Ana içeriğe geç

Finans devi JPMorgan'dan dikkat çeken Türkiye değerlendirmesi

ABD'li finans devi JPMorgan, bölgesel jeopolitik riskler, enerji şoku ve makroekonomik bozulmaları gerekçe göstererek Türk şirket tahvillerinde pozisyon azaltırken, raporda 2026 yılında bir erken seçim yaşanabileceği ihtimaline dikkat çekildi.

Finans devi JPMorgan'dan dikkat çeken Türkiye değerlendirmesi
Turktime
16

ABD'li finans devi JPMorgan, bölgesel jeopolitik riskler, enerji şoku ve makroekonomik bozulmaları gerekçe göstererek Türk şirket tahvillerinde pozisyon azaltırken, raporda 2026 yılında bir erken seçim yaşanabileceği ihtimaline dikkat çekildi.

TAHVİL TAVSİYELERİ NÖTR SEVİYEYE ÇEKİLDİ
ABD'nin en büyük bankası JPMorgan, Orta ve Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Afrika bölgesini kapsayan gelişen piyasalar kurumsal kredi piyasalarına yönelik yıl ortası raporunu yayımladı. Raporda, birçok Türk şirket tahvili pozisyonunun "ağırlığı artır" seviyesinden "nötr" seviyesine yaklaştırıldığı, "ağırlığı artır" tavsiyelerinin ise büyük ölçüde kısa vadeli ve düşük betalı tahvillerle sınırlandırıldığı bildirildi.

Banka tarafından yapılan açıklamada, Türk şirket tahvillerine yönelik risk azaltma hamlesinde İran savaşı, yerel siyasi gelişmeler, enerji şoku, enflasyon artışı ve cari dengedeki bozulmanın etkili olduğu ifadelerine yer verildi. Raporda ayrıca düşük spot elektrik fiyatlarının yenilenebilir enerji firmalarını, aşırı yağışların çimento üreticilerini, İran savaşı ile petrol fiyatlarındaki yükselişin ise havacılık sektörünü olumsuz etkilediği aktarıldı. Zorlu Enerji ve Vestel’e ilişkin şirket bazlı gelişmelerin de Türkiye görünümü üzerinde belirleyici olduğu ve bu durumun CEMBI Türkiye endeksinin 2018 yılından bu yana ilk kez piyasanın gerisinde kalmasına yol açtığı kaydedildi.

CARİ AÇIKTA BOZULMA VE ENERJİ MALİYETLERİ

Yayımlanan raporda, Türkiye’de 12 aylık manşet cari açığın 2024 yılının ortasından itibaren kötüleşme eğilimine girdiği ve mart ayı itibarıyla yaklaşık 40 milyar dolar seviyesine ulaştığı bilgisi paylaşıldı. Portföy akımları ile net hata ve noksan çıkışlarını da içeren 12 aylık temel dengenin mart ayında gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde eksi 4,3'üne gerilediğine dikkat çekilen raporda, bu seviyenin geçmiş döviz stresi dönemleriyle paralellik gösterdiği vurgulandı. Kurum analizlerinde, söz konusu makroekonomik bozulmanın Orta Doğu’daki çatışmaların enerji fiyatları üzerindeki tam etkisi devreye girmeden önce yaşandığı tespiti yapıldı. Banka ekonomistleri, Türkiye’nin net enerji ithalatının 2025 yılında gerçekleşen 47,5 milyar dolar düzeyinden bu yıl 66,5 milyar dolar seviyesine yükseleceği öngörüsünü kamuoyuyla paylaştı.

SEÇİM ÖNCESİ DÖVİZ TALEBİ VE DOLARİZASYON RİSKİ

Mevcut Türk lirası politikası ve yüksek faiz oranlarının yurt içi yerleşiklerin dolarizasyon eğilimini önemli ölçüde dizginlediği, ancak seçim öncesi dönemde bu mekanizmanın tek başına yeterli olmayabileceği değerlendirildi. Raporda, bazı yerel aktörlerin seçim sonrasında Türk lirasında bir ayarlama beklentisine girmesi durumunda erkenden dövize yönelebileceği, benzer bir ihtiyati dolarizasyon eğiliminin 2023 ve 2024 yılları seçimleri öncesinde de tecrübe edildiği anımsatıldı. Kurumsal şirketlerin kısa döviz pozisyonlarının son yıllarda artış gösterdiği ve Türkiye’nin Türk lirası cinsi yabancı sermayeye olan bağımlılığının yükseldiği ifade edilerek, bu tablonun olası çıkışların boyutunu büyütebileceği uyarısı yapıldı. Buna karşın, dolarizasyon kaynaklı muhtemel çıkış dalgasının görece kısa sürebileceği, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın bu süreci yönetecek yeterli rezerv ve politika aracına sahip olduğu belirtildi.

2026 YILINDA ERKEN SEÇİM OLASILIĞI GÜNDEME GELDİ

Banka stratejistlerinin raporunda, bazı uzmanların bu yıl sonundan önce bir erken seçim yapılması ihtimalini dışlamadığı bilgisine yer verildi. Kurumun strateji araştırma notuna dayandırılan verilerde, seçim öncesinde uygulanabilecek teşvik adımlarına ve ihtiyati dolarizasyon risklerine işaret edildi. Ekonomi yönetiminin kur istikrarına bağlı bir duruş sergilediği aktarılan raporda, resmi olarak bir seçim ilan edilse dahi Türk lirasının yılın büyük bölümünde istikrarlı seyrini korumasının beklendiği vurgulandı. JPMorgan stratejistlerinin Türk lirasına yönelik uzun süredir korudukları yapısal "ağırlığı artır" duruşunu azaltmalarına rağmen, çok kısa vadeli görünümde Türk lirası için taktiksel olarak olumlu görüşlerini muhafaza ettikleri bildirildi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler