Ana içeriğe geç

Diyarbakır’da yurttaşlardan özgürlük ve çözüm çağrısı: Oyalayıcı bir düzenleme değil, herkesi kapsayan, gerçek bir adalet ve özgürlük

Diyarbakır son yılların en kalabalık mitinglerinden birine ev sahipliği yaptı. Mitingde konuştuğumu yurttaşlarsa Meclis’ten çıkması beklenen yasal adımlar öncesinde iktidara net bir mesaj verdi: Oyalama değil, gerçek bir adalet ve özgürlük.

Diyarbakır’da yurttaşlardan özgürlük ve çözüm çağrısı: Oyalayıcı bir düzenleme değil, herkesi kapsayan, gerçek bir adalet ve özgürlük
Evrensel
16

Diyarbakır- Diyarbakır son yılların en kalabalık mitinglerinden birini yaşadı bugün. Türkiye’nin demokratikleşmesinin en önemli ayağının Kürt sorunun çözümü olduğu mesajlarını veren yurttaşlar, barışın da tek seçenek olduğunu yeniden vurguladı.

Basına yansıyan kulis bilgilerinde çerçeve yasanın ekim ayına erteleneceği ve Abdullah Öcalan ile PKK yöneticilerini kapsamayacağı iddiaları miting alanında tepkiyle karşılandı. Alandaki yurttaşlar, sürecin tek taraflı değil, kapsayıcı olması gerektiğinin altını çizerek taleplerini dile getirdi.

“Sürecin kapsamı genişletilmeli”

Gazetemize konuşanbir yurttaş, sürece dair endişelerini şu sözlerle aktardı: “Önder Öcalan ve yönetici kadronun kapsam dışında bırakıldığı bir düzenlemeyi çözüm olarak kabul etmemiz mümkün değil. Süreç, başından beri tek taraflı yürütülüyor. Bugün buradaki bu kalabalık, sadece bir çağrı üzerine değil, Sayın Öcalan’ın fiziki özgürlüğü için bir araya gelmiştir.”

Annelerin tek dileği barış

Barış talebini dile getiren bir anne ise cezaevindeki siyasetçilerin durumuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Artık Selo Başkan’ın (Demirtaş) özgürlüğünü istiyoruz. Biz anneler olarak ne gerillanın ne askerin ne de polisin ölümünü istiyoruz; hepsi bu ülkenin evladı. Çocuklarımızı, siyasetçilerimizi bıraksınlar ki bu topraklara rahatlık gelsin. Yeter artık, bu gençler cezaevinden çıksın.”

“Siyasal çözüm ve hukuk devleti şart”

Sürecin teknik ve demokratik boyutunu vurgulayan bir diğer yurttaş ise gerçek bir barış için özgür bir ortamın gerekliliğine işaret etti: “Barış isteniyorsa, Kürt halk önderinin sürece özgür bir ortamda katılması şarttır. Çıkacak yasalar toplumun taleplerine yanıt vermelidir. Türkiye’de gerçek anlamda bir demokrasi ve hukuk devleti oluşmadan barış inşa edilemez. Oyalayıcı bir düzenleme değil, herkesi kapsayan, gerçek bir adalet ve özgürlük olmalı. Muhalefet partileri ve demokratik kurumların dahil edilmediği, operasyonlarla gölgelenen bir süreç sabote edilmiş sayılır.”

“Süreç çok yavaş yürüyor” eleştirisi

50 yıldır süren mücadelenin yarattığı derin toplumsal travmalar ve adalet arayışına dikkat çeken bir anne ise barışın geciktiğini ifade ederek sözlerini şöyle tamamladı: “Bu süreç çok yavaş yürüyor, bozulmasından korkuyoruz. Binlerce kayıp yakını gibi ben de çocuğumun bir mezarı olsun istiyorum. 50 yıldır süren bu mücadelede artık net adımlar atılsın. Bizler, Demirtaş gibi siyasetçilerin özgürlüğünü ve herkesi kapsayan gerçek bir adaleti bekliyoruz. Kimliğimizde dilimizin, kültürümüzün tanınmasını, sürgündeki insanlarımızın yuvasına dönmesini istiyoruz.”

Kaynağa Git

İlgili Haberler