Ana içeriğe geç

Suça sürüklenen çocuk raporu hazır: "Suça sürüklenen çocuk" yerine yeni tanım önerildi

TBMM Çocuk Komisyonu taslak raporunda, 'suça sürüklenen' ifadesinin 'adli süreçteki çocuk' olarak değiştirilmesini ve hapis cezalarının artırılmasını önerdi. Raporda okulların kameralarla izlenmesi ve zorunlu tedavi düzenlemesi de yer alıyor.

Suça sürüklenen çocuk raporu hazır: "Suça sürüklenen çocuk" yerine yeni tanım önerildi
Halk TV
16

ürkiye’de son 10 yılda çocukların karıştığı uyuşturucu suçları yüzde 119, şiddet olayları ise yüzde 78 oranında artış gösterdi. TBMM Araştırma Komisyonu, resmi verilerle belgelenen bu tabloya karşı hazırladığı raporda; okulları kör nokta kalmayacak şekilde kameralarla donatmayı, çocukların hapis cezalarını artırmayı ve sistemin etkisini gölgeleyecek şekilde "suça sürüklenen çocuk" tanımını "adli süreçteki çocuk" olarak değiştirmeyi öneriyor.

TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu, çocukların suça karışma nedenlerini incelemek amacıyla yürüttüğü çalışmalar sonucunda taslak raporunu tamamladı. Rapor, çocuk suçluluğunun Türkiye'de ulaştığı boyutu TÜİK verileriyle gözler önüne sererken, komisyonun getirdiği çözüm önerileri dikkat çekiyor.

SON 10 YILIN BİLANÇOSU: UYUŞTURUCU SUÇLARINDA YÜZDE 119 ARTIŞ

Raporda yer alan resmi istatistikler, çocuk suçluluğunun uzun yıllara yayılan yükseliş eğilimini net bir şekilde ortaya koyuyor. TÜİK verilerine göre, isnat edilen suç nedeniyle güvenlik birimlerine gelen veya getirilen çocukların karıştığı olay sayısı 2015 yılında 133 bin 829 iken, bu sayı 2024 yılında 202 bin 785'e fırladı. Raporda, "Buna göre son 10 yıllık dönemde çocukların karıştığı olay sayısında yaklaşık yüzde 51,5 oranında artış meydana gelmiştir. Bu artış, çocukların adli sistemle temasının yaygınlaştığını ortaya koymaktadır" tespiti yapılıyor.

Suça sürüklenen çocuk raporu hazır: "Suça sürüklenen çocuk" yerine yeni tanım önerildi - Resim : 1

Çocukların en çok karıştığı olayların başında ise yaralama suçları geliyor. 2015'te 45 bin 850 olan yaralama suçu olay sayısı, 2024'te yüzde 78,6 oranında artarak 81 bin 875'e yükseldi. Rapora göre 2024 yılı itibarıyla çocukların karıştığı her üç olaydan birinden fazlası yaralama suçuyla bağlantılı hale gelirken, bu durum çocuklar arasındaki şiddet eğiliminin geçmiş yıllara kıyasla daha belirgin bir görünüm kazandığını gösteriyor.

Şiddet eksenli suçlardaki artışa ek olarak uyuşturucu verileri de raporda yer alıyor. Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma, satın alma ya da satma suçlarına ilişkin olay sayısı 2015'te 7 bin 545 iken, 2024'te yüzde 119,5 oranında artarak 16 bin 563'e ulaştı. Rapor bu tabloyu, "10 yıllık süreçte iki kattan fazla artış gösteren bu tablo, çocukların bağımlılık riskiyle daha erken yaşlarda karşı karşıya kaldığını ve suç çevreleriyle temas ihtimalinin güçlendiğini göstermektedir" ifadeleriyle açıklıyor.

OKULLARA KAMERA, KARTLI GEÇİŞ VE MESEM

Komisyon, 6 konu ve 34 ana başlıkta sunduğu önerilerde, çocukları korumak adına okullarda fiziki güvenlik tedbirlerini en üst düzeye çıkarmayı ve çeşitli sosyal müdahaleleri hedefliyor. Raporda sıralanan eğitim ve sosyal yaşama dair bazı öneriler şu şekilde:

- Çocuk adalet sistemi mevzuatına ilişkin kavramsal çerçeve ve terminoloji gözden geçirilmeli, "suça sürüklenen çocuk" kavramı yerine "adli süreçteki çocuk" ifadesi kullanılmalı.

- Okul içinde mahrem alanlar hariç, hiçbir kör nokta kalmayacak şekilde tüm okullarda kamera sistemi kurulmalı. Okul girişlerinde kartlı geçiş sistemine geçilmeli ve öğrenci giriş-çıkış verileri e-Okul sistemiyle entegre edilmeli.

- Alternatif bir eğitim modeliyle çocukların okul terkini önleyici bir rolü olan MESEM sistemi güçlendirilmeli.

- Okul öncesi ve ilkokul düzeyinde tüm çocuklar için suça sürüklenmeye karşı bireysel risk faktörlerine yönelik psikososyal tarama programları zorunlu hale getirilmeli.

- Kendine ve topluma zarar verme riski olan davranım sorunları, antisosyal ve madde bağımlılığı olan çocuklar için -acil durumlarda sonradan hakim kararı almak şartıyla- rızaya bağlı olmayan zorunlu yatış ve tedavi imkanı düzenlenmesi için mevzuat düzenlemesi yapılmalı.

- Ekonomik yoksunluk nedeniyle risk altında bulunan ailelere yönelik istihdam destekleri ve gelir artırıcı programlar güçlendirilmeli.

- Risk altında bulunan ailelere yönelik psikolojik danışmanlık, sosyal hizmet yönlendirmesi ve kriz müdahale alanında destek sağlayacak erişilebilir ve etkin yerel hizmet modelleri güçlendirilmeli.

- Çocukların suç işleme saatlerinin çoğunlukla 15.00-17.00 arasında olması sebebiyle, ebeveyn izlemini artırmak için çalışma hayatı düzenlemeleri yapılarak ebeveynlerin çocuklarıyla geçirdiği zamanı artıracak esnek çalışma modelleri teşvik edilmeli.

- Dezavantajlı ve riskli bölgelerdeki okullar öncelikli olmak üzere, çocuk suçluluğunun önlenmesi için tüm okullarda kendi koşullarına özgü "Güvenli Okul Planı" geliştirilmeli ve önlemler güçlendirilmeli. Öğrenci sayısına bakılmaksızın, her okula bir rehber öğretmen/okul psikolojik danışman normu sağlanmalı. Halihazırda yönetmelikle düzenlenen öğrenci disiplin süreçleri, kanun düzeyinde düzenlenmeli.

- Suç unsurlarının paylaşımının ve yayılmasının önlenmesi için dijital ortamda, içerik üretimi ve paylaşım süreçlerinin algoritmik sorumluluk bağlamında denetlenmesi ve düzenlenmesi güçlendirilmeli. Geleneksel medya ve dijital mecralarda çeteleşme, mafya ve bahis kültürüne dair tema ve yayınların önlenmesi ve denetlenmesi sağlanmalı.

- Bağımlılıkla mücadele politikalarında ceza, infaz, rehabilitasyon, adli yönlendirme ve entegrasyon boyutları yeniden yapılandırılmalı.

Suça sürüklenen çocuk raporu hazır: "Suça sürüklenen çocuk" yerine yeni tanım önerildi - Resim : 2

ÇOCUKLARA YÖNELİK CEZA SÜRELERİ ARTIRILIYOR

Öte yandan komisyon raporu, çocuklar için hapis cezası sürelerinin artırılmasını ve doğrudan kapalı cezaevine gönderilmelerini içeren ağır yasal değişiklikler öneriyor:

- Cezanın bireyselleştirilmesi ilkesini ve toplumsal adaleti güçlendirmek için yaş gruplarına göre değişen oranda ve zorunlu uygulanan ceza indirimlerinin, kasten öldürme ve netice sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçları bakımından 12-15 ve 15-18 yaş aralıklarında, hakimin takdirine bırakılabileceği yönünde yasal değişiklik yapılmalı.

- Bu kapsamda TCK'nın 31'inci maddesinin ikinci fıkrasında 12-15 yaş grubu çocuklar için öngörülen hapis cezalarının; ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlarda 15 yıl olan üst sınırının 18 yıla, müebbet gerektiren suçlarda 9 yıldan 11 yıla kadar olan cezanın 10 yıldan 12 yıla, süreli hapis cezaları için 7 yıl olan üst sınırının 9 yıla artırılması gerektiği değerlendiriliyor.

- 15-18 yaş grubu çocuklar için ise; ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlarda 24 yıl olan üst sınırın 27 yıla, müebbet gerektiren suçlarda 12 yıldan 15 yıla kadar olan cezanın 15 yıldan 18 yıla, süreli hapis cezaları için 12 yıl olan üst sınırın 15 yıla artırılması gerektiği belirtiliyor.

- Mevcut çocuk infaz rejiminin caydırıcılığının düşük düzeyde olmasından ve cezasızlık algısı oluşturmasından dolayı, çocuk hükümlülerin suç ayrımı yapılmaksızın doğrudan çocuk eğitimevine gönderilmesi yerine infaza kapalı ceza infaz kurumunda başlanarak iyi halli olduğunun tespiti halinde çocuk eğitimevine naklini öngörecek yasal düzenleme yapılmalı.

- Ceza infaz kurumundan tahliye olan çocukların yeniden suça sürüklenmesini önlemek için güçlü bir takip ve destek sistemi kurulmalı.

- Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 66'ncı maddesinde düzenleme yapılarak, silah ruhsatı alma yaşına benzer şekilde poligonlara giriş bakımından da 21 yaşını doldurma şartı getirilmeli.

610 ÇOCUKLA GÖRÜŞÜLDÜ, 691 SAYFALIK RAPOR YAZILDI

AKP İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut başkanlığında kurulan Meclis araştırma komisyonu, 3 aylık olağan süresinin üzerine aldığı bir aylık ek sürede çalışmalarını tamamladı. Üyelere gönderilen 6 bölüm ve 691 sayfadan oluşan rapor, milletvekillerinin görüşlerinin ardından Meclis Başkanlığına sunulacak.

Komisyonun sunuş bölümünde çocuk suçluluğunu bireysel, ailesel, çevresel ve yapısal boyutları olan çok katmanlı bir toplumsal olgu olarak ele aldıklarını belirten Durgut; süreci 20 komisyon toplantısı ve 8 çalışma ziyaretiyle tamamladıklarını aktardı. Çocuk kapalı infaz kurumu ve çocuk eğitim evlerinde bulunan 4 bin 989 çocuktan oluşan evrenden seçilen 610 çocukla özel bir araştırma gerçekleştirildi.

Durgut araştırma bulgularına ilişkin, "Çocuk hükümlü ve tutukluların suça sürüklenmelerine yol açan bireysel, ailevi ve çevresel/sistemsel risk faktörleri tespit edilmiştir. Elde edilen bulgular kurumlar arası koordinasyon ihtiyacını, erken müdahale mekanizmalarının önemini, yerel düzeyde geliştirilen iyi uygulamaların yaygınlaştırılmasını ve suçu önlemede çocuğu merkeze alan bütüncül politikaların gerekliliğini açık biçimde göstermiştir" ifadelerini kullandı.

Kaynağa Git

İlgili Haberler