Ana içeriğe geç

Milyonlarca İstanbullunun adresini o belirledi: Ölüm yıl dönümünde Osman Nuri Ergin'i hatırlayalım

Saliha Deren yazdı...

Milyonlarca İstanbullunun adresini o belirledi: Ölüm yıl dönümünde Osman Nuri Ergin'i hatırlayalım
Odatv
16

İstanbul'da sokak isimlerinin nereden geldiğini, neden Dede Korkut Sokak, neden Kırkambar Sokak, neden Demirci Osman ya da Duacı Sokak adı verildiğini hiç düşündünüz mü…

İstanbul'da her gün önünden geçtiğimiz binlerce sokağın adı, Cumhuriyet'in ilk yıllarına kadar başkaydı. Yeni isimlerin önemli bir kısmını seçen kişi ise hem arihçi, hem eğitimci hem de belediyeci olan Osman Nuri Ergin idi.

Adı en çok şehir tarihi çalışmalarıyla anılan Osman Nuri Ergin, aslında İstanbul'un gündelik hayatına en çok dokunan isimlerden biri. Zira yaklaşık bir asır önce yaptığı çalışma sayesinde milyonlarca İstanbullunun adresi bugünkü biçimini aldı.

Sokak isimlerinin öncesini, neden ve nasıl değiştiğini anlamak için 64 yıl önce aramızdan ayrılan Osman Nuri Ergin’i biraz daha yakından tanımakta fayda var:

1883 yılında İstanbul'da doğan Ergin geçim sıkıntısı nedeniyle öğrenimini sürdürürken çalışmaya başladı. Genç yaşta devlet memurluğuna girdi ve uzun yıllar İstanbul Şehremaneti*nde görev yaptı. Evrak tasnifi, yazışmalar ve belediye kayıtları arasında geçen meslek hayatı, onu zamanla İstanbul'un geçmişine tutkuyla bağlanan bir araştırmacıya dönüştürdü. Binlerce resmi belge üzerinde yaptığı incelemeler, ileride yazacağı şehir tarihi çalışmalarının da temelini oluşturdu.

*İstanbul Şehremaneti, bugünkü İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin Osmanlı dönemindeki adı.

Memurlukla yetinmedi. Darüşşafaka'da, Vefa Lisesi'nde ve Amerikan Kız Koleji'nde öğretmenlik yaptı. Belediye memurlarına belediyecilik anlattı, gece okullarında Türkçe, tarih, edebiyat ve sosyoloji dersleri verdi. Harf Devrimi'nden önce yıllarca kullanılan 'Kolay Elifba' adlı kitabı hazırladı. İstanbul Şehremaneti Mecmuası'nı yayımladı, Atatürk Kitaplığı'nın kuruluşunda görev aldı ve ömrü boyunca belediyecilikten eğitim tarihine, tasavvuftan şehirciliğe kadar 160'ı aşkın eser kaleme aldı.

Onu İstanbul tarihinin en önemli isimlerinden biri yapan çalışma 1927 yılında başladı:

Cumhuriyet yönetimi ilk genel nüfus sayımına hazırlanıyordu. Fakat İstanbul'da büyük bir adres karmaşası vardı. Aynı isimde çok sayıda sokak bulunuyordu, buna karşılık bazı sokakların adı yoktu.

Sağlıklı bir sayım yapılabilmesi için şehrin sokaklarının belirlenmesi, adlandırılması ve haritalandırılması gerekiyordu.

İşte bu görev Osman Nuri Ergin'e verildi.

Ergin ve ekibi beş ay gibi kısa bir sürede yaklaşık 6 bin 214 sokağın adını yeniden düzenledi. Bu düzenlemeyi otuz sekiz haritadan oluşan ‘İstanbul Şehri Rehberi’ izledi. 1934 yılında yayımlanan eser, İstanbul'un ilk kapsamlı şehir rehberi olarak kabul edildi. Ergin bu çalışma için mahalle mahalle, sokak sokak dolaşmış, kenti adım adım kayıt altına almıştı…

Milyonlarca İstanbullunun adresini o belirledi: Ölüm yıl dönümünde Osman Nuri Ergin'i hatırlayalım - Resim : 3Milyonlarca İstanbullunun adresini o belirledi: Ölüm yıl dönümünde Osman Nuri Ergin'i hatırlayalım - Resim : 4

SOKAK İSİMLERİ NEDEN DEĞİŞTİRİLDİ

Resmi belgelerde sokak isimlerinin değiştirilmesi amaçları olarak aynı isimlerin yarattığı karışıklığı ortadan kaldırmak; gülünç, müstehcen ya da tekrar eden adları değiştirmek olarak görülüyor. Bu kapsamda Pişmişoğlu Sokak'ın adının Çevirmeci Sokak'a, Aygır Oğlu'nun adının Duacı Sokak'a, Ahır Sokak'ın ise Eski Zaman Sokak'a çevrildiğini görüyoruz. Meyhane, Yeni Meyhane ve Meyhaneler adlarını taşıyan sokakların Bade, Meşrubat, Üzüm Özü, Üzüm Kızı ve Balıkhane gibi isimler aldığı bilgisine ulaşıyoruz.

Dönemin belediye encümeni raporlarında yeni isimler seçilirken "Türk kamusu, Türk tarihi, Türk an'anesi ve halk dili"nin esas alındığı açıkça belirtiliyor. Encümen, listelerde bulunmayan yüzlerce yeni adı da özellikle Türk tarihi, Türk edebiyatı, Türk musikisi ve Türk dili içinden seçerek eklediğini ifade ediyor.

Milyonlarca İstanbullunun adresini o belirledi: Ölüm yıl dönümünde Osman Nuri Ergin'i hatırlayalım - Resim : 5

Bu yaklaşım, İstanbul'un çok kültürlü geçmişini yansıtan çok sayıda sokak adının değiştirilmesiyle sonuçlandı. Aya Kiryaki'nin adı Eflaki Dede, Aya Dimitri'nin adı Kırkambar Sokak, Ayazma Sokak'ın adı Melek Şah Sokak oldu. Demirci Oskiyan, Demirci Osman'a; Sulu Manastır, Marmara'ya; Karabet Kalfa ise Kurt Çelebi Sokak'a dönüştürüldü.

Yapılan akademik çalışmalar içinde ‘Kilise’ geçen 40, ‘Aya’ geçen 18 ve ‘Ayazma’ geçen 22 sokağın adı tamamen değiştirildiğini gösteriyor.

Dimitri Adalı'nın yerini Adalı Fettah, Edirneli Artin'in yerini Ahmet Dayı, Papas Mihal'in yerini Dede Korkut Sokak aldı. Yazmacı Karabet, Yazmacı Bayram'a; Terzi Hayim ise Terzi Kasım'a dönüştürüldü.

Osman Nuri Ergin hayatı boyunca belediyeciliği yalnızca altyapı ya da idari bir iş olarak görmedi. Şehirlerin hafızasının korunması gerektiğini savundu; İstanbul'un tarihini, kurumlarını, eğitim hayatını ve kültürünü kayıt altına almak için onlarca eser verdi.

Bugün onun adı geniş kitleler tarafından çok bilinmese de İstanbul'da her gün gördüğünüz, önünden geçtiğiniz binlerce sokak tabelasında bıraktığı izin yaşadığı söylenebilir.

Saliha Deren

Odatv.com

Kaynağa Git

İlgili Haberler