Mahkeme tarafından CHP'ye atanan butlan yönetiminin Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısında alınan karar doğrultusunda görevden alınan ve yerine Turgut Özkan atanan Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, kararı tanımadı. Ankara'dan Bursa'ya dönüşünde, il başkanlığı binası önünde toplanan kalabalık bir grup tarafından destekle karşılanan Yeşiltaş, kendisine tebliğ edilen görevden alınma yazısını yırttı. Yeşiltaş, il binasını 'kimseye teslim etmeyeceklerini' ve görevlerinin başında kalacaklarını duyurdu. Karşılama töreninde ilçe başkanlarının yanı sıra Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren ve CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk de yer aldı.
GÖREVDEN ALINMA BELGESİNİ YIRTARAK TEPKİ GÖSTERDİ
Partililerin yoğun desteği altında konuşmasına başlayan Yeşiltaş, MYK'nın görevden alma kararını içeren belgeyi yırtarak ilk tepkisini eylemsel olarak ortaya koydu. Yeşiltaş, "Butlan çetesinin gönderdiği ve bizi görevden alma yazısı. Biz butlanı tanımıyoruz. O yüzden gönderdikleri hiçbir karar geçerli olmayacak. Biz kalacağız" ifadelerini kullandı.
"SUÇUMUZ 47 YIL SONRA BURSA'YI KAZANMAK VE AKP'Yİ MAĞLUP ETMEK"
İktidarın muhalefeti dizayn etme çabası içinde olduğunu ve bu kararların siyasi bir operasyonun parçası olduğunu belirten Yeşiltaş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Halkta hiçbir karşılığı kalmadığı için sandıktan umudunu kesenler, muhalefetsiz ve seçimsiz bir Türkiye isteyenler bu ülkenin kurucu partisini, ülkenin birinci partisini esir alıp kukla bir muhalefet yaratmak için bir gayret ve çaba içerisindeler. Ve bunu niçin yapıyorlar? Kendi tükenmiş siyasi ömrünü sürdürebilmek için yapıyorlar. Bizler de bugün onların istediği kukla yönetimler ve kukla muhalefet olmadığımız için sarayın ve butlancıların saldırısı altındayız. Buradan açıkça söylüyorum: AKP'nin siparişiyle bizleri ihraç etmek isteyenlerin, AKP eliyle genel başkan olan ama sokağa çıkacak yüzü olmayanların aldığı kararlar ne siyaseten ne hukuken bizim için geçerli değildir. Bizim suçumuz ne biliyor musunuz? Bizim suçumuz 47 yıl sonra Cumhuriyet Halk Partisi'ni Türkiye'de birinci parti yapmak. Bizim suçumuz 47 yıl sonra kazanılması imkânsız denen Bursa'yı kazanmak. Bizim suçumuz AKP kurulduğu günden itibaren ilk defa onları mağlup etmek."
YÖNETİME 'OLAĞANÜSTÜ KURULTAY VE SANDIK' ÇAĞRISI
Partinin seçilmiş kadrolarının atamalarla tasfiye edilmek istendiğini vurgulayan Yeşiltaş, genel merkeze kurultay çağrısında bulunarak şunları söyledi:
"Onlara buradan, biraz evvel de ifade ettiğimiz gibi, bundan vazgeçmelerini söylüyoruz. Eğer Cumhuriyet Halk Partisi delegelerinde bir sorun olduğunu düşünüyorlarsa, tüm Cumhuriyet Halk Partili üyelerin önüne koyacağımız sandıkla olağanüstü bir seçim yapabiliriz. Olağanüstü şartlar altında bunu gerçekleştirebiliriz. Ama biz mahallede bile seçim yapacak yetkiye sahip değiliz. Tedbirle geldik diyen arkadaşlar bugün Cumhuriyet Halk Partisi'nin seçilmiş, mazbataları duvarlarında asılı olan il başkanlarımızı, belki yarın ilçe başkanlarımızı, gençlik kollarımızı, kadın kollarımızı böyle görevden alarak yerine de birilerini atayarak bu partiyi bir yandan tasfiye edip bir yandan da kendilerinin oynayacağı bir formata çevirmeyi hayal ediyorlarsa, bu hayalden uyanmalarını ve bu yanlıştan dönmelerini buradan bir kez daha kendilerine ifade ediyoruz. Eğer bu partiyi temsil etmek ve yönetmek istiyorsanız olağanüstü kurultay sürecini başlatın. Bugün il başkanlığına karşı yaptığınız bu operasyonda da bunların parti meclisi tarafından onaylanması gerekir. Burada kırk beş gün içinde seçim yapmanız gerekir. Ama yine seçim yapmayacağınızı, yine atadığınız insanlarla yaklaşan genel seçime Cumhuriyet Halk Partisi'ni taşıma niyetinde olduğunuzu insanların gördüğünü, bunun yanlış olduğunu da bir kez daha buradan hatırlatıyorum. Bir an evvel kendi gerçeklerinize ve gerçek değerlerinize dönmeye davet ediyorum."

"BU MESELE ANAYASAL DÜZEN VE DEMOKRASİ MESELESİDİR"
Sürecin sadece kendisiyle sınırlı olmadığını, ülkenin genel demokratik işleyişiyle ilgili olduğunu belirten Yeşiltaş, Ekrem İmamoğlu'nun açıklamalarına da atıfta bulunarak konuşmasını şu ifadelerle tamamladı:
“Türkiye açık bir yol ayrımındadır. Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu'nun belirttiği gibi bu mesele sadece Cumhuriyet Halk Partisi meselesi değildir. Bu mesele Nihat Yeşiltaş meselesi değildir, Ekrem İmamoğlu meselesi değildir. Bu mesele demokrasi meselesidir, adalet meselesidir, seçme ve seçilme hakkı meselesidir. Bu mesele anayasal düzen meselesidir. Dolayısıyla bizler bugün demokrasiye ve adalete sahip çıkmak için bedeli ne olursa olsun mücadele edeceğiz. Bedeli hapishanelerse hapishanelerdeyiz, bedeli sokaklarsa sokaklardayız. Ve bedeli baba ocağımızdan ihraç edilmekse, disipline verilmekse her bedeli öderiz. Ama bu ülkeyi sömürge devleti yapma planı uygulayan anlayışa karşı mücadelemizi sürdüreceğiz.
Cumhuriyet devrimlerinin tamamen imhası için bir darbe süreci işletilmek isteniyor. Ama biz inanıyoruz ki Cumhuriyet Halk Partisi asla teslim alınamayacak. Hiç kimse umutsuz olmasın. Bizler bugün Bursa'da da Türkiye'nin dört bir yanında sokaklardayız ve güçlü bir direniş yükseliyor. Bu direnişin lideri Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'dir. Değerli dostlar, şunu net şekilde ifade ediyorum: Bizler Bursa'nın iradesini ne sarayın aparatlarına ne de onların işbirlikçilerine teslim etmeyeceğiz. İl binamızdayız ve il binamızdan ayrılmayacağız. Burayı hiç kimseye teslim etmiyoruz.
Bugün Cumhuriyet Halk Partisi'ne, Türkiye Cumhuriyeti'nin her zamankinden daha fazla ihtiyacı olduğunu, bu meselenin bir Cumhuriyet Halk Partisi meselesi olmadığını, bunun aslında Türkiye Cumhuriyeti'nin geleceğiyle ilgili bir müdahale olduğunun hepimiz farkındayız. Onların da bunun farkında olması gerektiğini bir kez daha ifade ediyor ve alınan kararları tabii ki kabul etmiyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi demokrasinin teminatıdır. Seçilmiş insanlar bizim için her zaman bu partinin temsilcileridir ve öyle olacaklardır. Çünkü hep birlikte biz AKP'nin tüm kayyumlarına, demokrasiye olan tüm müdahalelere karşı bugün AKP'nin kayyumu olan arkadaşlarla beraber mücadele ettik. En çok yaralayan ve en çok izah edilmesi gereken konu da budur. Dolayısıyla bu kararları kabul etmiyoruz. Bursa'nın seçilmiş başkanı Nihat Yeşiltaş'tır diyorum ve bir an evvel bu aymazlıktan ayılmalarını diliyorum."