Ana içeriğe geç

Fransa ve Almanya'dan otomotiv ve sanayi için büyük pazarlık: "Made in Europe" karşılığında 2035 motor yasağında esneklik

Fransa ve Almanya, Avrupa Birliği'nin sanayi politikası ile otomotiv sektörünü aynı pakette uzlaştıracak kapsamlı bir anlaşma üzerinde çalışıyor

Fransa ve Almanya'dan otomotiv ve sanayi için büyük pazarlık: "Made in Europe" karşılığında 2035 motor yasağında esneklik
Gazete Oksijen
16

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Avrupa Birliği'nin sanayi rekabetini güçlendirmek ve zor durumdaki otomotiv sektörünü desteklemek amacıyla kapsamlı bir uzlaşma paketi hazırlıyor.

POLITICO'nun haberine göre iki ülke, geçen hafta Almanya'da gerçekleştirilen ortak bakanlar kurulu toplantılarının ardından hükümetlerine, AB'nin sanayi politikası ile otomotiv sektörünü aynı çerçevede ele alacak bir anlaşma hazırlanması talimatını verdi.

Planlanan uzlaşma, Fransa'nın uzun süredir savunduğu "Made in Europe" yaklaşımı ile Almanya'nın otomotiv sektörüne yönelik taleplerini bir araya getiriyor.

Taslağa göre Almanya, Avrupa Komisyonu'nun hazırladığı Sanayi Hızlandırma Yasası (Industrial Accelerator Act)kapsamında kamu ihaleleri ve devlet desteklerinde Avrupalı üreticilere öncelik tanıyacak daha katı "Made in Europe" hükümlerini destekleyecek.

Buna karşılık Fransa ise Almanya'nın talep ettiği şekilde, Avrupa Birliği'nin 2035 yılından itibaren yeni içten yanmalı motorlu otomobil satışlarını sona erdirmeyi öngören düzenlemesinde daha fazla esnekliğe razı olacak.

Sonbaharda anlaşma hedefleniyor

Fransa Sanayi Bakanı Sébastien Martin, POLITICO'ya yaptığı açıklamada kendilerine "kapsamlı bir anlaşma hazırlama görevi" verildiğini belirterek sonbaharda uzlaşmaya varılmasını hedeflediklerini söyledi.

Martin, "Sonbaharda bir anlaşmaya ulaşabilirsek çok iyi olur. İtalya gibi başka ülkeleri de yanımıza alabileceğimize inanıyorum. Tüm ülkeler Fransa ile Almanya'nın uzlaşmasını bekliyor" dedi.

Habere göre isminin açıklanmasını istemeyen iki üst düzey Alman yetkili de müzakerelerin sürdüğünü doğruladı.

Yetkililer, görüşmelerin henüz erken aşamada olduğunu, anlaşmanın nihai haline ulaşabilmesi için her iki tarafın da ek tavizler vermesi gerekebileceğini belirtti.

Müzakerelerin yaz boyunca sürmesi ve 24 Eylül'de yapılacak AB Sanayi Bakanları toplantısı ile 15-16 Ekim'deki AB Liderler Zirvesi öncesinde sonuçlandırılması hedefleniyor.

Volkswagen krizi etkili oldu

Anlaşmanın arkasındaki temel nedenlerden biri Avrupa otomotiv sektöründe yaşanan kriz olarak gösteriliyor.

Özellikle Almanya'da otomotiv üreticileri ciddi baskı altında bulunuyor. Volkswagen'in kısa süre önce dünya genelinde 100 bin kişiyi işten çıkarmak zorunda kalabileceği uyarısında bulunması, Berlin üzerindeki baskıyı artırdı.

Fransa ise Avrupa sanayisinin Çin ve diğer küresel rakipler karşısında korunmasını sağlayacak daha güçlü sanayi politikaları istiyor.

"Made in Europe" tartışması

Taraflar arasındaki en önemli görüş ayrılığı ise "Made in Europe" uygulamasının kapsamı konusunda yaşanıyor.

Avrupa Komisyonu'nun hazırladığı taslakta, belirli kriterleri karşılayan AB dışındaki "güvenilir ortak" ülkelerin ürünlerinin de "Made in Europe" kapsamında değerlendirilmesi öngörülüyor.

Almanya daha önce Birleşik Krallık ve Kanada gibi müttefik ülkelerin de bu kapsama alınmasını savunurken, Fransa uygulamanın başlangıçta yalnızca AB'nin 27 üye ülkesiyle sınırlı kalmasını istiyor.

Fransa Sanayi Bakanı Martin, "Made in Europe ancak gerçekten Avrupa'da üretiliyorsa anlam taşır" ifadelerini kullandı.

2035 hedefinde esneklik sinyali

Almanya uzun süredir, 2035'ten itibaren yeni benzinli ve dizel otomobil satışlarının yasaklanmasını öngören AB düzenlemesinin yumuşatılmasını talep ediyor.

Berlin, otomobil üreticilerine daha fazla hareket alanı tanınmasını ve sentetik yakıtlar gibi alternatif teknolojilere de kapı açık bırakılmasını savunuyor.

Fransa ise bugüne kadar düzenlemeyi Avrupa Yeşil Mutabakatı'nın temel unsurlarından biri olarak destekledi. Ancak Macron yönetimi son dönemde, Avrupa'daki üretimi ve tedarik zincirlerini güçlendirecek adımlar karşılığında otomotiv sektörüne daha fazla esneklik sağlanabileceği mesajı vermeye başladı.

Siyasi takvim baskısı

Fransa ile Almanya'nın anlaşmayı hızlandırmasının bir diğer nedeni ise yaklaşan Fransa cumhurbaşkanlığı seçimleri.

Macron, görev süresi sınırı nedeniyle yeniden aday olamayacak. Kamuoyu yoklamalarında önde görünen aşırı sağcı lider Marine Le Pen ise seçilmesi halinde Fransa'nın AB bütçesine yaptığı katkıyı önemli ölçüde azaltacağını açıklamış durumda.

Bu nedenle Paris ve Berlin, hem sanayi politikası hem de AB'nin yeni yedi yıllık bütçesi gibi kritik dosyalarda seçim süreci başlamadan önce ortak zeminde buluşmayı amaçlıyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler