Haluk Levent’i satan satana: Çakma denetime itiraf… Ahbap’a akan yardım paraları kumara gitti! Borca...
Ahbaplar Suç Örgütü soruşturması kapsamında mahkemeye sevk edilen 9 şüphelinin tamamı tutuklanarak cezaevine gönderildi. İstanbul 3. Sulh Ceza Hakimliği tutanaklarına yansıyan ifadeler, şüphelilerin ağır suçlamalardan kurtulmak için suçu birbirlerine ve dernek başkanı Haluk Levent'e attığını gösterdi. Denetçiler Ahbap Derneği ile ilgili hazırladıkları 'temiz' raporlarının tamamen yüzeysel olduğunu ve hiçbir suistimali araştırmadıklarını itiraf ederken, eski saymanın avukatı, 'Haluk Levent'in kötü alışkanlıkları nedeniyle dernek parasına dokunduğunu' söyledi. Soruşturmada dernek parasıyla bahis oynandığı, şahsi borçlara karşılık bağış paralarıyla okul yaptırılmasının teklif edildiği ve milyonlarca liralık şüpheli para transferlerinin yapıldığı gün yüzüne çıktı. HALUK LEVENT'İ SATAN SATANA İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen Ahbaplar Suç Örgütü soruşturması derinleşiyor. Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlarından İstanbul 3. Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilen Emir Taşar, Emre Kartaloğlu, Ersin Gökgün, Fatih Eke, Gülgün Öztürk, Hüseyin Küçük, Muharrem Karataş, Oğuzhan Uğur ve Suzan Düşküner Mintaş'ın sorguları tamamlandı. Hakimlik, dosyadaki somut delillerin kuvvetli suç şüphesi oluşturduğunu belirterek 9 şüphelinin ayrı ayrı tutuklanmasına hükmetti. Derneğin 2022-2024 yılları arasındaki eski saymanı Hüseyin Küçük, kendini kurtarmak adına bütün sorumluluğu Haluk Levent'e yükledi. Küçük'ün avukatının mahkemedeki savunması ise Ahbap Derneği içindeki çürümüşlüğü açıkça ortaya koydu. Avukat Sercan Durdu, Haluk Levent'in eski yönetimin ayrılmasından sonra yönetime sözünü geçirebileceği kişileri seçtiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: 'Bundan bir süre sonra da gerek çek, senet gerekse gayrimenkul açısından bir borçlanmaya gidiyor. Bunların sebebi Haluk Levent'in kötü alışkanlıklarıdır. Bu aşamadan sonra derneğin parasına dokunmuştur. Bu durum kamuoyuna sızdığında Ahbap derneğinin tüm yöneticilerine şüphe duyulmasına sebep olmuştur.' DENETÇİLER GERÇEĞİ İTİRAF ETTİ: SUİSTİMAL DENETİMİ YAPMADIK Kamuoyuna 'bağımsız denetimden geçmiş ve aklanmış' gibi sunulan Ahbap raporlarının aslında büyük aldatmaca olduğu, bizzat raporları hazırlayan şüphelilerin ağzından döküldü. Bağımsız denetçi Emir Taşar, yaptıkları işin göstermelik olduğunu şu sözlerle itiraf etti: 'Bu bağımsız bir denetim değildir. Bu yapılan denetim usulsüzlük denetimi, uygunluk denetimi değildir, sadece kontrol ettik.' AHBAP'IN SADECE KAPORTASINA BAKTIK! Taşar'ın avukatı Muhammed Akif Ersoy ise durumu otomobil ekspertizine benzeterek yapılan işlemin sadece yüzeysel bir kaporta kontrolü olduğunu söyledi. Avukat Ersoy, 'Aracınızı ekspertize götürdüğünüzde 3 tip inceleme yapar bunlardan ilki kaporta denetimi, ikincisi kaporta+motor denetimi, üçüncü ise tüm arabanın kapsamlı denetimidir. Bu örnekle alakalı olarak müvekkilden istenen denetim, ilk denetim örneği olan yüzeysel denetimdir.' dedi. AHBAPÇILAR RAPORU ÇARPITMIŞ Yeminli mali müşavir Ersin Gökgün de benzer bir itirafta bulunarak, 'Biz burada bir suistimal denetimi yapmadık, öyle bir şansımız da yoktu' dedi. Mali müşavir Gülgün Öztürk'ün avukatı Umut Sönmez ise Ahbap yönetiminin halkı nasıl kandırdığını şu sözlerle özetledi: 'Bu rapor bir tespit raporudur, yani güvence raporu değildir, aklama yaratan bir rapor değildir. Ancak buna rağmen Ahbap derneği yöneticileri sanki bu raporu denetlenmiş gibi, aklanmış gibi toplumu inandırmak için açıklamalar yapmıştır.' ŞÜPHELİ AVUKATINDAN LEVENT'E SUÇLAMA: DERNEK PARASIYLA BAHİS OYNANDI Duruşmaya damga vuran en ağır suçlamalardan biri, bağımsız denetçi Muharrem Karataş'ın avukatından geldi. Haluk Levent'in sosyal medya üzerinden sahte bir şeffaflık algısı oluşturduğunu belirten avukat Önder İbrahim Yıldırım, toplanan yardımların amacı dışında kullanıldığını kabul etti. Avukat Yıldırım, mahkeme kayıtlarına geçen şu sözleri sarf etti: 'Asıl mağdur Ahbap derneğidir. O dönem güvenilir olmasından bahisle halk yardımda bulunmuştur. Bu paralarla okullar yaptırılmıştır, yardımlar yapılmıştır ancak dernek yöneticisi bu yardımlardan bir kısmını kötüye kullanmıştır. Bunu da iddiaya göre Ahbap çalışanları üzerinden bahis oynayarak yapmıştır. Dolayısıyla burada fail Haluk Levent, yardım eden ise Ahbap çalışanlarıdır.' ALACAĞINA KARŞILIK 'SENİN ADINA OKUL YAPALIM' TEKLİFİ Şüphelilerden iş insanı Fatih Eke'nin savunması, bağış paralarının şahsi borçların ödenmesinde nasıl pazarlık aracı olarak kullanıldığını gözler önüne serdi. Hakkındaki suçlamaları reddetmeye çalışan Eke, Haluk Levent ile arasındaki ticari ilişkiyi itiraf ederek şu ifadeleri kullandı: 'Haluk Levent'ten alacaklıyım, bu alacaklarımın bir kısmı için Haluk Levent Samandağ'da benim adıma bir okul yaptırmayı teklif etmişti ben de kabul ettim. 1,5 milyon dolar alacağıma binaen bu teklifi kabul ettim.' Eke'nin itirafı, Ahbap derneği faaliyetlerinin şahsi menfaatler ve borç kapatma operasyonları için kılıf olarak kullanıldığı şüphesini güçlendirdi. OĞUZHAN UĞUR HESAPLARINDAKİ ŞÜPHELİ MİLYONLARIN HESABINI VEREMEDİ Soruşturmanın dikkat çeken isimlerinden Youtube yayıncısı Oğuzhan Uğur ise hakkındaki kara para aklama iddialarına karşı inandırıcılıktan uzak savunma yaptı. Para transferlerindeki usulsüzlükleri 'basit bir harf hatası' olarak geçiştirmeye çalışan Uğur, 'Bankada yapılan harf hatası nedeni ile para gönderildikten sonra tekrar iade olmuş sonrasında düzeltilerek işlem yenilenmiştir' diyerek kendini savundu. Ancak Uğur'un avukatlarının savunması sırasında ortaya çıkan detaylar durumun vahametini artırdı. Avukat, raporda yer alan 8.8 milyon liralık nakit çıkışının Kasım 2024 tarihinde Babala hesaplarına geçtiğini doğrularken, bu devasa paranın nereye harcandığına dair sundukları evrakların mahkemeyi ikna etmeye yetmediği görüldü. MUHASEBECİ SUÇU BAŞKANA ATTI: SADECE HALUK LEVENT'TEN GELEN TALİMATLARI YERİNE GETİRDİM Ahbap'ın muhasebe çalışanı Suzan Düşküner Mintaş da tıpkı diğer şüpheliler gibi sorumluluktan kaçarak doğrudan Haluk Levent'i işaret etti. Milyonlarca liralık şüpheli para hareketlerinin göbeğinde yer alan Mintaş, mahkemedeki ifadesinde, 'Benim sorumluluğum Haluk Levent'ten aldığım talimatları yerine getirmektir, imza yetkim yoktur' diyerek kendini savundu. Mintaş'ın avukatı ise hesaba giren paraların sadece bayram harçlığı ve trafik cezası ödemeleri olduğunu iddia ederek, müvekkilinin borçlandırma işlemi yapamayacağını ileri sürdü. 9'U DA KODESE İstanbul 3. Sulh Ceza Hakimliği, şüphelilerin birbirini suçlayan ve çelişkilerle dolu savunmalarının ardından kararını açıkladı. Hakimlik, şüpheli ifadeleri, telefon ön inceleme tutanakları, emniyet fezlekesi, TÜRMOB durum tespit raporları ve banka hesap hareketlerinin kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller olduğunu vurguladı. İşlenen suçların vasıf ve mahiyeti, verilmesi beklenen cezanın üst sınırı ve şüphelilerin kaçma şüphesi göz önüne alındığında adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağına hükmeden mahkeme, 9 şüphelinin de ayrı ayrı tutuklanarak cezaevine gönderilmesine karar verdi.
Takvim