İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Hastanesinde yemek üretim ve servis hizmetlerini yürüten taşeron firma bünyesinde çalışan yaklaşık 100 işçinin iş sözleşmelerinin feshedildiği bildirildi. Evrensel gazetesinin haberine göre, hastane yönetiminin yüklenici firma ile olan sözleşmeyi yenilememesi üzerine dün saat 12.00 itibarıyla iş çıkışları yapılan işçiler, durumdan haberdar olmadan gece geç saatlere kadar firmanın malzemelerinin tahliyesi ve taşınması işlemlerinde çalıştırıldıklarını, ardından işten çıkarıldıklarını öğrendiklerini açıkladı.
İŞÇİLER VE SENDİKALAR GÜVENCELİ İSTİHDAM TALEBİYLE EYLEMDE
İşten çıkarma kararının ardından DİSK’e bağlı Gıda-İş Sendikası çatısı altında bir araya gelen işçiler, hastane önünde protesto eylemi başlattı. Eyleme Sağlık-İş, Dev-Sağlık-İş ve Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) üyesi sağlık çalışanları ile temsilciler de destek verdi. İşçiler; güvenceli, sendikalı ve hukuki haklarının korunduğu koşullarda işe iade edilene kadar mücadelelerini sürdüreceklerini bildirdi.
Protesto alanında açıklama yapan DİSK Gıda-İş Sendikası Genel Başkanı Olcay Özak, taşeron çalışma sisteminin çalışanları güvencesiz bıraktığını ve hak mahrumiyetlerine yol açtığını ifade etti. Özak, firmanın uzun yıllardır hastanede hizmet vermesine rağmen çalışanlara makul bir gerekçe ve ön bildirim sunmadan süreci yürüttüğünü savundu. Hastaneden yemek üretimi ve hizmeti devam ettiği müddetçe mevcut personelin görevine devam etmesi gerektiğini belirten Özak, asıl işveren konumundaki hastane yönetiminin "Sorumluluk firmaya ait" diyerek yasal yükümlülüklerden kaçamayacağını ifade etti. Ayrıca geçmiş dönemde işçilere yönelik mobbing ve kötü muamele iddialarını da gündeme getiren sendika başkanı, çalışma koşullarının iyileştirilmesini talep etti.
İŞ BÖLÜMÜ VE MEVZUAT TARTIŞMALARI
Dev Sağlık-İş Genel Sekreteri ve DİSK Örgütlenme Dairesi Uzmanı Erdoğan Demir ise konunun yasal mevzuat boyutuna dikkat çekerek, İş Kanunu uyarınca asıl işvereninin de taşeron firma ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğunu hatırlattı. Yemekhane personelinin işten çıkarılmasının ardından, yemek dağıtım hizmetlerinin hastanedeki diğer sağlık işçilerine devredildiğini kaydeden Demir, bu durumun hem iş tanımlarına uymadığını hem de hijyen ve kamu sağlığı açısından risk teşkil edebileceğini belirtti. Demir, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkililerini göreve çağırarak sürecin takipçisi olacaklarını ifade etti.
Sözleşmelerinin feshini ve hastane yönetiminin kendileriyle muhatap olmamasını protesto eden işçiler, hastane kampüsü içerisinde bir yürüyüş gerçekleştirdi. Zaman zaman hastane güvenliği ile sloganlar ve yürüyüş güzergahı nedeniyle karşı karşıya gelen işçilere, bazı sağlık personeli de alkışlarla destek verdi. Yürüyüşün ardından grup, Dekanlık binası önünde bekleyişine devam etti.
ÇALIŞMA KOŞULLARI VE ÜCRET TALEPLERİ
Açıklamalarda bulunan işçiler, asgari ücret sınırında ve zorunlu fazla mesai usulüyle çalıştıklarını, daha önce taahhüt edilen yüzde 30’luk primlerin gerekçe gösterilmeksizin yüzde 15’e düşürüldüğünü iddia etti. Banka promosyonlarının ödenmediğini, bordrolardaki kesintiler hakkında ise net bir bilgilendirme yapılmadığını savunan çalışanlar, taşeron sistem nedeniyle güvencesiz bırakıldıklarını aktardı.
Yaklaşık 20 yıldır aynı iş yerinde görev yaptığını belirten bir kadın işçi, hastanenin yüklenici firmalarla çok kısa süreli sözleşmeler imzaladığını, bu süreçte firmaların isim değiştirdiğini ancak çalışma koşullarının iyileşmediğini ifade ederek, günübirlik sigorta giriş-çıkışları yapıldığını ileri sürdü. İşçiler, kalıcı ve güvenceli bir istihdam modeli sağlanana kadar sendikal mücadeleye devam edeceklerini belirtti.
Odatv.com