Aksaray’ın tarih boyunca Kapadokya Krallığı'nın kapısı ve girişinde değil, tam merkezinde yer aldığını belirten gazeteci-yazar Ali Genç "Aslı astarı olmayan uydurma tanımlamalar bırakılarak Aksaray’ın meşru çıkarlarının korunması ve bu çerçevede aidiyet konusunda şüpheye mahal bırakılmaması için tarihi hakikate uygun ortak bir dil kullanılmalı" dedi.
Yaptığı araştırmaları ve bulduğu haritaları paylaşan Genç, Aksaray Olay'daki yazısında "On yıllardır Aksaray’ı ve sahip olduğu yer altı ile yer üstü değerlerini yok sayıldığını" belirterek "Kabul edilemez" dedi.
Türk ve yabancı araştırmacılarla tarihçilerin tarihi bilgilerini ve bilimsel araştırmalarını aktaran Genç, "Kapadokya’nın giriş kapısı" veya "Kapadokya’nın başladığı yer" ifadelerinin doğru olmadığını belirtti. Genç, "Antik dönem haritaları ve 20. yüzyıl arkeolojik araştırmaları, Aksaray’ın doğrudan ve sürekli olarak Kapadokya krallıklarının merkezinde yer aldığını ortaya koyuyor" dedi.
Tarihçi İbrahim Hakkı Konyalı'nın Abideleri ve Kitabeleriyle Aksaray Tarihi kitabının 137 sayfasındaki Kapadokya haritası da yer aldı. Buna göre Genç "Aksaray bu haritaya göre bölgenin başladığı yer veya kapısı mı yoksa merkezinde mi yer alıyor" sorusunu sordu.
Aksaray’ın Kapadokya coğrafyasındaki konumuna dair Genç şunları söyledi:
"M.Ö. 25 tarihli Anadolu antik devletler haritası ile, M.Ö. 163-130 yıllarında hüküm süren V. Ariarathes dönemine ait Kapadokya haritaları incelendiğinde; Aksaray ve çevresinin krallığın sınır hatlarında değil, merkez noktalarından birinde yer aldığı görülüyor.
1930’lar ile 1960’lar arasında Albert Gabriel başta olmak üzere Fransız arkeologlar ve Bizans sanatı araştırmacılarının Kapadokya genelinde yürüttüğü yüzey araştırmaları ve hazırladığı bilimsel haritalar, Aksaray’ı coğrafi ve mimari açıdan bölgenin tam ortasında konumlandırıyor."
Odatv.com