Ana içeriğe geç

Savaşa Bahreyn ve Kuveyt de katıldı iddiası: İran'ı gizlice vurdular

Bahreyn ve Kuveyt’in bu ayın başında İran’daki füze ve insansız hava aracı depolarını savaş uçaklarıyla vurduğu öne sürüldü. The Wall Street Journal’ın konuya yakın kaynaklara dayandırdığı habere göre saldırılara Birleşik Arap Emirlikleri istihbarat ve hava savunma desteği sağladı.

Savaşa Bahreyn ve Kuveyt de katıldı iddiası: İran'ı gizlice vurdular
Karar
16

İran ile bölge ülkeleri arasındaki savaşta yeni bir cephe açıldığı iddia edildi. The Wall Street Journal’ın haberine göre Bahreyn ve Kuveyt, İran topraklarındaki bazı askerî hedeflere gizlice hava saldırıları düzenledi. Konuya yakın kişilerin aktardığına göre bu ayın başında gerçekleştirilen operasyonlarda İran’a ait insansız hava aracı ve füze depolarının yanı sıra bazı askerî tesisler hedef alındı.

Söz konusu saldırıların, Bahreyn ve Kuveyt’in İran’a karşı gerçekleştirdiği ilk doğrudan askerî misilleme olduğu belirtildi.

BAE’DEN İSTİHBARAT VE HAVA DESTEĞİ

Haberde, Birleşik Arap Emirlikleri’nin saldırılara doğrudan savaş uçaklarıyla katılmadığı ancak hedeflere ilişkin istihbarat sağladığı ve Bahreyn ile Kuveyt uçaklarına savunma amaçlı hava koruması sunduğu ileri sürüldü.

Bu işbirliğinin, İran’a karşı Körfez ülkeleri arasında gelişen askerî koordinasyonun işareti olduğu değerlendirildi.

BAE Dışişleri Bakanlığı ise bölgesel gerilimin azaltılmasını ve Körfez petrol ihracatı açısından kritik önemdeki Hürmüz Boğazı’nın tamamen yeniden açılmasını desteklediğini bildirdi. Bakanlık, İran’ın Bahreyn ve Kuveyt’e yönelik saldırılarını kınayarak iki ülkenin güvenliklerini korumak için alacağı önlemleri desteklediğini açıkladı.

Bahreyn ve Kuveyt hükümetleri, hava saldırısı iddialarına ilişkin sorulara yanıt vermedi.

İRAN’IN SALDIRILARINDA BAHREYN VE KUVEYT ÖNE ÇIKTI

WSJ’nin haberine göre İran, son haftalardaki misilleme saldırılarını ağırlıklı olarak Bahreyn ve Kuveyt üzerinde yoğunlaştırdı.

Her iki ülkede de ABD’ye ait önemli askerî üsler bulunuyor. Bahreyn, ABD Donanmasının Beşinci Filosu’na ev sahipliği yaparken Kuveyt’te de Amerikan askerî birlikleri konuşlandırılmış durumda.

İran’ın saldırıları karşısında uzun süre doğrudan karşılık vermeyen iki ülkenin, Tahran’ın kendilerini herhangi bir bedel ödemeden hedef almasına daha fazla izin vermek istemediği aktarıldı.

Kuveyt Dışişleri Bakanlığı, İran’ın bir elektrik santrali ile su arıtma tesisini hedef aldığını duyurarak saldırıyı vatandaşların güvenliğine yönelik tehdit ve tehlikeli bir tırmanma olarak nitelendirmişti.

KÖRFEZ ÜLKELERİ İKİ ATEŞ ARASINDA

Haberde, Bahreyn ve Kuveyt’in içinde bulunduğu durumun Körfez ülkelerinin yaşadığı daha geniş çaplı ikilemi yansıttığı belirtildi.

Arap yönetimlerinin başlamasını istemedikleri bir savaşın içine çekildiği, bir yandan ABD ve Batılı müttefikleriyle ilişkilerini korumaya çalışırken diğer yandan çok daha büyük bir komşu olan İran’la doğrudan çatışmanın sonuçlarını hesapladığı kaydedildi.

Bloomberg Economics Orta Doğu analisti Dina Esfandiary, savaşın mevcut biçimiyle devam etmesinin Körfez ülkeleri açısından “en kötü senaryo” olduğunu söyledi. Esfandiary’ye göre çatışmalar, ülkelerin istikrar merkezi olma iddiasını zedeliyor ve ekonomik modellerini tehdit ediyor.

SUUDİ ARABİSTAN TUTUMUNU DEĞERLENDİRİYOR

WSJ, Birleşik Arap Emirlikleri’nin savaşın ilk döneminde İran’a onlarca hava saldırısı gerçekleştirdiğini, Suudi Arabistan’ın da çatışmaların başında BAE’ye katıldığını yazdı.

Ancak Suudi yönetiminin şu anda yeni saldırılara katılıp katılmama konusundaki tutumunu yeniden değerlendirdiği belirtildi.

Umman ve Katar’ın ise uzun süredir İran ile Batı arasında denge politikası izlediği ve Tahran’la doğrudan askerî çatışmaya girme konusunda isteksiz olduğu aktarıldı.

HÜRMÜZ VE KIZILDENİZ’DE ABLUKA BASKISI

Savaşın beşinci ayına girmesine karşın taraflardan hiçbirinin hedeflerine ulaşamadığı ve geri adım atmaya hazır görünmediği kaydedildi.

İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki baskısı nedeniyle Körfez ülkelerinin petrol ihracatının ağır darbe aldığı belirtilirken Yemen’deki İran destekli Husilerin Kızıldeniz’de uyguladığı abluka ve gemilere yönelik saldırıların yeni bir tehdit oluşturduğu ifade edildi.

Bölge turizminin büyük ölçüde durduğu, yabancı yatırımların baskı altına girdiği ve Körfez yönetimlerinin kritik ticaret güzergâhlarını açmak için daha sert askerî adımlar atıp atmama seçeneğini değerlendirdiği aktarıldı.

“İRAN’LA AÇIK ÇATIŞMA KAÇINILMAZ HALE GELEBİLİR”

Birmingham Üniversitesi araştırmacısı Umer Karim, Körfez ülkelerinin savaşın kısa sürede sona ermeyeceğini anlamaya başladığını belirtti.

Karim, çatışmaların uzaması halinde bölge ülkelerinin İran’la açık biçimde karşı karşıya kalmak zorunda olabileceğini savundu.

Bazı Körfez çevrelerinde İran’daki yönetimin değişmesi ihtimalinin dahi tartışılmaya başlandığını öne süren Karim, bunun henüz bölge hükümetleri tarafından açıklanmış resmî bir politika olmadığının da altını çizdi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler