Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, HBA Medya Youtube kanalında Hasan Basri Akdemir’in sorularını yanıtladı.
Perinçek programda, 7-8 Temmuz’da Ankara’da düzenlenecek olan NATO Zirvesi, İran’ın ABD karşısındaki zaferi, Türkiye’nin Atlantik’ten uzaklaşma süreci ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden CHP’nin genel başkanı olması konularını değerlendirdi.
Perinçek, şu vurguları yaptı:
TÜRKİYE’YE ÇÖKÜŞÜ VAAT EDİYORLAR
- NATO zirvesi ve Türkiye’nin ev sahipliği, Trump’ın “Erdoğan için geliyorum.” vurgusu önemli. Bazı yorumcular bu NATO Zirvesi’nin dünya tarihi için önemli bir eşik olduğunu yorumluyor. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bu zirve NATO’nun cenaze töreni olacak. Cenaze Türkiye’den kalkmayacak. Çünkü Türkiye toprağı, NATO’nun pasını, kirini, çamurunu kabul etmez. Bir de Türkiye’de NATO’nun tabutu için o şerefsizliği kabul edecek bir tahta parçası yok. NATO’ya mezar taşı olacak bir şerefsiz taş da yok.
Zaten Macron ne dedi? “NATO’nun beyin ölümü gerçekleşti.” dedi. ABD Başkanı Trump da Mao’nun sözünü kullandı, “NATO kağıttan kaplandır.” dedi. NATO’nun şefleri NATO’nun öldüğünü ifade ediyor. Bu artık dünyanın gördüğü bir şey. Emperyalist kapitalist sistemde bir çöküş var. Amerikan emperyalizminin de Avrupa’nın emperyalist devletlerinin de ekonomileri baş aşağı gidiyor. Her bakımdan büyük bir çıkmaza girdiler. Türkiye’ye vaat ettikleri şey o çöküşü paylaşmak. Başka vadettikleri bir şey yok.
- “Trump çantamda hediye ile gidiyorum.” dedi.
O çantada ölüm var, yok oluş var, bitiş var, çürüme var, çökme var, dağılma var. Kendi halklarına yoksulluk verme var. Atlantik uygarlığının sonuna gelindi. Asya’dan yeni bir uygarlık yükseliyor. Geçenlerde TÜSİAD Başkanı da rakamları verdi. Birleşmiş Milletlerin sanayi örgütünün açıkladığı son rakamlara göre 2030 yılında Çin Halk Cumhuriyeti’nin dünya ekonomisindeki payı, Amerika’nın dört katı oluyor. Yani bütün dengeler alt üst oluyor. Bugün Amerika’nın silahlı güçlerini de gördük. İran, Amerika’yı yendi. Amerika’yla kader birliği yapanlar Amerika’nın yenilgisini paylaşırlar. Türkiye’nin kader birliği yapacağı ülkeler İran, Rusya, Çin...
Sayın Devlet Bahçeli’yi de tebrik ediyorum. Türkiye’nin bütün milliyetçileri, Türk milletinden, bağımsızlıktan yana olanlar, Türkiye’ye borcu olan herkes bunları savunur. Türkiye, Rusya, Çin, İran İttifakı bugün nesnel koşullarının önümüze koyduğu tek çözüm. Tehdit Amerika ve İsrail’den geliyor. ABD, İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi Doğu Akdeniz’de bir silahlı ittifak yaptı. Ege’de yığınak yapıyorlar. Sayın Cumhurbaşkanımız sayı verdi, “ABD, Yunanistan’da 9 tane üst kurdu.” dedi. Mayıs 2025’te Meriç’ten Türkiye’ye geçme tatbikatı yaptılar. Böyle bir ortamda, ABD’den ve NATO’dan ne umuyorsunuz? Düşmanın geliyor ve kendisine karşı Türk milletini uyuşturmak, gaflete sürüklemek istiyor. Hükümet de “Bize yeni roller veriliyor.” diyor… ABD, Türkiye’ye çökme, kölelik, dağılma, çürüme misyonu veriyor.
- Türkiye’de bir kesim “NATO olmasa İran’dan bize füze düşecekti, NATO sayesinde Türkiye’nin konumu yükseldi.” diyor. Buna ne dersiniz?
İran ABD’yi yendi. Bunu söyleyenler utanmıyor mu? Mağlup olan ABD ile kaderlerini birleştiriyorlar. Bizim Dışişleri Bakanımız savaşın başında “İran dersine iyi çalışmamış.” dedi. Dersine iyi çalışmayan Türkiye Hükümeti’dir, Türkiye hariciyesidir. Çünkü İran’ın yenileceğini hesap ettiler. Bu kadar büyük hesap yanlışı olanlar Türkiye’nin geleceğini nasıl belirleyecek? İran ABD’yi aslanlar gibi yendi. Şimdi yenilmiş olan ABD’den medet umuyorlar. Böyle bir çözüm var mı Türkiye için?
ABD’nin Türkiye’ye yönelik tehditleri Ege, Akdeniz ve Trakya’dan geliyor. Hatta Karadeniz’den Ukrayna üzerinden. Ukrayna İHA’larıyla, SİHA’larıyla bizim tankerimizi, balıkçı gemilerimizi vurdu. Türkiye topraklarına Ukrayna SİHA’ları düşüyor. Hani “One Minute” vardı, Cumhurbaşkanı niye “One Minute” diyemiyor?
Türkiye’de darbeleri yapan ABD’dir. 15-16 Temmuz’u yapan NATO’dur, 12 Mart 1971 darbesini yapan 12 Eylül 1980 darbesini yapan da NATO’dur.
İMAMOĞLU VE ÖZEL CHP’Yİ SATIN ALAMADI
- Biraz iç politikaya döneyim. Muhalif camia, mutlak butlan sonrası Kemal Kılıçdaroğlu’nu iktidarla işbirliği halinde göstererek kampanya yapıyor. Sizin de “AK Parti, Vatan Partisi, MHP ve Kılıçdaroğlu CHP’si Milli Mutabakat Hükümeti kuracak.” cümleniz üzerinden de Kılıçdaroğlu’nu vuruyorlar. Buna ne diyorsunuz?
Türkiye müthiş bir temizlik yaşıyor. Türkiye içindeki NATO’yu, Amerika’yı temizliyor. Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel, ABD ve Avrupa’ya “Sizin güvenliğinizi biz sağlayacağız. Biz sizin sopanız olmaya hazırız.” diyorlar. Yabancı basına açıklamalar yapıyorlar. Atlantik’e bağlılık mesajları veriyorlar.
Bakın Cumhuriyet Halk Partisi’nin seçilmiş genel başkanı göreve yeniden geldi. İmamoğlu ekibi ve Özgür Özel, CHP’nin yönetimini satın almaya kalktı, beceremedi. Şimdi başka partileri satın aldı. Ama CHP’nin yönetimini satın alamadılar. Güçleri, paraları yetmedi.
CHP’nin gerçek geleneğindekiler, Atatürk çizgisinde olanlar geldi. İmamoğlu ve Özel, DSP’nin kapısını çaldılar, satın almak için. DSP Genel Başkanı Önder Aksakal “Biz partimizi satmayız.” dedi. Şimdi başka partileri satın almaya çalışıyorlar.
- Bülent Arınç, kendisiyle yaptığım röportajda “Vatan Partisi’nin desteğinin, Cumhur İttifakı’na maliyeti çok oldu. Bugün zannediyorum ki Cumhur İttifakı’ndan arkadaşlar da uzaklaşmaya çalışıyor oradan.” dedi. Siz ne dersiniz?
Vatan Partisi olmasa Cumhur İttifakı olmazdı. Silivri duvarını Vatan Partisi yıktı. 15-16 Temmuz’da herkes sağa sola kaçışırken kim televizyonlara çıkıp “Bu bir Amerikancı FETÖ darbesidir, Türk Silahlı Kuvvetleri, Türk Polisi, Türk Milleti bu darbeyi ezecektir.” dedi?
Eğer Vatan Partisi olmasaydı FETÖ, Tayyip Erdoğan’ı süpürmüş, götürmüştü. Tabii Tayyip Erdoğan’la birlikte bizleri de… Bütün Batı basınında şöyle yazıldı: “Vatan Partisi Tayyip Erdoğan’ı kurtardı. FETÖ’nün Türkiye’de tasfiyesinde en önemli rolü oynadı.”
Bugün eğer siz Amerika’ya yaklaşırsanız, Vatan Partisi’nden uzaklaşırsanız. Eğer Trump’tan medet umarsanız, çökmekte olan Avrupa Güvenlik Mimarisi’yle Türkiye’nin kaderini birleştirmeye çalışırsanız Vatan Partisi’nden uzaklaşırsınız. Ama böyle olmayacağını göreceğiz. Çünkü Türkiye Atlantik sisteminden kopuyor.
Türkiye yükselen Asya uygarlığındaki öncü konumlara yerleşmek üzere. Bakın, Türkiye-Rusya-Çin-İran İttifakı’nı kim savunuyor? Devlet Bahçeli. Tayyip Erdoğan’ın, birinci ortağı savunuyor.