Türkiye’nin antik kentleri çoğu zaman kartpostallık manzaralarla tanınıyor, bölgenin derin ve çeşitlilik gösteren doğal güzelliği, binlerce yıllık geçmişe eşlik ediyor. National Geographic için Türkiye'de ziyaret edilmesi gereken 10 antik kenti kaleme alan İstanbul merkezli gazeteci Paul Osterlund, birbirinden farklı uygarlıkların izlerini taşıyan Türkiye'nin tarihine ışık tutuyor.
1. Göbeklitepe

Göbeklitepe’nin keşfi, 1990’larda Türkiye’nin güneydoğusundaki Şanlıurfa ilinde gün yüzüne çıkarıldığında arkeoloji dünyasındaki etkisi de büyük oldu. MÖ yaklaşık 9600 yılına tarihlenen Göbeklitepe, türünün dünyadaki en eski örneği olarak biliniyor. Göbeklitepe, medeniyetin başlangıcının çiftçilik olduğu yönündeki kabulleri tersine çevirirken Osterlund, Şanlıurfa’nın eski şehir merkezinin de keşfedilmeye değer olduğunu tavsiye ediyor.
2. Nemrut Dağı

Adıyaman'da yer alan Nemrut Dağı, 2 bin 134 metreyi aşan yüksekliğiyle gökyüzüne uzanıyor ve önemli bir antik yerleşimi içinde bulunduruyor. Dağın zirvesine yerleşmiş bu alanın, bölgeye MÖ 1. yüzyılda hükmeden Kral Antiochos’un eseri olduğu düşünülüyor. Aradan iki bin yılı aşkın zaman geçse de Osterlund bu heykellerin önemli bir kısmının dikkat çekici bir şekilde günümüze ulaşmıştığını anımsatıyor.
3. Efes

MÖ 10. yüzyıla kadar uzanan geçmişiyle geniş bir alana yayılan Efes Antik Kenti, Türkiye’nin en çok ziyaret edilen ören yerlerinden biri. Efes Antik Kenti'nin erken Hristiyanlık tarihi açısından özel bir yere sahip olduğunu belirten Osterlund, birinci yüzyılda Aziz Pavlus’un üç yıl boyunca yaşadığı kent olarak bilindiğini aktarıyor.
4. Göreme Açık Hava Müzesi

Türkiye’nin merkezinde yer alan Kapadokya, ülkenin en popüler ve en etkileyici destinasyonlarından biri olarak dikkatleri üzerine çekiyor. Bu ün büyük ölçüde manzaraya dağılmış ikonik “peri bacası” kaya oluşumlarına dayanıyor. Osterlund, bölgenin Türkiye’nin en erken Hristiyanlık merkezlerinden biriyle özdeşleştiği bilgisini de veriyor. Kapadokya’da, kökeni 4. yüzyıla kadar uzanan çok sayıda kilise bulunuyor.
5. Yerebatan Sarnıcı

Türkiye’nin en büyüleyici antik kalıntılarından bazıları İstanbul'da yer alıyor. Roma, Bizans ve Osmanlı mirasının iç içe geçtiği tarih dokusuyla İstanbul, neredeyse her köşesinde geçmişinin kapılarını aralıyor. Osterlund, sarnıcın sütun ormanını andıran yapısı ve kökeni hala gizemini koruyan ters Medusa başı kabartmasıyla özellikle dikkat çektiğini ifade ediyor.
6. Pamukkale

"Pamukkale'nin gökyüzü mavisi sıcak su havuzları, katmanlar halinde yükselen bembeyaz travertenlerin arasında yer alarak neredeyse dünya dışı bir manzara oluşturuyor" diyor Osterlund. Pamukkale'nin hemen üzerinde ise MÖ 2. yüzyılda kurulan antik Yunan kenti Hierapolis’in kalıntıları bulunuyor.
7. Ani Örenyeri

Bu antik kentin kalıntıları, kış aylarında karla kaplanan geniş bir platoda yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. Osterlund'a göre Ani’yi ziyaret etmek için en ideal dönemlerden biri aralık ayı olarak görülüyor. Türkiye ile Ermenistan sınırında yer alan Ani, ülkenin en büyüleyici ve en gizemli tarihi alanları arasında sayılıyor.
8. Sümela Manastırı

Trabzon’daki Sümela Manastırı, Türkiye’nin en etkileyici tarihi yapılarından biri. Tarihi 4. yüzyıla uzanıyor. Kuzey Anadolu’nun Pontus Dağları’nda, sarp bir kaya yüzeyine inşa edilen eski bir Rum Ortodoks manastırı aslında. Yüzyıllar boyunca bir ibadet merkezi olarak da hizmet verdi.
9. Akdamar Adası

Akdamar Adası, Türkiye’nin en büyük tatlı su gölü olan Van Gölü’nün ortasında yer alıyor. Osterlund, gölün geniş bir alana yayıldığını, ilk bakışta bir iç denizi andırdığını düşünüyor. Akdamar Adası gri tavşanların dolaştığı sakin atmosferi ve tarihi mirasıyla ilgi odağı oluyor.
10. Konstantinopolis Kara Surları

Beşinci yüzyılda büyük ölçüde İmparator Theodosius tarafından inşa ettirilen Konstantinopolis Kara Surları, dünya tarihinin en önemli savunma yapıları arasında yer alıyor. Osterlund, surların geniş bölümünün hala ayakta olduğunu belirtiyor. Son yıllarda bazı kısımlarının restore edildiğini hatırlatan Osterlund, surların İstanbul'un tarihi yarımadasını neredeyse kesintisiz bir hat boyunca çevrelemeyi sürdürdüğünü söylüyor.