Ana içeriğe geç

Elektrikli otomobilde ‘alüminyum’ dönemi

Elektrikli araçlarda maliyetleri düşürme ve ağırlığı azaltma arayışı, otomotiv sektörünü elektrik tesisatının vazgeçilmezi olan bakır yerine alüminyuma yöneltiyor. Ferrari, BMW, Tesla ve çok sayıda Çinli üreticinin hız verdiği dönüşümün bu yıl küresel bakır talebinin yaklaşık yüzde 2’sini etkilemesi bekleniyor

Elektrikli otomobilde ‘alüminyum’ dönemi
Ekonomim.com
16

EVRİM KÜÇÜK

Elektrikli otomobil üreticileri, artan bakır fiyatları ve hafif araç tasarımı ihtiyacının etkisiyle kablolama sistemlerinde alüminyum kullanımını hızlandırıyor. Yıllardır elektrik iletiminde standart kabul edilen bakırın yerini tamamen almasa da, daha düşük maliyet ve ağırlık avantajı sunan alüminyum giderek daha fazla modelde tercih edilmeye başladı.

Sektörde başlayan dönüşüm yalnızca maliyet hesabına dayanmıyor. Elektrikli araçlarda her kilogramın menzil üzerinde doğrudan etkili olması nedeniyle üreticiler daha hafif malzemelere yönelirken, yükselen bakır fiyatları da bu değişimi ekonomik açıdan destekliyor.

JPMorgan’ın hesaplamalarına göre alüminyum ikamesi bu yıl küresel bakır talebinin yaklaşık yüzde 2’sini etkileyecek. Banka, yüksek bakır fiyatlarının kalıcı hale gelmesi halinde bu oranın 2030 yılında yüzde 6’ya ulaşabileceğini öngörüyor.

Ferrari’den Tesla’ya ortak yönelim

Sektörde dönüşümün öncüleri arasında elektrikli araç üreticileri yer alıyor. Reuters’ın analizine göre, Tesla’nın ardından Ferrari, BMW ve bazı Çinli üreticiler de yeni nesil modellerinde alüminyum kablolamaya geçişi hızlandırdı.

Ferrari, hibrit 296 modelinde geçen yıl kullanmaya başladığı alüminyum güç kablolarını yeni elektrikli modeli Luce’ye de taşıdı. Şirket, bu sayede toplam kablo ağırlığında yüzde 20’ye varan tasarruf sağlandığını belirtiyor.

BMW ise alüminyum iletkenleri ilk kez 2011 yılında kullanmaya başladı. Alman üretici, yeni nesil eDrive elektrikli platformunda yüksek ve düşük voltaj sistemlerinde çok sayıda alüminyum kablo kullanıyor.

Sektör kaynaklarına göre Stellantis de benzer dönüşümü başlatırken, Çin’de AVATR, XPeng ve Xiaomi gibi üreticiler de Tesla’nın açtığı yolu izliyor.

Fiyat farkı dönüşümü hızlandırıyor

Bakır ile alüminyum arasındaki fiyat makasının açılması üreticilerin kararında önemli rol oynuyor. Yıl içinde 14 bin doları deviren bakırın tonu şu sıralar 13.300 dolar civarındayken, alüminyum yaklaşık 3.120 dolar seviyesinde bulunuyor. Böylece bakırın fiyatı alüminyumun dört katından fazla seviyeye ulaştı.

Bununla birlikte uzmanlar alüminyumun her uygulamada bakırın yerini alamayacağını belirtiyor. Elektrik iletkenliği daha düşük olduğu için aynı akımı taşımak adına daha fazla alüminyum kullanılması gerekiyor. Ayrıca üretim sürecindeki yüksek enerji tüketimi de dezavantaj olarak görülüyor.

Buna rağmen özellikle elektrikli otomobillerde ağırlık avantajı ve maliyet tasarrufu, alüminyumu giderek daha cazip hale getiriyor.

Çin dönüşümü hızlandırıyor

Dünyanın en büyük metal tüketicisi Çin, Mart 2025’te yayımladığı politika belgesiyle sanayide bakır yerine alüminyum kullanımını teşvik etti. Danışmanlık şirketi Zhuochuang’a göre enerji, otomotiv ve beyaz eşya sektörlerinde bugün bakır kullanılan parçaların yüzde 25-30’u 2030 yılına kadar alüminyuma dönüşebilir.

Hydro verilerine göre elektrikli araç bataryalarını sistemlere bağlayan bara (busbar) uygulamalarının halen yaklaşık yüzde 85’i bakırdan üretiliyor. Bu alan alüminyum için en büyük büyüme potansiyellerinden biri olarak görülüyor.

Fiyatlar nasıl seyrediyor?

BAKIR: Vadeli işlemlerde bakırın pound başına fiyatı 6,17 dolarla geçen yılın yüzde 22 üzerinde. Londra’da 3 ay vadeli bakırın ton başına fiyatı ise 1 yılda yüzde 30’dan fazla artarak 13.300 dolar civarına çıktı. Bu ay fiyatlarda Fed’in faiz artışı endişesiyle yüzde 4 geri çekilme yaşandı. Fed’in daha sıkı para politikası beklentisi fiyatları baskılıyor. Goldman Sachs ise elektrikli araçlar, yenilenebilir enerji, veri merkezleri, savunma yatırımları ve yapay zekâ kaynaklı talebin uzun vadede bakırı desteklemeyi sürdüreceğini öngörüyor.

ALÜMİNYUM: Londra’da 3 ay vadeli fiyat yaklaşık 3.122 dolar/ton seviyesinde. ABD-İran görüşmeleri sonrası Körfez’den arzın yeniden artabileceği beklentisi fiyatları son dört ayın en düşük seviyesine çekti. Çin ve Endonezya’da üretimin artması ile Çin’deki zayıf ekonomik görünüm de fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturuyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler