AYET - VAHYİN DİLİNDEN:
(١٢) وَلَوْ تَرٰٓى اِذِ الْمُجْرِمُونَ نَاكِسُوا رُؤُ۫سِهِمْ عِنْدَ رَبِّهِمْ ؕرَبَّـنَٓا اَبْصَرْنَا وَسَمِعْنَا فَارْجِعْنَا نَعْمَلْ صَـالِحاً اِنَّا مُوقِنُونَ
Esirgeyen, bağışlayan Allah'ın adıyla
(12) O günahkârları rablerinin huzurunda başlarını önlerine eğmiş halde şöyle derlerken bir görsen: “Rabbimiz! Gördük ve işittik; bizi geri gönder de rızâna uygun işler yapalım, artık kesin olarak inandık!”
(Secde Suresi, 32/12) (Meâl Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı)
TEFSİRİ:
12. âyette geçen mücrimîn kelimesinin sözlük anlamı “suçlular, günahkârlar” olmakla beraber, burada öncelikle –10 ve 11. âyetlerde belirtildiği üzere– öldükten sonra dirilmeyi inkâr edenlerden ve dünyada iken inanmadıklarını âhirette itiraf edenlerden söz edildiği için bu kelimeyi “inkârcılar” şeklinde anlamak gerekir.
Kaynak: Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 353
HADİS - ALLAH RESÛLÜ'NDEN(Sallellahu Aleyhi ve Sellem)
“Kişi öfkelendiğinde ‘Allah’a sığınırım.’ derse öfkesi gider.”
Kaynak: (Münavi, Feyzü’l-Kadir, 1/408 (770)
GÜNÜN SÖZÜ:
"Kıyamet günü makbul olanlardan, kurtulanlardan olmak istiyorsanız; Allahu Teâlâ'nın râzı olduğu, beğendiği iyi işleri yapınız."
(İmam-ı Rabbani)
GÜNÜN FOTOĞRAFI: