Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına bağlı Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) Başkanı Nurullah Öztürk, Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) Sistemi’nin tam kapasiteyle hayata geçirilmesiyle içecek ambalajı ham maddesi ithalatında yüzde 35-40 oranında azalma öngördüklerini açıkladı.
Bir otelde düzenlenen basın toplantısında konuşan Öztürk, Türkiye’de her yıl yaklaşık 25 milyar içecek ambalajının atık haline geldiğini belirterek, bu ambalajların önemli bölümünün geri kazanılamamasının hem doğal kaynakların gereksiz tüketimine hem de ekonominin değerli bir ham madde kaynağını kaybetmesine neden olduğunu söyledi.
DOA Sistemi ile bu döngüyü tersine çevirmeyi hedeflediklerini vurgulayan Öztürk, “Üreticiden tüketiciye, iade noktalarından geri dönüşüm tesislerine kadar tüm süreci dijital olarak takip ediyoruz. Böylece yüksek kaliteli ikincil ham maddeleri yeniden üretime kazandırıyoruz.” dedi.
İLK 10 GÜNDE 20 MİLYON AMBALAJ İADE EDİLDİ
Ulusal entegrasyon sürecinin planlandığı şekilde devam ettiğini belirten Öztürk, sistemin ulaştığı son duruma ilişkin şu bilgileri paylaştı:
- 482 yetkilendirilmiş içecek üreticisi sisteme dahil oldu.
- Sistemde kayıtlı ambalajlı içecek sayısı 3 bin 673’e ulaştı.
- İlk 10 günde yaklaşık 20 milyon ambalaj vatandaşlar tarafından sisteme iade edildi.
- Mobil uygulamaya kayıtlı kullanıcı sayısı 2 milyonu aştı.
Vatandaşların DOA logolu ambalajları depozito iade makineleri veya manuel iade noktalarına teslim ederek her ambalaj için 1 lira teşvik ödemesi alabildiğini hatırlatan Öztürk, sistemin ülke genelinde yaygınlaştırılması çalışmalarının sürdüğünü ifade etti.
HEDEF 20 BİN İADE MAKİNESİ, 30 BİN MANUEL NOKTA
Yaklaşık 2 bin 500 depozito iade makinesiyle entegrasyon sürecine başladıklarını belirten Öztürk, sistemin olgunlaşmasıyla birlikte ülke genelinde 20 bin depozito iade makinesine ulaşmayı hedeflediklerini söyledi.
Manuel iade noktalarının da hızla artırılacağını kaydeden Öztürk, 2026 yılı sonunda en az 10 bin, 2027 yılı sonunda ise yaklaşık 30 bin manuel iade noktasına ulaşmayı planladıklarını bildirdi.
Marketler, bakkallar ve büfelerin yıl sonuna kadar sisteme kademeli olarak dahil edileceğini aktaran Öztürk, otel, restoran ve kafelerin de Depozito Bilgi Yönetim Sistemi kayıtlarını tamamlayarak uygulamaya entegre olacağını ifade etti.
“SİSTEMİ DEVLET DEĞİL ÜRETİCİLER FİNANSE EDİYOR”
DOA Sistemi’nin kamu bütçesiyle finanse edilmediğini vurgulayan Öztürk, finansmanın piyasaya ambalajlı ürün sunan firmaların ödediği depozito katılım bedelleriyle sağlandığını belirterek, “Devlet burada sistemi finanse eden değil, düzenleyen ve denetleyen otorite konumunda bulunuyor.” dedi.
Sistemin yerli teknoloji ve istihdama da katkı sağladığını belirten Öztürk, sahada aktif olarak çalışan 6 yerli depozito iade makinesi üreticisinin bulunduğunu, iki yabancı üreticinin tescil sürecinin devam ettiğini söyledi. Ayrıca halen 21 yetkilendirilmiş saha operatörünün görev yaptığını, başvuruların tamamlanmasıyla bu sayının 35’e ulaşmasının beklendiğini kaydetti.
ÇEVREYE VE EKONOMİYE MİLYARLARCA LİRALIK KATKI
DOA Sistemi’nin tam kapasiteye ulaşmasıyla yaklaşık 37 bin ton sera gazı emisyonunun azaltılması, 1,3 milyar kilovatsaat enerji tasarrufu sağlanması ve 3,6 milyon varil petrol kullanımının önlenmesi hedefleniyor.
Öte yandan sistem sayesinde geri kazanılan her 20 içecek ambalajının yaklaşık 1 dolarlık ithal ham madde ihtiyacını ortadan kaldıracağı, böylece cari açığa yıllık en az 600 milyon dolar doğrudan katkı sağlanmasının amaçlandığı bildirildi.
Elde edilecek yüksek kaliteli geri dönüştürülmüş PET, cam ve alüminyumun başta ambalaj sanayisi olmak üzere birçok sektör için güvenilir ikincil ham madde kaynağı oluşturması ve sanayinin dışa bağımlılığını azaltması bekleniyor.