ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi’nden geçen “Doğu Akdeniz Geçidi Yasası (Eastern Mediterranean Gateway Act)”, Washington’un Doğu Akdeniz’e ilişkin stratejik yaklaşımını ortaya koydu. Tasarı, Doğu Akdeniz’i yalnızca bir enerji havzası olarak değil, Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi’ne alternatif olarak geliştirilen Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru’nun (IMEC) temel geçiş noktalarından biri olarak tanımlıyor. Yasa metninde, “Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi’ne stratejik alternatif olarak Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru geliştirilmelidir.” deniliyor. Metinde ayrıca Doğu Akdeniz’in “stratejik” ve “benzersiz” bir bölge olduğu vurgulanarak, bölgenin Avrupa, Orta Doğu ve Asya’yı birbirine bağlayan kritik bir merkez niteliği taşıdığı belirtiliyor.
Tasarı, ABD’nin bölgedeki enerji, ulaştırma, savunma ve diplomatik işbirliklerini daha ileri seviyeye taşımasını öngörüyor. Metinde, “ABD dış politikasında Doğu Akdeniz’e öncelik vermeli ve bu bölgedeki ülkelerle enerji güvenliği ve savunma işbirliğine odaklanmalıdır.” ifadeleri yer alıyor. Bir başka maddede ise, “Amerika Birleşik Devletleri, IMEC ülkeleriyle çok taraflı stratejik diyalogları kurumsallaştırmalıdır.” deniliyor.
KİLİT ORTAKLAR: İSRAİL, YUNANİSTAN VE GKRY
Tasarıda dikkat çeken noktalardan biri de ABD’nin bölgedeki müttefiklerinin açık şekilde sıralanması oldu. Yasa metninde, “ABD’nin güvenliği için Doğu Akdeniz stratejik ve benzersiz bir bölgedir. Bu bölgedeki kilit ortaklarımız İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs’tır.” ifadeleri kullanılıyor.
Metin boyunca Doğu Akdeniz’in geleceğine ilişkin enerji, ulaştırma, güvenlik ve diplomasi başlıkları ayrıntılı şekilde ele alınırken, Türkiye’nin yok sayılması dikkat çekiyor. Buna karşılık Yunanistan, GKRY, İsrail ve Mısır; IMEC’in Doğu Akdeniz ayağının temel aktörleri arasında gösteriliyor.
Tasarı, Hindistan’dan Körfez’e, oradan da Doğu Akdeniz üzerinden Avrupa’ya uzanacak yeni ekonomik koridorun geliştirilmesini ABD’nin stratejik öncelikleri arasında sayıyor. Böylece Doğu Akdeniz’in, Çin’e karşı geliştirilen yeni küresel ticaret ve ulaştırma hattının merkezlerinden biri haline getirilmesi hedefleniyor.
İBRAHİM ANLAŞMALARINA ATIF
Yasa metni, ABD, Yunanistan, GKRY ve İsrail arasında oluşturulan 3+1 mekanizmasına da özel vurgu yapıyor. Tasarıda, “Yunanistan, Kıbrıs, İsrail ve ABD arasındaki 3+1 diplomatik girişiminin önemi tanınmalıdır.” ifadelerine yer veriliyor.
Metin bununla da yetinmiyor. ABD Dışişleri Bakanlığından Yunanistan, GKRY ve İsrail dışişleri bakanlarıyla yeni 3+1 toplantıları düzenlemesi isteniyor. Tasarı ayrıca Doğu Akdeniz Gaz Forumu’nun (EMGF) desteklenmesini ve ABD’nin forum içindeki rolünü sürdürmesini öngörüyor.
Yasa, son yıllarda Washington’un desteklediği İbrahim Anlaşmaları’na da atıfta bulunuyor. Metinde, “İbrahim Anlaşmaları’nın genişletilmesi politikası, Hindistan, Orta Doğu ve Güneydoğu Avrupa arasındaki entegrasyona rehberlik etmelidir.” deniliyor.
‘GKRY’YE DESTEK ABD’NİN GÜVENLİĞİNE HİZMET EDİYOR’
Tasarıda GKRY’de faaliyet gösteren CYCLOPS güvenlik merkezine de özel yer ayrılıyor. ABD tarafından desteklenen merkez; deniz güvenliği, sınır kontrolü, enerji tesislerinin korunması ve kritik altyapı güvenliği alanlarında faaliyet yürütüyor. Son yıllarda Doğu Akdeniz’de geliştirilen ABD-GKRY güvenlik işbirliğinin önemli unsurlarından biri olarak öne çıkan CYCLOPS’un faaliyetlerinin incelenerek Kongre’ye raporlanması isteniyor.
Metinde, merkezin “bölgesel işbirliği için model” olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilirken, ABD Dışişleri Bakanlığı ile İç Güvenlik Bakanlığına bu konuda ortak çalışma görevi veriliyor.
Yasa ayrıca Biden döneminde GKRY’nin ABD savunma programlarına dahil edilmesini sağlayan düzenlemelere olumlu atıfta bulunuyor. Metinde, “Güney Kıbrıs’a savunma malzemeleri ve savunma hizmetleri sağlanması, ABD’nin güvenliğini güçlendirecektir.” ifadeleri yer alıyor.
ALTYAPI PROJELERİ OMURGA OLACAK
Tasarı, Doğu Akdeniz’deki enerji projelerine de geniş yer ayırıyor. Great Sea Interconnector, Yunanistan-Mısır elektrik bağlantısı (GREGY), Yunanistan-Bulgaristan doğalgaz hattı ve LNG terminalleri stratejik projeler arasında sıralanıyor.
Metne göre söz konusu projeler yalnızca Avrupa’nın enerji güvenliği açısından değil, IMEC’in başarısı bakımından da kritik öneme sahip. Böylece Hindistan, Körfez ülkeleri, Doğu Akdeniz ve Avrupa arasında kurulması planlanan ekonomik koridorun enerji ayağının oluşturulması hedefleniyor.
TÜRKİYE MAVİ VATAN VURGUSUNU SÜRDÜRÜYOR
Komite’den geçen tasarı, son yıllarda güvenlik, enerji ve diplomasi alanlarında şekillenen ABD-Yunanistan-GKRY-İsrail işbirliğini daha kurumsal bir zemine taşımayı hedefliyor.
Türkiye ise Doğu Akdeniz’deki haklarından taviz vermeyeceğini vurgulamayı sürdürüyor.
Türkiye bir yandan Mavi Vatan Doktrini doğrultusunda diplomatik ve hukuki adımlarını sürdürürken, diğer yandan deniz gücünü artırmaya yönelik projelere hız veriyor. Son olarak iki yeni İSTİF sınıfı firkateynin daha üretim programına alınacağı açıklanırken, Türkiye’nin eş zamanlı olarak 50 askeri deniz platformunun inşasını sürdürdüğü belirtiliyor.
Ancak ABD, AB, İsrail, Yunanistan ittifakına karşı AK Parti Hükümeti hala açık bir dost-düşman tanımından kaçınıyor.

