül yağının oldukça değerli olduğunu dile getirdi. Karademir, yaklaşık 4 ton gülden 1 kilogram yağ elde edildiğini, ürünün kokusu ve kalıcılığının ise yüksek olduğunu belirtti.

KADINLAR İŞLERİNDEN MEMNUN
Bahçede çalışan kadın işçiler de projeden memnun olduklarını belirtti. Leyla Kalın, sabah erken saatlerde çalışmaya başladıklarını ifade ederek, "Sabah saat 4.30'da gelip gülleri topluyoruz. İşimizden memnunuz. Bize bu imkanı sağlayan Şahin Karademir'e teşekkür ediyoruz'' şeklinde konuştu.

Serçem Kalın ise çalışmayı sevdiklerini vurgulayarak, "Sabah 04.30'da işe başlıyoruz. İşimizi seviyoruz, bize iş imkânı verdiği için çok teşekkür ederiz'' dedi.
