Ana içeriğe geç

TKP Genel Sekreteri Okuyan: 'Karşımızda korkmaya ve dağılmaya mahkûm bir güruh var'

NATO Zirvesi'nin ardından Ankara'da düzenlenen etkinlikte konuşan TKP Genel Sekreteri Okuyan, “Karşımızda korkmaya ve dağılmaya mahkûm bir güruh var” dedi. Okuyan "Eğer Türkiye'yi sömürüden, emperyalizmden arındırırsak zincirleme reaksiyon olur, burası kritik ülke, burası bereketli topraklar" diye konuştu.

TKP Genel Sekreteri Okuyan: 'Karşımızda korkmaya ve dağılmaya mahkûm bir güruh var'
12 Punto
16

Türkiye Komünist Partisi (TKP), NATO Zirvesi için başkentte oluşturulan ablukayı delerek 5 Temmuz'da Kızılay'a yürüyen yurtseverlerin ve komünistlerin iradesini yükseltmek ve zirvenin sonuçlarını konuşmak için bugün Ankara’da bir buluşma düzenledi.

Makina Mühendisleri Odası Kültür Merkezi’nde yüzlerce Ankaralı’nın katılımıyla gerçekleşen etkinlikte açılış konuşmasını yapan TKP Ankara İl Başkanı Banu Ünver, bugün Türkiye’de her şeye rağmen sokağa çıkmanın, Ankara’da NATO için OHAL ilan edilmesine rağmen sokaklara dökülen yurtseverlerin boyun eğmeyen direncinin önemini vurguladı.

NATO tarihi hakkındaki sinevizyon gösteriminin ve ardından gelen "Bir gün daha bekleme, TKP’ye katıl" çağrısının sonrasında TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan bir konuşma yaptı.

“ISRARLARIMIZ OLMASA ANKARA’DAKİ ZİRVEYİ DÜĞÜN DERNEK DAVUL ZURNAYLA YAPACAKLARDI”

Ülkenin NATO karşısında boyun bükmesine itiraz eden ve Ankara'da sokağa çıkan komünistlere teşekkür ederek sözlerine başlayan Kemal Okuyan, "Bugün NATO'nun neden dünya ve Türkiye için güncel ve büyük bir tehlike olduğunu konuşmak için bir araya geldik. Ankara’daki zirveyi ve sonucunu konuşmak için buluştuk. NATO'yu ve NATO'nun arkasındaki güçleri konuşmak için buradayız" diyerek sözlerine başladı. Önümüzde çok zorlu mücadeleler olduğunu, bugünlerde atılan en küçük adımların dahi gelecekteki büyük gelişmelerin belirleyicisi olacağını ifade eden Okuyan şunları söyledi:

“Bugün NATO Türkiye ve dünya açısından önemli bir örgüt ve buna rağmen az konuşulan bir örgüt. Bu zirve meselesi ile tekrar gündeme geldi. Ama biz yıllardır NATO'nun gündem olması için mücadele ediyoruz ama muazzam bir ilgisizlik var toplumda. Nasıl becerdiler bunu? NATO denilen olguyu nasıl böyle doğal bir hale getirdiler, bunun tarihine bakmak lazım. Türkiye siyasetinin bugün ana akımı olan bütün siyasi hareketler tarihten bugüne NATO'yu Türkiye'ye doğal ve vazgeçilemez bir savunma örgütü olarak tanımladı. Milliyetçiler, İslamcılar, muhafazakarlar, hatta bir kısım solcular da bunu yaptılar. Bazen aykırı durmak, ses çıkarmak bile önemlidir. Bazen hiç duyulmaz sesiniz ama bir yerlerde yankılanır. Israrla gündemde tutmak gerekir bazı şeyleri. Bugün bizim ısrarlarımız olmasa Ankara'daki zirveyi düğün dernek davul zurnayla yapacaklardı."

'YASAKLARIN ASIL SEBEBİ NATO'NUN KONUŞULMASINI ENGELLEMEK'

Eylemlerin neden yasaklanmak istendiğine değinen Okuyan, "Neden yasaklamak istediler? Çünkü birileri kalkıp Türkiye’de on yıllardır devam eden hikayelerin yalan olduğunu söyleyecekti" diyerek yasakların arkasındaki asıl niyetin insanların konuşmasını engellemek olduğunu belirtti. Zirvenin güvenliği bahanesine değinen Okuyan konuşmasına şöyle devam etti:

“Neymiş efendim zirvenin güvenliğiymiş, bunu her türlü sağlarlardı. Ankara'da sıkıyönetim ilan etmenin ya da farklı şehirlerde eylem yasakları koymanın sebebi güvenlik değil. Konuşulmasını engellemek istiyorlar. O yüzden gündemde tutmak zorundayız. Eylemler bunun için önemli. Karşımızdakiler ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar hep şunu hissetmeliler. Biz ne kadar güçlü olursak olalım bir yolunu bulup meydan okuyorlar. Bu hissi vermek zorundayız. Dikensiz bir gül bahçesinde olmadıklarını bildirmek zorundayız. Bunu hissettirdiğimiz ölçüde halkımızda da umut o denli artacaktır. Aslında tarihsel olarak hiçbir önemi olmayan, tarihin akışını değiştirmeyecek bu eylem o kadar fazla kişide ilgi uyandırdı ki TKP’ye çok uzak kişilerde dahi 'helal olsun' dedirten bir etki yarattı. Bu da önemli."

‘TRUMP LAF OLSUN DİYE 'KOMÜNİZM TEHLİKESİ' DEMİYOR, TEHDİT DEĞİL İNSANLIĞIN GELECEĞİYİZ’

Emekçi halkın kendi iradesini eline alıp iktidara yürüyene kadar bazı şeyleri ısrarla vurgulamaları gerektiğini anlatan Okuyan, ABD Başkanı Trump'ın açıklamalarına atıfta bulunarak, "Trump bir duruyor, komünizmden söz ediyor, 'komünizm tehlikesi, komünizmle mücadele etmek zorundayız' diyor. Hani 50 yıl önce Soğuk Savaş dönemi olsa anlarsınız. Ama şimdi neden söylüyor? Laf olsun diye mi? Onlar biliyor ki bu alçak düzen sürdüğü sürece komünistler bir tehdittir. Zayıf olabilirler, bazen geriye çekilebilirler ama bu tehdit her zaman olacak. Biz tehdit değiliz. Biz insanlığın geleceğiyiz. Bunu sürekli hatırlatmak ve insanların umudu kesmesini engellemeliyiz" ifadelerini kullandı.

'KAHRAMANLARA DEĞİL ÖRGÜTLÜ MÜCADELEYE İHTİYAÇ VAR'

Konuşmasında kahraman beklentilerine de yanıt veren Kemal Okuyan, "Kahraman bağımlısı bir toplum yaratıldı, Haluk Levent de bunun ürünüdür dedim, çok tartışıldı. Bizim şunu da anlatmamız gerekiyor. Hiçbir kahraman bizim Ankara’daki arkadaşlarımızın yaptığını yapamazdı" diyerek örgütlü mücadelenin önemini şu sözlerle anlattı:

“NATO'ya, sermayeye, zorbalığa karşı mücadelede bir şeyi hatırlatmak zorundayız. Örgütlü mücadele en kuvvetli mücadeledir. Ortak hareket etme kültürü, ortak irade, örgütlü iradeden büyük güç yoktur. En büyük avantajımız, karşımızdakiler ortak hareket etme kültürüne sahip değiller artık. İstediği kadar paraları, istediği kadar silahları olsun NATO ya da AKP ya da başka partiler, birlikte hareket etme gücüne sahip değiller. Örgütlü mücadelede kahramanlara ihtiyaç yoktur. İhtiyaç olursa da örgütlü mücadele kendi kahramanlarını yaratır zaten. Bunu sürekli canlı tutacağız. Bu bir psikolojik savaştır. Birileri NATO vazgeçilmezdir diyecek, biz NATO eli kanlı terör örgütü diyeceğiz. Birileri diyecek ki bu eylemlerden hiçbir şey çıkmaz, biz diyeceğiz ki hayır çok işe yarıyor, bir yerlere yazılıyor, insanların hafızasına ve yüreğine yazılıyor.

Gün gelip bu eylemlerin niteliksel sonuçlara vesile olacağını belirten Okuyan, "O görüntüler ajanslara düştüğünde Türkiye'de on binlerce, yüz binlerce insan keşke ben de orada olsaydım dediler. TKP’li olsunlar olmasınlar. Bundan daha büyük bir şey olabilir mi? O yüzden bu mücadele büyük bir mücadele" diyerek eylemlerin etkisini vurguladı.”

‘MİLYAR DOLARLIK BÜTÇELERLE İNSANLARI ÖLDÜRECEK OYUNCAKLARIN SERGİLENDİĞİ BİR FUAR’

Ankara zirvesinde konuşulanları bir silah pazarlığı olarak nitelendiren Okuyan, "Şimdi bugüne gelelim. Ankara zirvesinde neler konuşuldu ona bakalım. Öncelikle Ankara zirvesi büyük bir fuardır. Büyük bir silah fuarı olarak tarif edilebilir" diyerek şunları kaydetti:

“Şöyle düşünün halkımız pazara çıkar binbir zorlukla filelerin yarısını doldurarak meyve sebze almaya çalışır, bunlar ise milyar dolarlık bütçelerle insanları öldürecek oyuncakları birbirlerine sergilediler ve korkunç bir pasta yarattılar, yeni bütçe belirlendi. Bu bütçeler bugün tüm dünyada daha az eğitim demek, daha az sağlık demek, emeklilere daha az bütçe demek, kamu harcamalarının kısılması demek. Bu kadar basit."

Türkiye'nin silahlanma sürecine ve bunun sonuçlarına da değinen Okuyan, "Savaş bütçelerini yüzde 5'e çıkarmaya çalışıyorlar, bunlar çok büyük rakamlar. Ve bazı ülkelerde eğitime ayrılan bütçe yüzde 2 civarında. Bunun anlamı nedir? Silahlanıyorlar. Türkiye de silahlanıyor. Ve Türkiye son dönemde iddialı bir silah üreticisi haline geldi" dedi.

BOĞAZLAR İÇİN KURULAN NATO KARARGAHI VE YENİ OSMANLICILIK

Kapalı kapılar ardında konuşulan karargah konusuna da dikkat çeken Okuyan, "Şimdi zirvede pek konuşulmadı. Zaten pek çok şey konuşulamadı, kapalı kapılar arkasında yapıldı her şey. İki tane NATO karargahı kuruluyor ülkeye, bir tanesi Boğazlarla ilgili. Şimdi Boğazların güvenliği Türkiye'ye ait. NATO’nun Boğazlarla ilgili karargahı büyük panik yaratması gereken bir konu. Bunu bu ülkenin yönetenleri söyledi" diyerek şunları kaydetti:

“Sonra öğrendik ki Boğazlarla ilgili NATO karargahının arkadaşlar, sorumlu komutanı Türk olacakmış. Yardımcıları ise 32 ülkeden oluşan NATO’nun iki ülkesinden olacakmış. Herhalde Kurtuluş Savaşı'nı bilen herkes bilir ki emperyalistler intikam almak istese Fransız ve İngiliz komutanlar eşlik edecek derdi. İşte bunu büyük bir müjde verir gibi açıkladılar. Türk komutanlara Fransız ve İngiliz komutanlar eşlik edecekmiş. Demek ki neymiş? Tom Barrack’ın cumhuriyet yerine imparatorluk, Osmanlı yakışır güzellemeleri, Milli Eğitim Bakanı’nın ne kurtuluş savaşı, kimden kurtulduk deyip Osmanlı güzellemesi yapması, bunlar NATO projeleriyle bağlantılıymış. Biz yıllardır ne diyorduk AKP’nin stratejik yönelimi Osmanlıcılıktır. Şimdi bunlar diyor ki NATO izin verdiği kadar ya da NATO için Osmanlıcılık."

'KARŞI TARAFIN ZAYIF NOKTALARINA ODAKLANMALIYIZ'

Herkeste var olan karamsarlığa değinen Okuyan, "Arkadaşlar, bu kargaşada, genişleyen NATO'nun olduğu bir dünyada ne yapacağız? AKP yerinden kıpırdamıyor. Bir türlü alt edilmeyen bir hükümet, herkeste bir karamsarlık var. Karamsarlık varsa bardağın dolu tarafına da bakacağız. Nereden bakarsanız oraya odaklanırsınız, orayı güçlendirirsiniz. Bu bardağın dolu tarafı kendi gücümüz müdür yoksa karşı tarafın zayıf noktaları mıdır?" diye sorarak yanıtını şu şekilde verdi:

“Bu bardağın dolu tarafı kendi gücümüzden ibaret değil, gücümüzü hafife almıyorum. Ama kendi gücümüze odaklanırsak muazzam savaş makinasına bakınca çaresiz hissedersiniz. O zaman yapılacak en iyi iş, gerçeklerden kopmadan karşı tarafın zayıf noktalarına bakmak. Nedir karşı tarafın zayıf noktaları? Deli gibi korkuyorlar. Korktukları için ülkede sıkıyönetim ilan ediyorlar. Gerçeklerden korkuyorlar, kendilerinden korkuyorlar. Sürekli şu paylaşım bu paylaşım nedeniyle tutuklamalar. Arkadaşlar, bu başkalarından değil kendilerinden korkunun ürünü. O paylaşımlarda kendilerine dair zayıf başlıkları görüyorlar. Korku dağıtır. Korku insanidir ama aşılamayan korku dağıtır. Karşımızda korkmaya ve dağılmaya mahkum bir güruh var tüm paralarına ve güçlerine rağmen."

Karşı cephenin diğer zayıf noktalarını sıralayan Okuyan, "Kendi aralarındaki sorunları çözemiyorlar çünkü çıkar çatışmaları var. Paranın olduğu yerde anlaşmanın imkanı yoktur. Onların arasındaki gerilimler bizim için iyidir. Karşımızda sürdürülebilir bir sistem yok. Nedir bu istikrar? Dünyadaki ülkelerin bu şekilde devam etmesi, ne Türkiye ne dünya böyle devam edemez. Karşımızda bir akıl yok. Eğer dünyanın en güçlü emperyalist ülkesinin tepesindeki Trump ise, cahil, ahmak, soytarı, tutarsız bir adam var karşımızda, diğerlerinin de çok farkı yok zaten" dedi.

‘BAŞKA ÇARE YOK, HIZLANMAK ZORUNDAYIZ’

Kendilerini hedef alan çıkışlara da yanıt veren Okuyan, "Biri çıktı lak lak ediyorsunuz dedi. Bizim ne yaptığımızı başta anlattık. Gece gündüz son derece zor koşullarda yurttaşların emekçilerin zihnine giren virüslerle uğraşıyoruz. Konuşarak, anlatarak, eylemle. Başka çare yok, hızlanmak zorundayız" dedi ve sözlerini şöyle tamamladı:

“Sevgili arkadaşlar o yüzden kahramanlık meselesine ilişkin bu çıkışa çok fazla destek gelmesi hayra alamettir. Kişilere bağlı olmayan bir siyaset türü var. Bunu anlatmak, göstermek ve çoğaltmak zorundayız. Ondan sonrası çok kolay, bizim karşımızda duramazlar. Ben iddia ediyorum aklın, haklılığın ve örgütlülüğün karşısında kimse duramaz. Hepsi yan yana gelse yine duramazlar. Vaktimiz daralıyor. Tek bir tehlike var. Bu alçaklar biz işimizi yapmadan insanlığı ortadan kaldırabilir. Bu olasılık var diye kafamızı yorganın altına sokmayacağız. Hızlanacağız. Türkiye bu açıdan kritik bir ülke. Eğer Türkiye'yi sömürüden, emperyalizmden arındırırsak zincirleme reaksiyon olur, burası kritik ülke, burası bereketli topraklar. Bu kadar karanlık, bu kadar çürümüş ülkede bu olur mu? Olur. Zaten çürüyen yerden kopar o zincirler. Türkiye'de bu çürüme aynı zamanda bir ayağa kalkışın işareti olabilir. Çünkü insanoğlu topyekün çürümez, çürütemezsiniz. Bir yerde çok çürüme varsa oraya panzehir de bir yerde yerleşiyor, o da örgütlü mücadeledir. Eninde sonunda NATO'ya da, sömürüye de, holdingine de, tarikatına da vız gelir tırıs gider. Biz buradayız!"

Haber Kaynağı : 12punto

Kaynağa Git

İlgili Haberler