İREM CEYLİN DEMİRCAN / İZMİR
Türkiye'nin geleneksel ihraç ürünleri arasında yer alan çekirdeksiz kuru üzümde Avrupa pazarındaki talep daralması ihracat rakamlarına yansıdı. Ege Bölgesi'nden gerçekleştirilen çekirdeksiz kuru üzüm ihracatı yılın ilk dokuz ayında miktar yüzde 14, döviz geliri ise yüzde 18 düştü. Sektörün en önemli pazarları arasında bulunan Almanya, Hollanda ve İngiltere'ye yapılan ihracattaki düşüş dikkat çekerken, ihracatçılar artan küresel rekabetin satışları olumsuz etkilediğine işaret etti.
"Yeni hedef pazarlarımız var”
Üretim maliyetlerindeki artış nedeniyle önemli pazar kayıpları yaşandığını belirten Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Gabay, “Özellikle en büyük pazarlarımız olan Almanya, Hollanda ve İngiltere'de kayıplar yaşadık. Türkiye'nin pahalı kalması nedeniyle bu pazarlarda rakip ülkelere yönelim oldu. Özbekistan, Çin ve Güney Afrika en önemli rakiplerimiz. Güney Afrika son zamanlarda da fiyat avantajıyla en güçlü rakiplerimizden biri haline geldi. Rakip ülkelerin fiyat politikaları Türkiye'nin rekabet gücünü zayıflattı" dedi. Yaşananlar nedeniyle yeni pazar arayışlarının olduğunu söyleyen Gabay, "Uzak Doğu ve Hindistan gibi yeni pazarlara yöneliyoruz. Bu pazarlarda bazı dezavantajlarımız bulunsa da devlet destekleriyle daha güçlü bir konuma gelmeyi hedefliyoruz. Yeni sezondan içinse umutluyuz ve güzel bir rekolte bekliyoruz” diye konuştu.
Özgür: “Rekolte kaybı ve maliyet artışı ihracatta rekabet gücünü zorluyor”
İklim kaynaklı rekolte kayıplarının ihracata doğrudan yansıdığını belirten Türkiye Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Şemsettin Özgür, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Geçtiğimiz sezon yaşanan rekolte düşüşü nedeniyle ihracatımızda gerileme oldu. Rekolte azaldığında ürün fiyatları yükseliyor, buna bir de makroekonomik gelişmelerden kaynaklanan maliyet artışları eklenince uluslararası pazarlarda rekabetçi fiyat oluşturmakta zorlanıyoruz. Fiyatlarımızın rakip ülkelere göre yüksek kalması nedeniyle bazı pazarlarda müşteri kayıpları yaşadık. Özellikle Çin ve Özbekistan'ın daha uygun fiyatlarla ürün sunabilmesi, alıcıların bu ülkelere yönelmesine neden oluyor. Aradaki fiyat farkının açılması Türkiye'nin rekabet gücünü zayıflatıyor ve pazar kayıplarını beraberinde getiriyor. Geçen yıl sektör açısından oldukça zorlu bir dönemdi. Ancak bu sezon üzümde daha yüksek ve kaliteli bir rekolte bekliyoruz. Elimizde yeterli hammadde olduğu takdirde kaybettiğimiz pazarlarda yeniden güçlenmek ve ihracatımızı artırmak için yoğun çalışma yürüteceğiz. Bunun yanında mevcut pazarlardaki konumumuzu korurken yeni pazar arayışlarımızı da sürdürüyoruz.”