CHP'nin 38. Olağan Kurutlayı hakkında mutlak butlan kararı verilmesi ardından Genel Başkan olarak atanan Kemal Kılıçdaroğlu ile CHP lideri Özgür Özel'in CHP grup toplantısında konuşacaklarını duyurmasının ardından vatandaşlar sabah erken saatlerde Özel'e destek için TBMM'ye gitti, Kılıçdaroğlu'nu destekleyenler de alana gidince iki grup arasında tartışma yaşandı.
Kılıçdaroğlu, "İç karışıklık yaratma çabaları, sadece dış müdahale heveslilerine zemin hazırlar. Biz bu oyunu bozarız! Şimdi kavga değil, omuz omuza durma vaktidir. Bütün yol arkadaşlarımı, bu köklü çınarın evlatlarını sükunete ve akla davet ediyorum. Gün, baba ocağına sahip çıkma günüdür!" dedi ve saat 14.00’te bir grup toplantısı gerçekleştirmek üzere CHP Genel Merkezi'ne çağrı yaptı.
Özgür Özel ise TBMM Dikmen Kapısı önünde bekleyen vatandaşlara yaptığı konuşmada, "Grup toplantısını provoke edecek, sabote edecek, gerekirse kaba kuvvetle ele geçirecek ve kürsüyü seçilmiş Genel Başkan’a değil, atanmış bir kararla gelen birisine vereceklerdi. Helal olsun size " ifadelerini kullandı.
Yaşananların ardından CHP aynı saatlerde iki farklı konuşmaya tanıklık etti. Özel, saat 13.30'da Meclis kürsüsüne çıkarak partisinin grup toplantısında konuşurken, Kılıçdaroğlu ise saat 14.00'te CHP Genel Merkezi önünde konuştu.
Muharrem İnce de sosyal medya hesabından, CHP'de yaşanan gelişmelere ilişkin "Nerede durduğumu soranlara cevabımdır: CHP'nin yanındayım" notuyla açıklama yaparak, şunları kaydetti:
"CHP benim 40 yıllık emeğimdir, göz yaşımdır, alın terimdir, torunlarıma bırakacağım demokratik Cumhuriyet mücadelesi mirasımdır. CHP, Türkiye'nin sigortası, yıkılmaması gereken kalesidir. Kurucu parti parçalanırsa, Türkiye parçalanır; eşit ve özgür bireyler üzerinde yükselen demokratik Cumhuriyet yok olur. CHP bu nedenle hedeftir. İktidar ve medyası CHP'yi parçalamak için adeta çırpınmaktadır. Ne yazık ki CHP, saray rejiminin kurduğu tuzağa düşmüştür. 'Arınma' ve 'direnme' kavramları etrafında, CHP'yi parçalanmaya taşıyan anlamsız, gereksiz, yersiz ve talihsiz sert bir kavga yürütülmektedir. Kavgayı kızıştıran, partiyi ayrıştıran eylem ve söylemlerin, CHP'nin ve Türkiye'nin aleyhine olduğunu görmemek için siyaseten kör olmak gerekir.
Siyaset uzun süreli ve uzun soluklu bir mücadele alanıdır, vazgeçmemek gerekir. Türkiye'nin ve partinin menfaati neyi gerektiriyorsa o yönde serinkanlılıkla hareket etmek gerekir. Hiç kimsenin partililiği tartışılmamalı; kimse ağır hakaretlerin hedefi haline getirilmemelidir. CHP, herhangi bir dinin, mezhebin, sosyal sınıfın veya etnik kimliğin partisi olamaz. CHP, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesi olan dil, din, mezhep, ırk veya etnik köken ayrımı gözetmeksizin, devletle hukuki bağı eşit yurttaş olarak gören anlayıştan ve laik, demokratik ve sosyal hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'ni savunmaktan asla vazgeçemez. Süreçte hayal kırıklığı yaşayan arkadaşlarımızın süreci soğukkanlılıkla takip etmeleri, asla mücadeleyi ve partiyi bırakmamaları, ayrı parti kurma gibi yollara tevessül etmemeleri gerekir. Bir dönem, CHP'den ayrılma deneyimini yaşamış ve geri dönmüş biri olarak CHP'den ayrılmanın ve yeni bir parti kurmanın doğru bir yol ve siyasi karar olmadığını bütün samimiyetimle yol arkadaşlarıma söylemeliyim.
O halde ne yapmalı? CHP mutlaka ayakta kalmalı; parçalanmamalıdır. CHP çıkarların değil, ilkenin ve kamu yararının partisi konumunu güçlendirmeli, seçmenin sahip çıkacağı ve göğsünü gere gere gururla savunacağı bir parti haline gelmelidir. AKP iktidarlarının olağan hale getirdiği siyaset üzerinden zenginleşme ve kamu kaynakları üzerinden ideolojisine bağlı sermaye sınıfı yaratma anlayışı CHP'de nefes alamamalı ve hayat bulmamalıdır. CHP'nin gerçek sahibi üyeleridir. Hiç itiraz etmeden acil bir Tüzük kurultayı toplanmalıdır. Tüzük AKP tüzüğünden aşırılan maddelerden temizlenerek, genel başkan, parti meclisi, milletvekili, belediye başkanı ve meclis üyelerinin parti üyeleri tarafından seçileceği demokratik bir yapıya kavuşturulmalıdır. Demokrasi halkın iradesine dayanır. Demokrasiyi savunan CHP de üyelerinin iradesine dayanmak ve meşruiyetini üyelerinden almak zorundadır. Ardından da hiç geciktirilmeksizin genel başkan ve parti meclisinin parti üyeleri tarafından seçileceği kurultay acilen toplanmalı ve despotik saray rejimin tuzağı boşa çıkarılmalıdır.
Planlandığı ve dolayısıyla beklenildiği üzere mutlak butlan kararıyla birlikte CHP ikiye bölünmüş; butlan ile gelenler 'arınmak', butlanla gidenler 'direnmek' kavramlarını politikalarının temeline yerleştirerek giriştikleri mücadelede Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu partisi CHP'nin Genel Merkezine polisle girildiği ve CHP Genel Merkezinin polisle boşaltıldığı görüntüleri dünyaya izletmişlerdir. Bugün grup toplantısı öncesinde yaşananları da bu süreçten ayrı düşünmemek ve umudunu CHP'ye bağlayan milyonlarca seçmenin gözyaşlarına sebep olduğunu görmezden gelemeyiz."
Haber Kaynağı : 12punto