Beş şirket aynı çatı altında buluşuyor
Destinus, MBDA, Safran, Airbus ve Thales, Paris'te düzenlenen törende Bliksem EXO konsorsiyumunun kurulmasına yönelik bir niyet mektubu imzaladı. Şirketler, üç ay içinde bağlayıcı anlaşmayı tamamlamayı ve Ağustos ayında ortak mühendislik çalışmalarına başlamayı hedefliyor.
Şirketler, Bliksem EXO'nun mevcut Avrupa hava savunma sistemleriyle rekabet etmek yerine onları tamamlayacağını ifade ediyor. Sistemin, NATO'nun entegre hava ve füze savunma ağıyla tam uyumlu çalışması ve European Sky Shield Initiative (ESSI) kapsamında bugün eksik olan üst katman savunmasını sağlaması amaçlanıyor. Ayrıca sistem tasarımı ve test süreçlerinde Ukrayna'nın yoğun füze ve hava saldırılarına karşı edindiği operasyonel tecrübelerden de yararlanılması planlanıyor.
Doğrudan çarpışma yöntemiyle imha edecek
Bliksem EXO, patlayıcı savaş başlığı kullanmayacak. Bunun yerine hedefi, atmosfer dışında kinetik "hit-to-kill" yöntemiyle doğrudan çarparak etkisiz hale getirecek. Sistem, özellikle 1.000 ila 3.000kilometre menzilli orta menzilli balistik füzeler (MRBM) ile 3.000 ila 5.500kilometre menzilli orta-uzun menzilli balistik füzelere (IRBM) karşı geliştiriliyor.
En büyük teknik zorluk hedefi ayırt edebilmek
Atmosfer dışındaki önleme görevlerinde en büyük mühendislik sorunu yalnızca hedefe ulaşmak değil. Zira gerçek savaş başlığını sahte hedeflerden ve enkazdan ayırt edebilmek bu sistemlerin başarı faktörünü doğrudan etkiliyor.
Atmosfer dışında hava direnci bulunmadığı için savaş başlığı, yem hedefler ve diğer parçalar benzer yörüngelerde ilerleyebiliyor. Atmosfer içinde hafif cisimler hava sürtünmesi nedeniyle yavaşlarken atmosfer dışında böyle bir ayrışma gerçekleşmiyor. Bu nedenle radarlar ve sensör ağı hangi cismin gerçek tehdit olduğunu belirlemekte zorlanıyor. Tespit gerçekleşse bile hedefi imha etmek de bir o kadar zor.
Bu zorluk genellikle “mermiyi mermiyle vurmaya” benzetilir. Zira yukarıda da dediğimiz gibi, önleyici sistemde bir patlayıcı bulunmuyor. Uzayda, pratikte minicik olan bir cismi yine minicik bir metal parçası ile vurmaya çalışmak ve bunu son derece yüksek hızlarda gerçekleştirmek gerekiyor. Üstelik atmosfer olmadığı için hassas yörünge hareketleri de küçük iticilerle sağlanmak zorunda. Bu yüzden benzer sistemlerin başarı oranları da “yazı tura atmak” olarak kabul edilir.
Konsorsiyumun açıkladığı takvime göre 2027 yılında uzaydaki ilk önleyici araç testi gerçekleştirilecek. Ancak bu testin tam kapsamlı bir önleme denemesi olmayacağı belirtiliyor.