Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva, ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'na ilişkin açıklamalarına sert tepki gösterdi. Lula, Trump'ın boğazdan geçen gemilerden ücret alınacağı yönündeki sözlerini "korsanlık" olarak nitelendirirken, Hürmüz Boğazı'ndaki krizin ve savaşın sorumlusunun ABD olduğunu savundu.

"Eskiden Buna Korsanlık Denirdi"
Lula da Silva, Trump'ın sosyal medya paylaşımında Hürmüz Boğazı'nı güvenli hale getireceklerini ancak boğazdan geçen gemilerden yüzde 20 oranında geçiş ücreti alınacağını söylediğini hatırlattı.
Lula, bu açıklamaya şu sözlerle tepki gösterdi:
"Eskiden bunun adına korsanlık denirdi. Evet, eskiden buna düpedüz korsanlık denirdi. Amerika Birleşik Devletleri gibi, geçmişte uzun süre korsanlıkla mücadele ettiğine inandığım büyük ve önemli bir devlet, şimdi kendisi bir korsana dönüşemez."
"Hürmüz Boğazı ABD Saldırılarından Önce Açıktı"
Brezilya Devlet Başkanı, Hürmüz Boğazı'nın ABD'nin İran'a yönelik hava saldırılarından önce tamamen açık olduğunu belirterek, savaşın ve boğazın kapanmasına yol açan sürecin sorumlusunun Washington yönetimi olduğunu öne sürdü.

"Savaşın Faturasını Tüm Dünya Ödüyor"
Lula da Silva, savaşın ekonomik etkilerinin yalnızca bölgeyle sınırlı kalmadığını, tüm dünyada hayat pahalılığını artırdığını söyledi:
"Peki bu savaşın sonucunda ne oluyor? Savaşın faturası, gelip burada Brezilya'daki fasulyenin, pirincin, domatesin ve soğanın fiyatını vuruyor. Çünkü bu savaş yakıtı pahalılaştırdı. Dizel daha pahalı hale geldi. Benzin fiyatları yine artacak. Brezilya'da fiyatların neden daha da fırlamadığını biliyor musunuz? Çünkü ihraç ettiğimiz petrole vergi koyma kararı aldık."
Irak İşgali Benzetmesi
Trump'ın savaşı haklı göstermek için İran'ın nükleer silah geliştirdiği iddiasını öne sürdüğünü savunan Lula, bu söylemi 2003'teki Irak işgali öncesinde gündeme getirilen kimyasal silah iddialarına benzetti.

Lula da Silva, şu ifadeleri kullandı:
"Bu durum tıpkı geçmişte 'Saddam Hüseyin'in elinde kimyasal silahlar var' yalanını uydurup Irak'ı yerle bir etmelerine benziyor. Hani nerede o kimyasal silahlar? Aradan tam 22 yıl geçmiş olmasına rağmen o kimyasal silahlar nerede? İran'ın ne nükleer silahı vardı, ne bunu yapacak kapasitesi vardı ne de böyle bir şey yapmaya niyeti vardı. Ama yine de savaş çıkardılar."