Van Barosu'nun 28 Haziran'da Rojin Kabaiş dosyasından çekildiğini duyurmasının ardından taraflar arasındaki tartışma sürüyor.
Ekim 2024'te dosyayı takibe başlayan Baro, son kararına gerekçe olarak, Rojin Kabaiş'in ailesiyle, "sağlıklı iletişim ve koordinasyonun sürdürülememesini" gösterdi.
Rojin Kabaiş'in babası Nizamettin Kabaiş ise Van Barosu Başkanı Sinan Özaraz'ın "dosya ile ilgilenmediğini ve delillerin karartılmasına göz yumduğunu" iddia etti.
Sinan Özaraz iddiaları reddediyor.
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi 21 yaşındaki Rojin Kabaiş, 27 Eylül 2024 tarihinde kaldığı KYK yurdundan ayrıldıktan sonra kaybolmuştu.
18 gün süren aramaların ardından, Kabaiş'in cansız bedeni 15 Ekim 2024'te Van Gölü kıyısında bulunmuştu.
Olayın başından bu yana resmi makamlar ile aile ve kamuoyu arasında "intihar mı, cinayet mi?" tartışması ve hukuki süreç devam ediyor.
Peki Van Barosu'nun dosyasından çekilmesiyle süreç neden bu noktaya geldi, bundan sonra ne olacak?
BBC Türkçe, Nizamettin Kabaiş ve Sinan Özaraz ile konuştu.
Baba Kabaiş: 'Baro Başkanı dosyadaki iddiaların peşine düşmedi'
Rojin Kabaiş'in babası Nizamettin Kabaiş, Van Barosu'nun dosyadan çekilmesini "yerinde bir karar" olarak nitelendirdi.
Nizamettin Kabaiş, Van Barosu Başkanı Sinan Özaraz'ın "dosyadaki iddiaların peşine düşmediğini" savundu.
Kabaiş, 6 Mayıs'ta Adalet Bakanı Akın Gürlek ile yaptıkları görüşmede telefon sinyallerine ilişkin inceleme başlatılacağının bakan tarafından kendisine iletildiğini aktardı.
Bunun üzerine soruşturmanın hangi aşamada olduğunu öğrenmek için Sinan Özaraz'ı aradığını ancak "iki gün boyunca yanıt alamadığını" öne sürdü.
Van'a giderek Sinan Özaraz ile yüz yüze görüştüğünü belirten Kabaiş, görüşmede "gerginlik yaşandığını" söyledi.
Özaraz'ın "İki yıldır bu dosyaya emek veriyorum, size hizmet ediyorum" dedikten sonra, "Tüm zamanımı sana ve bu dosyaya ayıramam" diyerek kendisini terslediğini iddia etti.
Kabaiş ayrıca kızının kaybolduğu saatlerde bölgede görüldüğü belirtilen beyaz araç ve Rojin'in bedeninde tespit edilen iki ayrı DNA'nın "önemli deliller olduğunu ancak bunların takibinin yapılmadığını" savundu.
Baro Başkanı Özaraz: 'Güven ilişkisi bozuldu, vekaletin devamı doğru değildi'
Van Barosu Başkanı Sinan Özaraz ise Nizamettin Kabaiş'in iddialarını reddetti.
Sinan Özaraz, "Arada irtibat ve güven bozulmuşsa, bu ithamlardan sonra vekalet ilişkisinin bitmesi gerekiyordu" dedi.
Hem aile hem avukat hem de dosyanın "selameti" açısından doğru bir karar aldıklarını belirten Özaraz bunun "kurumsal bir geri çekilme anlamına gelmediğini" belirtti.
Baro olarak kadın haklarına ve kadın cinayetlerine hiçbir zaman bireysel yaklaşmadıklarını vurgulayan Özaraz, Van Barosu'nun dosyayı kurumsal kimliğiyle takip etmeyi sürdüreceğini belirtti.
Van Barosu, önümüzdeki hafta Rojin Kabaiş dosyasında gelinen noktaya ilişkin hazırladığı raporu kamuoyuna açıklayacak.
Van Barosu ne demişti?
Van Barosu, 28 Haziran tarihli yazılı açıklamasında, Nizamettin Kabaiş'in "adalet mücadelesinin yarattığı zorluklara" dikkat çekmiş ve yaşanan sürecin "sağlıklı iletişim ve koordinasyonu güçleştirdiğini" belirtmişti.
Açıklamada, dosyanın bundan sonraki aşamalarında hak kaybı yaşanmaması için dava takip ekibi ile özel vekaletnameyle yetkilendirilmiş avukatların dosyadan çekildiği ifade edilmişti.
Baro, kararın "adalet arayışından geri adım atmak anlamına gelmediğini" vurgulamıştı.
Kabaiş ailesinin yeni avukatı Abdurrahman Karabulut
Van Barosu'nun dosyadan çekilme kararının ardından Kabaiş ailesi, avukatlık görevini Abdurrahman Karabulut'un üstleneceğini açıkladı.
Abdurrahman Karabulut, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Rojin'in hukukunu aramak artık bizlere emanet edilmiştir" dedi ve Diyarbakır Barosu'ndaki meslektaşlarıyla koordineli çalışacağını belirtti.
Karabulut, kamuoyunda "Dedeoğulları Katliamı" davasıyla bilinen dosyanın da avukatlığını yürütmüştü.
30 Temmuz 2021 tarihinde Konya'nın Meram ilçesinde Dedeoğulları ailesinden yedi kişi silahlı saldırı sonucu öldürülmüştü.
Kasım 2022'de sonuçlanan davada Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesi, Mehmet Altun'u yedi kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırmıştı.
Rojin Kabaiş dosyası
Diyarbakır'da yaşayan Rojin Kabaiş, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü birinci sınıf öğrencisiydi.
27 Eylül 2024'te yurttan markete gitmek için çıktı; cansız bedeni 18 gün sonra kilometrelerce uzakta bulundu.
Otopsi raporunda ölüm nedeni "suda boğulma" olarak yer aldı.
İntihar iddialarını reddeden Kabaiş ailesi, soruşturmada "ihmaller" olduğunu savunuyor.
Van ve Diyarbakır Barolarının suç duyurusunun ardından Rojin Kabaiş'in bedeninde iki ayrı erkeğe ait DNA bulunduğu açıklanmıştı.
Bu durum dosyada güçlü bir cinsel saldırı ve cinayet şüphesi doğurmuştu.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, 6 Mayıs'ta Rojin Kabaiş'in babası Nizamettin Kabaiş, annesi Aygül Kabaiş ve ailenin avukatları ile bakanlıkta bir araya gelmişti.
Bakan Gürlek, Rojin Kabaiş'in ölümüyle ilgili olarak Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı'nın devreye girdiğini söylemişti.
Daire Başkanlığındaki çalışanların hepsinin tecrübeli ve ceza hukukunda uzman olduklarını vurgulayan Gürlek, "Devletin bu olayla ilgilendiğini, sonuna kadar gidilmesi gerektiğini ailelerimize hissettiriyoruz" demişti.
Tüm delillerin tekrar inceleneceğini vurgulayan Gürlek, "Rojin hayatının baharında gelecekleri, umutları, hayalleri yarım kalmış bir genç kızımız. Devlet olarak bu işin sonuna kadar üzerine gideceğiz. Üzerimize ne düşüyorsa yapmaya çalışıyoruz" diye konuşmuş ve eklemişti:
"Olay tam belli değil. Cinayet mi, intihar mı? Bunu çözmemiz lazım."