Ana içeriğe geç

76 yıldır Türkiye’de ormana girişi yasak: Meğer yangını önlüyormuş

Aydın'da düzenlenen EKODOSD toplantısında konuşan Yangın Ekoloğu Doç. Dr. Okan Ürker, 1950'lerden bu yana ormanlardan uzaklaştırılan keçilerin aslında orman altındaki yanıcı maddeleri temizleyerek yangın riskini azalttığını söyledi. Ürker, İspanya'daki başarılı uygulamaların Türkiye için örnek olabileceğini vurguladı.

76 yıldır Türkiye’de ormana girişi yasak: Meğer yangını önlüyormuş
Nefes Gazetesi
16

Aydın'da Ekosistemi Koruma ve Doğa Severler Derneği (EKODOSD) tarafından düzenlenen toplantıda, orman yangınlarıyla mücadelede dikkat çeken bir yöntem gündeme geldi. Yangın Ekoloğu Doç. Dr. Okan Ürker, keçi ve diğer otçul hayvanların orman altındaki yanıcı bitki örtüsünü tüketerek yangın riskini önemli ölçüde azalttığını söyledi.

76 yıldır Türkiye’de ormana girişi yasak: Meğer yangını önlüyormuş - Resim : 1

"KEÇİLER ORMAN ZARARLISI DEĞİL, ORMANI YANGINLARDAN KORUYAN UNSURLARDAN"

EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü öncülüğünde gerçekleştirilen programda ‘Yangın ekolojisi, bütüncül yangın yönetimi ve ekolojik restorasyon' konusu işlendi. Programa konuşmacı olarak Oregon Eyalet Üniversitesi Orman Fakültesi'nde misafir öğretim üyesi olarak bütüncül yangın yönetimi alanındaki araştırmalarını sürdürmekte olan Yangın Ekoloğu Doç. Dr. Okan Ürker katıldı.

Konuşmasında ilginç konulara değinen Doç. Dr. Ürker, orman yangınlarının yalnızca söndürülmesi gereken afetler değil, aynı zamanda ekolojik, sosyal ve ekonomik boyutları olan süreçler olduğunu belirtti.

Akdeniz ekosistemlerinde yangınların binlerce yıldır varlığını sürdürmekte olduğunu, ancak iklim değişikliği, arazi kullanımındaki değişimler, kırsal nüfusun azalması ve yakıt yükünün birikmesi nedeniyle günümüzde yangınların sıklığı, büyüklüğü ve etkilerinin değiştiğini kaydeden Doç. Dr. Okan Ürker, 1950'li yıllardan itibaren orman kanunu ile zarar verdiği gerekçesi ile ormandan uzaklaştırılan başta keçiler olmak üzere otçul hayvanların aslında orman zararlısı değil ormanı yangınlardan koruyan önemli unsurlar olduğunu belirtti.

76 yıldır Türkiye’de ormana girişi yasak: Meğer yangını önlüyormuş - Resim : 2

"TÜRKİYE'DE KEÇİ OTLATMANIN ORMANCILIK YÖNETİMİNDEN DIŞLANIŞI YANGIN FELAKETLERİNİ ARTTIRDI"

Türkiye'de 1950'den itibaren 6831 sayılı Orman Kanunu ve çeşitli yönetmeliklerle keçilerin ormanda otlatılmasının yasaklanmasının ardından yangınların büyük felaketlere dönüştüğünün altını çizen Doç Dr. Ürker, "Anadolu'da keçi otlatması yüzyıllardır kırsal yaşamın ayrılmaz bir parçası olmuş, özellikle kızılçam, meşe ve maki ekosistemlerinde geleneksel arazi yönetiminin önemli bir unsuru olarak yer almıştır. Ancak 1950'lerden itibaren, 6831 sayılı Orman Kanunu ve çeşitli yönetmeliklerle keçi otlatması orman alanlarından büyük ölçüde yasaklanmış, bu durum hem ekolojik hem de sosyo-ekonomik sonuçlar doğurmuştur. Bu politika ile amaçlanan genç fidanların korunması ve erozyonun önlenmesi olsa da uzun vadede otlatmanın yokluğu orman altı yakıt yükünün hızla artmasına neden olmuştur. Özellikle son 5 yılda yaşanan mega yangınlar, bu ‘yakıt birikiminin' nasıl bir risk oluşturduğunu acı bir şekilde göstermiştir. Diğer yandan, kırsalda özellikle orman-kır kenarlarında otlatma yapan üreticiler geçim kaynaklarının kısıtlanması, hayvancılığın daralması ve kırsaldan kente göç gibi sorunlarla karşılaşmıştır" dedi.

76 yıldır Türkiye’de ormana girişi yasak: Meğer yangını önlüyormuş - Resim : 3

"ORMAN OTLAYAN HAYVANLAR YANGININ YAYILIM HIZINI DÜŞÜRÜR"

Ormanda otlayan hayvanlar yerdeki yanıcı bitkileri yiyip alan temizliği yaptıkları için bu alanlarda yangın çıksa bile yayılmadan söndürüldüğünü belirten Ürker, "Silvo pastoralizm; orman, mera ve hayvancılığın entegre edildiği, sürdürülebilir arazi kullanım modeli olarak tanımlanır. Bu sistem, otlatma yapan hayvanların (keçi, koyun, sığır, at vb.) orman altı ve çevresindeki yanıcı ot, çalı ve ibre-yaprak birikimlerini doğal olarak azaltmasını sağlar. Yangın öncesi dönemde bu tür biyolojik yakıt azaltımı; İnce yanıcıların (ot, ibre-yaprak, ince dal) yoğunluğunu azaltır. Yangın yayılım hızını düşürür. Avrupa'nın Akdeniz kuşağında, keçi, koyun, sığır ve at gibi otlayan türlerin geleneksel yöntemlerle orman altı örtüsünü temizlemesi, yangın riskini azaltmanın yanı sıra mikro iklim şartlarını iyileştirmekte, toprak nemini korumakta ve biyoçeşitliliği desteklemektedir. Portekiz ve İspanya iş birliğinde Galiçya ve Bask Bölgelerinde, orman ürünleri (mantar, odun) ile hayvancılığı entegre eden otlatma modellerinin uygulanması sonucunda orman yangınına dirençli ekosistemler oluşturmak amacıyla yürütülen ve halen devam eden LIFE SILFORE Projesi'nin öncül sonuçları bir hayli çarpıcıdır. Projenin ilk 3 yılı içinde pilot alanlarda yangın sıklığı ve yoğunluğunda düşüşe bağlı olarak, projenin ana hedefi olan yanıcı madde yükünün yüzde 40-60 oranında azaltılmasının sağlandığı anlaşılmaktadır. Buna mukabil, projenin ilk 3 yılı içerisinde otlatma yapılan alanlardaki otsu bitki çeşitliliğinde yüzde 25 artış ve yerel topluluklarda yangın bilinci ve hazırlık düzeyinin yükselmesi gibi önemli kazanımlar dikkati çekmektedir" diye konuştu.

76 yıldır Türkiye’de ormana girişi yasak: Meğer yangını önlüyormuş - Resim : 4

"İSPANYA'NIN ENDÜLÜS BÖLGESİ'NDE 220 ÇOBAN VE SÜRÜLERİ İLE YANGINA KARŞI MÜCADELE VERİLİYOR"

Türkiye'de yaklaşık 76 yıldır zarar verdiği gerekçesi ile çobanlar ve sürüleri ormandan uzaklaştırılırken, İspanya'da devlet eliyle ormanların yangınlara karşı çobanlar ve sürüleri ile korunduğunu belirten Doç. Dr. Okan Ürker, "İspanya'nın Endülüs Bölgesinde yaklaşık 6000 hektar alanda, 220 çoban ve sürüleri ile yürütülen RAPCA (The Andalusian grazing-firebreaks Network) isimli bir pilot projede ise ‘akıllı tasma' ve ‘sanal çit' teknolojileri entegre edilerek hayvanların yüksek riskli alanlarda kontrollü biçimde otlatılması sağlanıyor. Böylece ormandaki yakıt yükü hedefli olarak düşürülüyor. Bu program kapsamında çobanlara yıllık otlatma planı ve reçeteler verilmekte, belirlenen alanlarda kontrollü otlatma yapılmakta, nihayetinde orman altı yakıt yükü düşürülerek yangın yayılımı azaltılmaktadır" diyerek aynı sistem Türkiye'de uygulanarak hem yangınların büyümesinin önlenebileceğini hem de ülkeye ciddi bir ekonomik gelir sağlanabileceğini ifade etti.

Kaynağa Git

İlgili Haberler