Karahasanoğlu, Cumhuriyet, Sözcü ve Karar gazetelerinin Haluk Levent’in ifadesinde Süleyman Soylu’ya ilişkin bölümlerin tutanağa geçirilmediği yönündeki açıklamaları öne çıkardığını açıklayarak önemli tespitlerde bulundu.

“Asıl iddialar yerine Soylu ayrıntısı öne çıkarıldı”
Yazar, bu yaklaşımın kamuoyunun dikkatini soruşturmanın temelindeki para hareketleri, ihale süreçleri ve bağışların kullanımıyla ilgili iddialardan uzaklaştırdığını dile getirerek Haluk Levent’in de bazı “yanlışlar” yaptığını kabul ettiğini hatırlatarak, tartışmanın yalnızca ifade tutanağındaki bir ayrıntıya indirgenmesini eleştirdi.

Şile Belediyesi soruşturmasına dikkat çekti
Yazıda, CHP’li Şile Belediyesi’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında Haluk Levent’in kardeşi Berkant Acil hakkında ortaya atılan iddialara yer verildi.
Karahasanoğlu; festival ihalesinin paravan şirket üzerinden alındığı, harcamaların sahte faturalarla yüksek gösterildiği ve Ahbap Derneği’ne yapılan bağışların bazı kişilerin hesaplarına aktarıldığı yönündeki soruşturma iddialarının açıklığa kavuşturulması gerektiğini ifade etti.

“Söylenmek istenenler açıklansın”
Haluk Levent’in, bazı politikacılar ve devlet kurumları hakkında söylemek istediklerinin tutanağa geçirilmediğini savunarak susma hakkını kullandığını hatırlatan Karahasanoğlu, bu açıklamaların kamuoyuyla açık biçimde paylaşılması gerektiğini söyledi.
Yazar, “İfadeye geçirilmeyen bölümde ne anlatılmak istendiği açıklansın” çağrısında bulunarak, belirsiz bırakılan iddiaların soruşturmanın esasını gölgelediğini savundu.
“Medyanın tavrı da sorgulanmalı”
Karahasanoğlu, yazısının ana temasını yalnızca Haluk Levent hakkındaki soruşturmanın değil, bazı medya kuruluşlarının soruşturmaya yaklaşımının da sorgulanması gerektiği üzerine kurdu.
Yazar, masumiyet karinesine herkesin sahip olduğunu vurgularken, bunun soruşturmadaki mali iddiaların görmezden gelinmesi ya da konunun başka isimler üzerinden dağıtılması anlamına gelmemesi gerektiğini ifade etti.

Karahasanoğlu’ndan sert çağrı
Ali Karahasanoğlu, yazısının sonunda Haluk Levent ve avukatlarına çağrıda bulunarak, tutanağa geçirilmediği öne sürülen açıklamaların kamuoyuna anlatılmasını istedi.
Karahasanoğlu, aksi hâlde Süleyman Soylu üzerinden yürütülen tartışmanın, soruşturmadaki temel iddiaların üzerini örtmeye yönelik bir girişim olarak değerlendirileceğini savundu.
ALİ KARAHASANOĞLU’NUN YAZISINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN>>>