Ana içeriğe geç

CHP’li Tanrıkulu'ndan 'çerçeve yasa' çağrısı: 'Halkın beklentilerini bu kez de boşa çıkarmayın'

CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, "çerçeve yasa"nın TBMM tatile girmeden çıkarılması çağrısında bulundu. Tanrıkulu, yasanın gecikmesinin sürece olan güveni zedelediğini belirterek, "Halkın beklentilerini bu kez de boşa çıkarmayın" dedi.

CHP’li Tanrıkulu'ndan 'çerçeve yasa' çağrısı: 'Halkın beklentilerini bu kez de boşa çıkarmayın'
Evrensel
16

Diyarbakır — CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, "Çerçeve Yasa'nın TBMM’nin tatile girmeden çıkarılması çağrısında bulunarak, "Bakın Diyarbakır'ın meydanındayız. Burada yürüdüğüm zaman bu meydanda, bu sokaklarda yakamıza yapışıyorlar, 'Neden bu yasayı çıkarmıyorlar? Neden çıkartmıyorsunuz? Neyi bekliyorsunuz? Bu iş artık bitsin.' Bu halkın beklentilerini bu kez de boşa çıkarmayın" ifadelerini kullandı.

PKK’nin 5-7 Mayıs 2025'te yaptığı kongreyle kendini feshetmesiyle somutlaşan çözüm sürecine ilişkin kritik haftaya girildi. DEM Parti İmralı Heyeti’nin Abdullah Öcalan ile İmralı’da yapacakları görüşmede, süreç kapsamında hayata geçilmesi beklenen çerçeve yasayla ilgili değerlendirme yapılması bekleniyor. Öcalan ile yapılacak görüşmenin ardından "Çerçeve Yasa"nın TBMM gündemine geleceği konuşuluyor.

CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, çözüm sürecinde girilen kritik hafta öncesi, ANKA Haber Ajansı'na uyarı ve önerilerde bulundu.

Tanrıkulu, Kürt meselesi Türkiye'de siyasi iktidarlara hukuk dışına çıkma imkanı tanıdığını ve bunu bir siyasi imkan olarak, manipülasyon olarak hep kullanıldığını söyledi. Doğu ve Güneydoğu’da 1990'lı yıllardaki faili meçhul cinayetler, köy yakmalar, zorla göç ettirmeler bu işin zirve noktası olduğuna vurgu yapan Tanrıkulu, "Adalet ve Kalkınma Partisi de 25 yıldır sonuçta iktidarda ve Kürt meselesinin ekmeğini yiyor ve iktidarını hukuk dışına taşımasına ve iktidarda kalmasına aracı olarak görüyor" dedi.

“AKP Kürt sorununu sonlandırmada tereddütlü davranıyor"

Bu nedenlerden dolayı AKP’nin Kürt meselesini, şiddeti sonlandırma noktasında tereddütlü davrandığını kaydeden Tanrıkulu, şöyle konuştu;

"Tereddüt olmasının neden, elindeki bu imkan giderse ne yapacak? Çünkü bütün hukuk dışılığı bugüne kadar şiddet zemini üzerinde oturttu. Bakın aradan geçen zaman süresi yaklaşık bir yıl. Bir yıldan çok daha fazla. Silahlar yakıldı ve örgüt sonuç itibariyle bir yasa çıkmasını bekledi. Benim kişisel görüşüm Adalet ve Kalkınma Partisi'nin, gerçek niyeti, yani bunun yerine yeni bir araç koyamıyor. Toplum manipüle edilecek ve siyasi iletişim bakımından. Yoksa örgüte güvenmediğinden değil.

"Beklenti şu an itibarıyla boşa çıkarılmak üzere”

Bakın Şubat'tan şimdiye kadar geçen süre 6 ay. Tek bir yasal düzenleme olmadığı gibi uygulamada da bu sürece güveni artıracak, rızayı artıracak adımlar da atılmadı. Yani Kürt meselesi sadece şiddetin sonlanması, silahın bırakılması değil, aynı zamanda bir siyasi katılım meselesidir. Demokratikleşme meselesidir. Bunları da yapmadı. Yapmadığı gibi de işte Meclis tatile girecek. Tatilden önce temmuz ayında, işte içinde bulunduğumuz bu günlerde yasanın çıkması beklentisi yaratıldı. O beklenti de şu an itibariyle boşa çıkarılmak üzere. Neden? Meclis’in komisyonlarına gelen herhangi bir yasa teklifi yok. Artı komisyona gelmeden önce de siyasi partilerle bu sürecin ruhuna uygun bir biçimde paylaşılan bir taslak da yok. Yani her şeyin mutlaka her yönüyle kamuoyunda olmasına gerek yok. O bile yapılmadı. Yani komisyonda bulunan siyasi partilere, siyasi partilerin üyelerine bile bir bilgi verilmedi. 'Siz ne düşünüyorsunuz?' diye. O bile yapılmadı."

"Adalet ve Kalkınma Partisi böyle bir aracın, yani şiddeti kullanma aracının ve bu vesileyle hukuk dışına çıkma aracının, baskılama aracının elinden gitmesini istemiyor" diyen Tanrıkulu, şöyle devam etti;

"Uzatmasının nedeni odur. Yoksa örgüte güvenmediğinden değil. Örgüt açık ve net bir şekilde söyledi. 'Ben artık Türkiye'de silahlı bir faaliyet yürütmeyeceğim' dedi. Ama yani demokratik koşulların da oluşması lazım aynı zamanda siyaset için. Türkiye'de siyaset yapanlara baskı var. İşte Cumhuriyet Halk Partisi'nin başına gelenler tam da bu nedenle şimdi bize bu nedenle herhangi bir şey söyleyemiyorlar. Çünkü sürecin başından beri masada oturduk. Somut önerilerimizi söyledik ve yol haritasını ifade ettik CHP olarak. Bize de bir şey söyleyemiyorlar. Yani bu konuda işte 'CHP karşı çıktı, Özgür Özel karşı çıktı' falan diyemiyorlar. O nedenle de süreci uzatmakla, bu beklentileri boşa çıkarmakla uğraşıyorlar.

"Sokak, AKP’ye güvenmiyor"

Bakın Diyarbakır'ın meydanındayız. Burada yürüdüğüm zaman bu meydanda, bu sokaklarda yakamıza yapışıyorlar, 'Neden bu yasayı çıkarmıyorlar? Neden çıkartmıyorsunuz? Neyi bekliyorsunuz? Bu iş artık bitsin. Kimsenin elinde silah kalmasın. Çocuklarımız ölmesin, askerler şehit olmasın. Bu yıkım bitsin, bu huzur ortamı devam etsin.' 15 aydır Türkiye'nin hiçbir yerine bir cenaze gitmedi. Kimse şehit olmadı. Evlatları dağda olanların evlatları, onlardan haber aldılar, sağlıkları konusunda haber aldılar. Dolayısıyla bu sürecin olumlu bir biçimde sonuçlanması lazım ama Adalet ve Kalkınma Partisi süreci uzatarak, tereddütlü davranarak, bu sürece olan güveni en dibe indirmiş durumda. Sokak Adalet ve Kalkınma Partisi'ne güvenmiyor bu konuda. Yeniden bozar diye düşünüyor."

"Süreç şeffaf yürütülmüyor"

CHP olarak, bu sürecin şeffaf yürütülmesi gerektiğine ilişkin çağrısını yineleyen Tanrıkulu, şunları söyledi; "2015'te de bakın yine parlamento üyesiydik. Israrla CHP olarak şunu söyledik: Bir, süreç şeffaf yürütülsün. İki, Meclis zemininde yürütülsün. Bunu söyledik. Ancak ne şeffaf oldu ne de Meclis zemine taşıdı ve süreç bozuldu. Uzadığı için bozuldu aynı zamanda. Şimdi yine uzatarak bu sürecin bozulmasına zemin hazırlıyor Adalet ve Kalkınma Partisi. Ve şeffaf yürütmüyor, bilgi vermiyor. Dolayısıyla buradan, bu meydandan sadece Diyarbakır'ın değil, bölge halkının, Kürtlerin, Türkiye'nin bütün aklı selim insanların sesi şudur ki bu yasanın bir an evvel müzakere edilerek şeffaf bir biçimde Meclis’e gelmesi lazım.

Konuşulması lazım ve bir an evvel çıkması lazım. Meclis tatile girmeden çıkması lazım. Normalde iç tüzük gereğince 1 Temmuz'da kapanması lazımdı. İşte on ikinci yargı paketi geçtiğimiz hafta geçti. Birkaç tane daha görüşülmekte olan yasa var komisyonlarda. Yani ağustosun başı itibarıyla kapanabileceği ifade ediliyor. Dolayısıyla önümüzde iki haftalık bir süre var. Bu iki haftalık sürede Adalet ve Kalkınma Partisi böyle bir teklifi ilk önce komisyonda üye vermiş partilere, sonra meclis komisyonuna getirir mi getirmez mi hemen göreceğiz.

Düşüncem Adalet ve Kalkınma Partisi'nin bu konuda samimi olmadığı yönündedir. Şimdi içeriği konusunda bir bilgi sahibi değiliz. Komisyonlara gelmeden önce en azından komisyona üye vermiş siyasi partilerle yasanın çerçevesi konusunda bir ön müzakere yapılmalıdır. Ama ben Adalet ve Kalkınma Partisi'nin Meclis kapanmadan önce bu yasayı Meclise getireceği konusunda, umutlu değilim. Bu halkın beklentilerini bu kez de boşa çıkarmayın."

Kaynağa Git

İlgili Haberler