Ana içeriğe geç

Bayrampaşa Seçilmiş Belediye Başkanı Hasan Mutlu, Silivri’den sorularımızı yanıtladı: 'Komployu söylediler'

CHP'li belediyelere yönelik operasyonlar kapsamında tutuklanan Bayrampaşa Belediye Başkanı Hasan Mutlu, Cumhuriyet'e konuştu. Mutlu, tutuklanmadan önce iktidar kanadından bazı isimlerin parti değiştirmesi için tekliflerde bulunduğunu ancak bunları ifşa etmedini söyledi.

Bayrampaşa Seçilmiş Belediye Başkanı Hasan Mutlu, Silivri’den sorularımızı yanıtladı: 'Komployu söylediler'
Cumhuriyet
16

CHP’li belediyelere yönelik operasyonlar kapsamında yaklaşık 300 gündür Silivri’de tutuklu bulunan Bayrampaşa Seçilmiş Belediye Başkanı Hasan Mutlu, Cumhuriyet’in sorularını yanıtladı.

- Cezaevi koşullarını anlatır mısın?

Diğer başkan, başkan yardımcısı arkadaşlarım, gazeteciler ve çalışma arkadaşlarımda olduğu gibi, 9. kısımda 12 metrekarelik hücrede tek başıma tecrit altında tutuluyorum. Bol bol kitap, gazete okuyor ve yazıyorum. Gelen yemekleri yiyebilmek mümkün değil; yemek yapmayı seven ve bilen bir kişi olarak burada çay makinesi ile buharla yemek yapmayı geliştirdim.

İki örümcek arkadaşım vardı, uzun uzun birbirimize bakıyorduk; şimdi beş tane oldular. Burada içinde bulunduğumuz kötü koşulları iyiye dönüştürerek direnmeye, dik durmaya çalışıyoruz.

Tecrit altında tutarak bizleri ve ailelerimizi teslim almaya çalışıyorlar; ancak bu acılar bizleri daha da güçlendiriyor. Dimdik ayaktayız; veremeyecek hiçbir hesabımız yok. Vefa Liselisi’nden büyüğüm üstat Müjdat Gezen’in, Cumhuriyet gazetesinde bir yazısı vardı: “Hitler’in propaganda bakanı Goebbels, ilk döneminde 17 belediye başkanının tutuklanması konusunda emir verdiğinde, ilgililer ‘Efendim hangi suçtan?’ diye sormuşlar. Goebbels ‘O kolay, siz önce tutuklayın, bir suç buluruz’ demiş.” Aynı durumdayız.”

‘SANA KOMPLO KURUYORLAR’

- Sağlık durumunuzla ilgili son durum nedir ?

Gençlik yıllarında aldığım bir darbeden dolayı ameliyat geçirmiştim; mesanemden ve omurgamdan bir ameliyat daha olmam gerekiyordu. Şahsıma yapılacak komplo bilgileri, tehditler, tacizler iyice artınca hızlıca mesanemden bir ameliyat ve omurgamdan küçük bir operasyon geçirdim. Taburcu olduktan dört gün sonra gözaltına alındım. İlk günler ilaçlarımıza ulaşamadık. Silivri’ye getirildikten sonra önce revire, sonra Silivri Devlet Hastanesine götürüldüm; daha sonra çözüm olmayınca üç kez Kanuni Sultan Süleyman Hastanesine götürüldüm.

En son 8 Mayıs’ta gittim, 9. ay için MR günü verdiler. Omurgamdaki sıkıntıdan dolayı sol bacağımda yoğun ağrılar oluyor; her gün üç tane ağrı kesici veriyorlardı, bu ağrı kesiciler de sıkıntı oluşturmaya başlayınca şimdi bire düşürdüm. Bu koşullarda sağlığımıza, sağlıklı bir çözüm bulabilmemiz mümkün değil.

- Tutuklanmadan önce size iktidar kanalından teklifler yapıldığı konuşuldu.

1990’dan bugüne Bayrampaşa’da eğitim işi ile uğraşıyorum. 50 bine yakın öğrenci okuttum; sağ olsunlar, öğrencilerim mektup yazıyor, avukat olanlar ziyaretime geliyor. Bayrampaşa’da herkes tanır beni. AKP’li, MHP’li, İYİ Parti’li ve başka partilerden birçok dostlarım var. Tutuklanmadan önce AKP ve MHP’den beni arayanlar oldu: “Sen iyi adamsın, sana komplo kuruluyor, gel geç AKP’ye, biz sana hami oluruz” dediler. Bu kişileri asla deşifre etmedim; sadece bir kişinin telefon konuşması dinlemelere takılmış, ismi kollukta ve savcılıkta çıktı. Tutuklandıktan sonra da bazı haberler gönderenler, eşimle de çeşitli temas kuranlar oldu. Ancak ben asla irademi satmam, irademi satmam demek suçu kabul etmem demektir. Ben herhangi bir suç işlemedim ki, bunu neden kabul edeyim? Ruhunu, iradesini satanlar, teslim olanlar oluyor. İradesini satarak dışarıda mahkûm olacağıma, içeride özgür olmayı yeğlerim.

- İddianamenin 9 aydır tamamlanmamış olmasının gelen tekliflerle bağlantılı olduğunu düşünüyor musunuz?

Bir yıldır iddianame yok. Bunun yapılan tekliflerle alakalı olduğunu sanmıyorum. Tutuklu olan diğer başkanlarımın, arkadaşlarımın benden bir farkı yok. Örneğin Şile, Özgür Kabadayı 11 ay oldu sanırım. Bunun nedeninin de Müjdat Gezen üstadımızın köşe yazısında, yani Goebbels’in planı gibi olduğunu düşünüyorum. Bizlere tehditlerle, tacizlerle yeni iftiralar ve suçlar oluşturuluyor. İnsan özgürlükleriyle, aileleriyle tehdit edilerek bildikleri doğruları değil, istenilene imza attırılıyor.

- Bulunduğunuz yerde sizi en çok zorlayan durumlar neler?

Bulunduğum hücrede beni en çok zorlayan şey özgürlük hasreti ve aileme, sevdiklerime, dostlarıma, öğrencilerime, vatandaşlarımıza ve Bayrampaşa’ya duyduğum özlem. Ayrıca sizin de bildiğiniz gibi belediye meclisinde seçimle elde edemediklerini tehditlerle ve yargı sopasıyla ortaya koydular. Bayrampaşa Belediyesine çöktüler. Bayrampaşa’da 15 ay gibi kısa bir sürede arkadaşlarımızla, halkımızla birlikte 30 yılda yapılamayanları, yapamadıklarını yaptık. Bunların atıl bırakılması, beni unutturabilmek adına isimlerinin değiştirilmesi, halka hizmet yerine bunların peşkeş çekilmesi beni üzüyor. İşten çıkarmalar, izlerin silinmeye çalışılması, halka hizmet bir yana alelacele haksız ve hukuksuz tutumlar beni derinden yaraladığı gibi halkımızı da öfkelendirmektedir.

- Bayrampaşalılara mesajınız var mı?

Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Yüce Meclisimizin açılışında ‘Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. Asla umudunuzu kaybetmeyin’ der. Benim umudum tamdır, hiçbir şey ebedi değildir. Bu karanlıklar, bu zulümler bitecek; aydınlık günler en kısa zamanda gelecektir. Ne bu yapılan zulüm ne de yargı sopasıyla partimize atanan -butlan, kayyım adına her ne diyorsanız- başarılı olamayacaktır. Halk iradesini ortaya koymaktadır. Halkın iradesi karşısında hiç kimse duramaz, halk sandıkta gereken cevabı güçlü bir şekilde verecektir. Her zaman dediğimiz gibi; Her şey çok güzel olacak. Asla inancınızı yitirmeyin, korkmayın, cesur olun. Özgür günlerde yeniden birlikte olmak dileğiyle.

‘CUMHURİYET YALNIZLIĞIMI UNUTTURUYOR’

Cezaevinde en yakın arkadaşlardan birisinin Cumhuriyet Gazetesi olduğunu ileten Hasan Mutlu’nun mesajı şöyle:

“Özgürken de her gün aldığım gazetelerden biri de Cumhuriyet gazetesi idi, burada tecrit altında gazeteyi her satırına kadar okuyup bulmacalarını çözüyorum. Yalnızlığımı unutturuyor. Yıllardır tehditlerden, tecritlerden, tutuklamalardan, saldırılardan korkmadan, yılmadan doğruları yazıyor. Atatürk’ün bizlere emaneti olan Cumhuriyetimize ve değerlerine sahip çıkıyor.

Bu uğurda kaybettiğimiz ve katledilen tüm gazetecilerimizi saygı ve rahmetle anıyorum, tutuklu gazetecilere özgür günler diliyorum. Kalemini eğmeden, bükmeden doğruları, gerçekleri halkımıza ulaştıran Cumhuriyete’e bir vatandaş olarak teşekkür ediyorum.”

Kaynağa Git

İlgili Haberler