ABD ve İran arasındaki savaş, mutabakat zaptının rafa kalkmasıyla yeniden alevlenirken ABD basınında son günlerde çıkan analizler ABD Başkanı Donald Trump’ın 2024 seçim sürecinde sürekli eleştirdiği “sonsuz savaş bataklığına” kendisinin de saplanmış olabileceğine işaret ediyor. İsrail ve ABD’nin saldırılarıyla başlayan süreçte Trump yönetiminin hedeflediği “rejim değişikliği” veya “nükleer programı tamamen sonlandırma” amaçlarına ulaşılamazken, küresel enerji koridorunun kalbi sayılan Hürmüz Boğazı’nın kilitlenmesiyle bölgede içinden çıkılmaz bir jeopolitik kördüğüm yaşanıyor. Büyük umutlarla imzalanan mutabakat haftalar içinde paramparça olurken, diplomatik kanalların tıkanması Washington’ı deniz ve hava unsurlarına dayalı ucu açık bir yıpranma savaşının eşiğine getirdi.
BÜYÜK SALDIRI HAZIRLIĞI
Trump’ın sonsuz savaş bataklığından çıkmak için ilk seçeneği, asker indirmeden Tahran’ın direncini kırmak için hava saldırılarının kapsamını genişletmek olabilir. Axios’un haberine göre masadaki seçenekler arasında elektrik santralları gibi altyapı tesislerinin bombalanması, İran’ın zenginleştirilmiş uranyumunu daha derine gömmek amacıyla nükleer tesislere yeni saldırılar düzenlenmesi ve yapım aşamasındaki yer altı Kazma Dağı’ndaki (Pickaxe) tesisinin vurulması bulunuyor. Geçen hafta Durum Odası’nda yapılan toplantıdan nihai bir karar çıkıp çıkmadığı bilinmezken ABD’nin halihazırda İsrail’de bulunan 60 yakıt ikmal uçağına ek uçak gönderme planı, yeni bir operasyon hazırlığı olarak değerlendiriliyor.
TEMKİNLİ DAVRANIYOR
Seleflerinin aksine İran’a kara kuvveti gönderme konusunda ihtiyatlı davranan Trump kara harekâtı ya da hava saldırılarını genişletme tehdidinde bulunsa da uzmanlara göre gerçekleşmeyen her yeni tehdit ABD’nin caydırıcılığını aşındırırken, İran’ın yalnızca ayakta kalması bile stratejik kazanım anlamına geliyor. Pentagon’da şimdi daha sert bombardımanın sonuç getirip getirmeyeceği ve sivil altyapının hedef alınmasının savaşı daha da derinleştirip derinleştirmeyeceği tartışılıyor.
ÖNCEKİLERDEN FARKLI
Stratejik analistler, Pentagon’un ezici teknolojik üstünlüğüne rağmen sahada kalıcı bir “ertesi gün” planının bulunmamasını Washington adına büyük bir ciddiyetsizlik ve “kısa savaş yanılgısı” olarak nitelendiriyor. Uzmanlara göre geçmişteki Afganistan ve Irak işgallerinden farklı olarak, İran’ın endüstriyel ölçekteki suikastlara ve 13 binden fazla hava saldırısına rağmen devlet mekanizmasını ayakta tutabilmesi, Amerikan askeri gücünün sınırlarını dünyaya bir kez daha kanıtlıyor. Yaklaşan ara seçimler öncesinde eriyen halk desteği ve fırlayan petrol fiyatlarıyla köşeye sıkışan Trump yönetiminin, Tahran’ı salt askeri zorbalıkla masaya oturtma çabası ters teperken, ucu açık bu mali ve askeri angajmanın ABD’ye önümüzdeki yıllarda çok daha ağır bir jeopolitik prestij kaybı yaşatacağı düşünülüyor.
20 BİN KİŞİ SUSUZ KALDI
Sahada altyapıları hedef alan saldırılar ise çatışmaların yeni bir boyut kazandığını gösteriyor. ABD ordusu, İran’a yönelik saldırılarını sürdürürken, Cask bölgesinde yer alan kıyı köyü Bunji’deki deniz suyu arıtma tesisini hedef alan hava saldırısı, bölgede büyük bir insani krize yol açtı. İran medyasında yer alan haberlere göre, Hürmüzgan Su ve Atık Su Şirketi Genel Müdürü Hamzeh Pour, saldırıda denizden su çıkarma istasyonu ile elektrik trafosunun tamamen imha edildiğini ve bu durumun yaklaşık 10 bin nüfuslu 20 köyün içme suyu tedarikini tamamen durdurduğunu açıkladı. İran Sağlık Bakanlığı, ABD’nin 27 Haziran’dan bu yana düzenlediği saldırılarda 50 kişinin hayatını kaybettiğini, 500’den fazla kişinin de yaralandığını açıkladı.
2 ABD ASKERİ ÖLDÜ
İran da Körfez ülkelerine misillemelerinde kritik noktaları hedef almaya devam ediyor. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), önceki gün Ürdün’deki askeri üssü insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef alan İran saldırısında iki ABD askerinin öldüğünü bildirdi. Ayrıca bir ABD askerinin kayıp olduğu, tedavi amacıyla Ürdün’deki hastanelere sevk edilen dört askerin taburcu edildiği kaydedildi. Kuveyt, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne de saldırı düzenleyen İran, Kuveyt’te bir petrol tesisi ile elektrik ve su arıtma tesisini vurdu.
‘TRUMP’IN İMZASI DEĞERSİZ’
Öte yandan İran’ın Dini Lideri Mücteba Hamaney ABD’ye gözdağı verdi. ABD’nin çatışmaları tırmandırarak bir yere varamayacağını, İran direnişinin büyük ders vereceği mesajını sosyal medya hesabından ileten Hamaney, Trump yönetiminden “Büyük Şeytan” diye bahsetti. Hamaney, “Büyük Şeytan’ın mutabakatı tekrar ihlal etmesi, ABD Başkanı’nın imzasının ne kadar değersiz ve geçersiz olduğu gerçeğini bir kez daha herkese ispatladı. Zorbalık ve vahşet ABD zihniyetinin ayrılmaz parçası” ifadelerini kullandı.
Haber Bültenleri ve E-Posta Tercihleri
WASHİNGTON’DA HÜRMÜZ’E ALTERNATİF TOPLANTISI
ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye ile Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, küresel ticaretin ve enerji naklinin kalbi sayılan Hürmüz Boğazı’na olan bağımlılığı iki yıl içinde asgariye indirecek devrim niteliğinde bir lojistik program başlattıklarını duyurdu. Washington’daki ABD-Irak İş Zirvesi’nde konuşan Barrack; Suriye, Ürdün, Türkiye, Lübnan ve Mısır ile koordinasyon içinde yürütülen projenin, dar su yollarına dayalı deniz taşımacılığı modelini “ihtiyati sevkiyat” ilkesine dayalı kara ve alternatif boru hatları rotalarına kaydıracağını açıkladı.
Bölgedeki jeopolitik odağın nükleer dosyadan Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik krizine kaydığına dikkat çeken Barrack, sanayi ve ticaretin bölgesel istikrarı sağlamadaki en etkili araç olduğunu vurguladı. Küresel ekonomiyi sarsan nakliye ve enerji arz zinciri kırılganlıklarına karşı geliştirilen bu çok uluslu hamlenin, kritik deniz geçiş yollarının küresel şantaj aracı olarak kullanılmasını engellemesi bekleniyor. Toplantıda Irak ve Suriye arasındaki ham petrol boru hattının yeniden inşası ve faaliyetine ilişkin de mutabakat zaptı imzalandı.