Ana içeriğe geç

Lübnan, İsrail ile değil evlatları ile mi mücadele edecek?

İsrail ile Lübnan arasında ABD arabuluculuğunda imzalanan anlaşmanın sızan maddeleri, Hizbullah'ın silahsızlandırılması için Lübnan ordusunun devreye sokulmasını öngörüyor. Batılı analizler bile Hizbullah'ın masada yer almamasının anlaşmanın uygulanabilirliğini tartışmalı hale getirdiğine dikkat çekiyor. Sürecin Lübnan'ı yeni bir iç çatışma riskiyle karşı karşıya bırakabileceği uyarıları yapılıyor.

Lübnan, İsrail ile değil evlatları ile mi mücadele edecek?
CGTN Türk
16

CGTN Türk Dış Haberler Servisi

İsrail ve Lübnan hükümeti arasında 26 Haziran’da imzalanan anlaşmanın basına sızan detayları tehlikeli bir senaryoyu gündeme getirdi. ABD’nin arabuluculuğunda varılan anlaşmanın maddeleri arasında Lübnan’ın Hizbullah ile mücadele taahhüttü yer alıyor.

Suudi Arabistan’ın Şark News sitesi İsrail ile Hizbullah arasındaki çerçeve anlaşmanın gizli maddelerini kamuoyuna duyurdu. “Savaşın sona erdirilmesi ve kalıcı bir çözüme ulaşılması için yol haritası” başlıklı bölümde Hizbullah ile 4 aşamalı bir askeri mücadele öngörülüyor.

Lübnan halkı birbirine mi kırdırılacak?

İlk aşamada devlet dışı aktör olarak üstü kapalı biçimde işaret edilen Hizbullah hakkında “yasal işlem” yapılması, silah depoların, tünellerin ve komutan merkezleri dahil olmak üzere kritik altyapının imha edilmesi öngörülüyor.

Yıllardır başta İsrail ile mücadele olmak üzere çeşitli vesilelerle askeri deneyim kazanmış Lübnanlar tarafından kurulan Hizbullah’ın karşısına yine Lübnan gençlerinden oluşan kapasite sorunu kabul edilen Lübnan ordusunu çıkarma sözü veren hükümet ikinci aşamada ise ABD’nin gözlemciliğini devreye sokmak istiyor. Üçüncü aşamada da doğrulacak sözde arındırma işlemi sonrası Lübnan ordusu bölgeye konuşlandırılacak. Son aşamada ise yeniden imar çalışmaları, uluslararası destekle ve siyasi süreçle koordineli şekilde Lübnan devleti tarafından yürütülecek.

Batı basını da farkında: Hizbullah hesaba katılmadı

İsrail ve Lübnan arasında Washington’da atılan imzaların Hizbullah nezdinde herhangi bir bağlayıcılığı bulunmuyor. İtalyan gazetesi La Stampa da konuya dair hazırladığı analizde masada Hizbullah’ın olmamasına işaret ederek “Lübnan’da tek güç tekeline sahip yapının Lübnan ordusu olmadığını” anımsattı. Analizde İsrail’e hareket serbesti tanındığı ve sürecin sekteye uğramasının büyük olasılık olduğu vurgulandı.

Rusya’nın Echo sitesinde yer alan analizde de benzer bir duruma dikkat çekilerek “Lübnan, 1948’den bu yana İsrail’i ilk kez resmen tanımış oldu. Belgeye göre İsrail silahlı kuvvetleri, Hizbullah silahsızlandırılana kadar Lübnan’ın güneyinde belirlenen güvenlik bölgelerinde kalma hakkına sahip. Bunu doğru anlamak adına şu hususa dikkat çekmek gerek: İsrail artık, ülkenin hükümetiyle yapılan anlaşma çerçevesinde Lübnan topraklarında bulunuyor.” değerlendirmesine yer verdi.

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım anlaşmanın ardından yaptığı açıklamada imzacı hükümeti “piyon” olmakla eleştirmişti. Kasım, İsrail'in güney Lübnan'dan askerlerini çekmesi talebini Hizbullah'ın silahsızlanması şartına bağlamanın "çok tehlikeli bir öneri" olduğunu ve tüm "kırmızı çizgileri" aştığının altını çizmişti.

Kaynağa Git

İlgili Haberler