Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Sağlık Bakanlığının ev sahipliğinde, Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) işbirliğinde Hilton İstanbul Bomonti Otel ve Konferans Merkezi'nde düzenlenen "Depremlerde Sağlığın Korunması-Deprem Acil Durum Yönetimi Yoluyla Sağlık Güvenliğinin Güçlendirilmesi" konulu DSÖ Bakanlar Konferansı'na katıldı.
Konferansın dünyanın farklı coğrafyalarından geniş katılımla gerçekleştiriliyor olmasını kıymetli bulduğunu ifade eden Memişoğlu, "Depremler, tüm insanlığın ortak meselesidir. Dolayısıyla bu küresel tehdide verilecek en güçlü cevap da ortak akıl, bilimsel işbirliği ve uluslararası dayanışmadır. Bu konferansta farklı ülkelerden bakanlar olarak toplanmamızın esas sebebi de insan hayatını koruma olgusudur." diye konuştu.
"SAĞLIK SİSTEMİMİZİN DAYANIKLILIĞINI HER GEÇEN GÜN DAHA DA GÜÇLENDİRDİK"
Bakan Memişoğlu, Türkiye'nin, dünyanın en aktif deprem kuşaklarından birinin üzerinde yer aldığını, ülkede tarih boyunca birçok büyük depremin yaşandığını, her afetin aynı zamanda daha güçlü sağlık sistemi kurma konusunda önemli dersler verdiğini belirtti.
Türkiye'de oluşturulan afet yönetimi kapasitesinin, yaşanan acı tecrübelerin ve bu tecrübelerden çıkarılan derslerin de sonucu olduğunu ifade eden Memişoğlu, afetlere hazırlığı güçlü sağlık altyapısı oluşturmak, nitelikli insan kaynağı yetiştirmek, etkin koordinasyon mekanizmaları kurmak ve sağlık hizmetlerinin her koşulda devamını kapsayan bütüncül anlayış olarak değerlendirdiklerini söyledi.
Memişoğlu, son yıllarda sağlık altyapısına önemli yatırımlar yaptıklarına dikkati çekerek, şöyle devam etti:
"Şehir hastanelerimiz, güçlendirilmiş sağlık tesislerimiz, yaygın acil sağlık hizmetlerimiz, hava ambulans hizmetlerimiz, Ulusal Medikal Kurtarma Ekiplerimiz (UMKE), dijital sağlık altyapımız ve afet koordinasyon mekanizmalarımızla sağlık sistemimizin dayanıklılığını her geçen gün daha da güçlendirdik. Afetlere müdahale kapasitemizi yerli ve milli teknolojilerle de güçlendiriyoruz. Türkiye Yüzyılı vizyonunun sağlık alanındaki önemli kazanımlarından biri olan GÖKBEY ambulans helikopterimizi tamamen öz kaynaklarımızla geliştirdik. En zorlu coğrafi şartlarda ve en sert iklim koşullarında görev yapabilen GÖKBEY ambulans helikopterlerimiz, aynı anda iki hastaya yoğun bakım şartlarında müdahale edebilen uçan bir acil servis olarak afetlerde sağlık hizmetlerinin kesintisiz sürdürülmesine önemli katkı sağlayacaktır."
"BAŞTA OLASI MARMARA DEPREMİNE KARŞI İSTANBUL OLMAK ÜZERE, TÜM RİSKLİ BÖLGELERİMİZ İÇİN BİR MODEL GELİŞTİRDİK"
Afetlere karşı hazırlıklı, dirençli ve sürdürülebilir sağlık sistemi inşa etmeyi hedeflediklerini dile getiren Memişoğlu, bu anlayış doğrultusunda depremden etkilenen illerde yaraları sararken sağlık yatırımlarına da hız kesmeden devam ettiklerini vurguladı.
Sağlık Bakanı Memişoğlu, her büyük afetin, "Yaşananlardan ne öğrendik ve geleceğe nasıl hazırlanıyoruz?" sorusunu da beraberinde getirdiğine işaret ederek, şunları kaydetti:
"Deprem gerçeği, hepimizin ortak meselesidir. Toplumun her bir ferdi afet öncesi hazırlığını tamamlamalıdır. Türkiye olarak biz bu hazırlığı en üst seviyeye taşıyoruz. Yalnızca bugünü düşünerek değil gelecek nesilleri de gözeten bir anlayışla hareket ediyoruz. Başta olası bir Marmara depremine karşı İstanbul olmak üzere, tüm riskli bölgelerimiz için bir model geliştirdik. Dünyada bir ilke imza atarak Depremde Halk Sağlığı Hizmetleri Rehberi'ni hazırladık. İstanbul'u kendi içinde 10 sağlık bölgesine ayırdık. Tüm Türkiye'nin İstanbul'u organize bir şekilde destekleyebilmesi için Anadolu'daki illerimizle İstanbul'daki bu bölgeleri tek tek eşleştirdik. Hangi şehrin, hangi personelin, hangi malzemeyle, havadan, karadan veya denizden saat kaçta nereye ulaşacağı saniye saniye planlanmış durumdadır."
Güçlü ve üreten sağlık sistemlerinin aynı zamanda toplumun geleceğe güvenle bakmasını sağlayacağını ifade eden Memişoğlu, "Sahip olduğumuz afet yönetimi tecrübelerimizi ihtiyaç duyan ülkelerle paylaşmayı insani bir sorumluluk olarak görüyoruz çünkü sağlık, sınırların ötesinde evrensel bir değerdir. Afetlerle mücadele eden ülkelere sağlık alanında destek olmaya, nitelikli insan kaynağımızı ve kurumsal kapasitemizi paylaşmaya devam ediyoruz. Bu paylaşımın örneklerinden birini Venezuela'da yaşanan depremler sonrasında gerçekleştirdik. Ulusal Medikal Kurtarma Ekibimizi ve tam donanımlı acil müdahale ünitelerimizi Yaracuy bölgesinde görevlendirdik. Bu vesileyle Venezuela halkına ve devletine geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum." diye konuştu.