CHP'nin 38. Olağan Kurutlayı hakkında mutlak butlan kararı verilmesi ardından Genel Başkan olarak atanan Kemal Kılıçdaroğlu, salı günü partinin grup toplantısında konuşacağını açıkladı. Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları ardından CHP lideri Özgür Özel de CHP grup toplantısında kendisinin konuşacağını duyurdu. Gözler, 13.30'daki grup toplantısına çevrilirken, vatandaşlar sabah erken saatlerde Özel'e destek için TBMM'ye gitti. Kılıçdaroğlu'nu destekleyenler de alana gidince iki grup arasında tartışma yaşandı. Özel'i destekleyen kişiler TGRT muhabirine saldırırken Kılıçdaroğlu'nu destekleyen kişiler de Sözcü TV muhabirine saldırdı.
Gazetecilere müdahaleye tepki gösteren Bildirici, paylaşımında şöyle dedi:
"Kemal Kılıçdaroğlu destekçileri Sözcü TV muhabirlerine, Özgür Özel destekçileri de TGRT Haber ekibine saldırmış. TBMM önündeki iki saldırı da basın özgürlüğüne müdahaledir. Asla haklı görülemez. Bırakın arkadaşlarımız görevlerini yapsın, serbestçe çalışsın."
Kemal Kılıçdaroğlu destekçileri Sözcü TV muhabirlerine, Özgür Özel destekçileri de TGRT Haber ekibine saldırmış. TBMM önündeki iki saldırı da basın özgürlüğüne müdahaledir. Asla haklı görülemez. Bırakın arkadaşlarımız görevlerini yapsın, serbestçe çalışsın. pic.twitter.com/iOR1xwHaIE
— Faruk Bildirici (@farukbildirici) June 9, 2026
"CHP Genel Merkezi'nde Halk TV, TBMM önünde de Akit TV muhabirlerine müdahale olmuş, ekleyeyim..."
CHP Genel Merkezi'nde Halk TV, TBMM önünde de Akit TV muhabirlerine müdahale olmuş, ekleyeyim... pic.twitter.com/mcx9zDS0yg
— Faruk Bildirici (@farukbildirici) June 9, 2026
"Gazetecilerin Güvenliği Sağlanmalı"
TGC ise yaptığı açıklamada, gazetecilerin görevlerini yaparken fiziksel ya da sözlü saldırıya uğramasının yalnızca bireysel bir hak ihlali değil, aynı zamanda toplumun haber alma hakkına yönelik bir müdahale olduğunu belirtti.
Açıklamada, gazetecilerin siyasi görüşlerinden bağımsız olarak görevlerini serbestçe yapabilmelerinin demokratik bir zorunluluk olduğu vurgulandı. Siyasi aktörlere ve destekçilerine, basın mensuplarının güvenliğini sağlama çağrısı yapıldı.
İşte TGC'nin yaptığı o açıklama:
“Türkiye Gazeteciler Cemiyeti olarak, CHP’ye ilişkin mutlak butlan kararının açıklanmasının ardından tarafların gerçekleştirdiği toplantılar sırasında gazetecilere yönelik müdahalelerin ve saldırıların artmasını basın ve düşünceyi ifade özgürlüğü açısından kaygıyla izliyoruz.
Gazetecilerin haber takibi sırasında fiziksel ya da sözlü saldırılara maruz kalması yalnızca bireysel hak ihlali değil, aynı zamanda toplumun haber alma hakkına ve basın özgürlüğüne yönelik bir müdahaledir.
Basın ve düşünceyi ifade özgürlüğü, demokratik hukuk devletinin temel dayanaklarından biridir. Gazetecilerin çalıştıkları kurum, yayın politikaları ya da dünya görüşleri ne olursa olsun, mesleki faaliyetlerine saygı gösterilmesi ve güvenliklerinin sağlanması ortak bir demokratik sorumluluktur. Haber takibi sırasında gazetecilere yönelik baskı, tehdit, engelleme ve şiddet girişimleri kabul edilemez.
Siyasi partilerin, yöneticilerinin, üyelerinin ve destekçilerinin gazetecilerin görevlerini serbestçe yerine getirebilmeleri için gerekli duyarlılığı göstermeleri; haber takibi yapan basın mensuplarının güvenli çalışma koşullarına sahip olmalarına katkı sunmaları demokratik kültürün önemli bir gereğidir.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti olarak gazetecilere yönelik her türlü şiddet, baskı ve engelleme girişimini kınıyor; basın ve düşünceyi ifade özgürlüğünün korunmasının, toplumun demokratik geleceğinin korunması anlamına geldiğini bir kez daha hatırlatıyoruz. #GazetecilikSuçDeğildir #GazetecilereYönelikSaldırılarSuçtur ”