Ana içeriğe geç

Emine Boyner’in “Cadı Kazanı” sanata dönüştü! "Kocakarı Masalları” ile kadim bilgeliğe yolculuk

Emine Boyner, “Kocakarı Masalları” sergisinde sanatı otacılık gibi bir duyma, tanışma ve hatırlama pratiği olarak ele alıyor. Serginin merkezinde yer alan “Cadı Kazanı” kavramı, doğanın şifasını ve kadim kadın bilgeliğini sembolik bir anlatımla izleyiciye sunuyor.

Emine Boyner’in “Cadı Kazanı” sanata dönüştü! "Kocakarı Masalları” ile kadim bilgeliğe yolculuk
MedyaTava
16

Sanatçı, zanaatkâr ve otacı Emine Boyner, yeni sergisi “Kocakarı Masalları” ile Ark Kültür'de kapılarını açtı. İnsan ile yeryüzü birliğini hatırlamak ve onarmak üzere yola çıkan sanatçı; sanatı tıpkı otacılık gibi bir duyma, tanışma ve hatırlama pratiği olarak izleyiciye sunuyor.

‘Kocakarı’ bilgeliğini bir emanet olarak konumlandıran serginin merkezinde ‘Cadı Kazanı’ kavramı yer alıyor. Sanatçı, dünyanın coşkusunu ve doğanın şifasını bu sembolik kazanın etrafında şekillenen eserleriyle izleyiciyle paylaşıyor.

DOĞA BİLGELİĞİNİN İZİNDE BİR SERGİ

“Kocakarı Masalları”, doğadan ve kadim bilgilerden ilham alan bir ‘doğa çırağının’ üretimi olarak öne çıkıyor. Sergi; toprağa ekilen, dallara takılan ve suya fısıldanan geleneksel bilgileri temel alarak, insan ile doğanın yüz yüze gelme hikayesini anlatıyor.

FARKLI DİSİPLİNLER BİR ARADA

Ark Kültür'de 9 Temmuz’a kadar ziyarete açık olan sergi; seramik, keçe, kâğıt, tuval ve kumaş üzerine resimlerin yanı sıra ses, su, metin, bitki, tohum ve nesnelerin bir araya geldiği zengin bir seçki sunuyor. Emine Boyner’in Ayvalık’ta, zeytin ağaçlarının gölgesinde, bitki ve toprağın rehberliğinde şekillendirdiği ‘yer-beden bütünlüğü’ fikri, bu disiplinlerarası sergide hayat buluyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler